İtalyan savunma analisti Paolo Mauri, Bayraktar TB3’ün F-35B savaş uçaklarından oluşan hava grubuna entegre edilmesinin düşük riskli ortamlarda gözetleme ve saldırı kabiliyetini artıracağını vurguladı. Mauri, TB3’ün 21 ile 32 saat arasındaki uzun uçuş süresinin ve MAM-L mühimmat taşıma kapasitesinin F-35’lerin yükünü hafifleteceğini belirtti.
TB3’ün İtalya tarafından tercih edilmesindeki iki ana faktör şöyle sıralanıyor:
- LBA Systems ortaklığı: Baykar ile İtalyan teknoloji devi Leonardo arasında 2025 yılında kurulan yüzde 50-50 ortaklı girişim, İHA’ların geliştirilmesi ve bakımından sorumlu olarak sanayi iş birliğini kökleştirdi.
- Kanıtlanmış kabiliyet: Şubat 2026’daki Steadfast Dart tatbikatında TB3, TCG Anadolu’dan kalkarak dünyada ilk kez bir "İHA gemisi" operasyonunu başarıyla tamamladı. Bu başarı, TB3'ün fırlatma sistemi olmayan ancak "ski-jump" (yukarı eğilimli rampa) bulunan Cavour gemisinde de çalışabileceğini kanıtladı.
"İtalyan ve Türk donanmaları için bir kuvvet çarpanı"
Denizcilik uzmanı Luca Peruzzi, TB3’lerin insanlı sistemlerin riskini ve personel iş yükünü azaltacağını belirterek, "Bu sistemler özellikle İtalyan ve Türk donanmaları için önemli bir kuvvet çarpanı haline gelecektir" dedi. Peruzzi’ye göre bu entegrasyon, uçak gemisi görev grubunun icra edebileceği görev yelpazesini genişletecek.
Sanayi iş birliğinin "mantıklı gelişimi"
NATO Savunma Koleji Vakfı Direktörü Alessandro Politi ise sürecin siyasi ve stratejik boyutuna dikkat çekti. Politi, Bayraktar TB3’ün İtalya’da geliştirilip Cavour’da kullanılmasının Ankara ve Roma arasındaki köklü askeri geleneklerin bir meyvesi olduğunu vurguladı:
“Bu, sanayi alanındaki iş birliğinin mantıklı bir gelişmesidir. Akdeniz havzasını ve aynı güvenlik endişelerini paylaşıyoruz. Ankara ile Roma arasında karşılıklı anlayışa dayalı çok güçlü bir ilişki var.”