İstanbul’da yaşayan makine mühendisleri Murat Toygar ve Ertan Koşar, Rusya’da deneyimledikleri dev arazi aracını Türkiye’ye getiremeyince kendi üretimlerini yapma kararı aldı.
İki mühendis ve 5 kişilik tasarım ekibiyle başlatılan süreç, yaklaşık 2 yıl süren yoğun Ar-Ge çalışmasının ardından somut bir ürüne dönüştü. Ortaya çıkan “Red Wolf”, zorlu arazi koşullarında ilerleyebilmesinin yanı sıra su üzerinde hareket edebilme özelliğiyle dikkat çekti.
İlk kez Rize’de görücüye çıktı
Türkiye Motosiklet Federasyonunun davetiyle Rize’de düzenlenen Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarında tanıtılan araç, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği projelerden biri oldu.
Heybetli yapısı ve sıra dışı kabiliyetleriyle dikkat çeken Red Wolf, fuar boyunca yoğun ilgi gördü.

“Çamurda, batakta her yerde ilerliyor”
Makine mühendisi Murat Toygar, aracın teknik kabiliyetlerine "Çamurda, batakta her yerde ilerliyor. Hedefimiz bu markanın Türkiye'den çıktığını bütün dünyaya göstermek." Diyerek vurgu yaptı.
Aracın dünyada yalnızca Rusya’da bir muadili bulunduğunu belirten Toygar, projenin tamamen yerli sermaye ile geliştirildiğini vurguladı.
Aracın kategorizasyonu hakkında da bilgi veren Toygar, “Bu araç Türkiye'de tarafımızdan tamamen yerli sermaye ile üretildi. ‘Büyük ATV’ diye geçiyordu ama biz bunun sınıfını ATV, UTV ve bir boy büyüğü olan 'TXV' olarak adlandırdık. Tam 2 yıl boyunca bu ürünü geliştirmekle uğraştık.” dedi.
“Yapamazsınız dediler, biz yaptık”
Projenin çıkış hikayesini anlatan Toygar, sürecin Rusya’daki bir deneyimle başladığını, "Yaklaşık 3 sene önce Rusya'da bir turda bu araçları görmüştük. Mevcut araçlarımızı satıp bunlardan almaya çalıştık fakat yasal prosedürlerden dolayı getirtemedik. Biz de kendimiz mühendis ekibimizle 'üretir miyiz' derken bunu başardık. Araç sürekli 4 çeker ve amfibi lastikleriyle suda yüzebiliyor. Göl ve nehir geçişlerini derinlik fark etmeksizin rahatlıkla yapabiliyorsunuz. Çamurda, batakta her yerde ilerliyor. İlk başlarda 'yapamazsınız, neden küçük yapmıyorsunuz?' dediler. Biz de 'küçüğü herkes yapabiliyor' dedik. Öncelikli hedefimiz bu markanın Türkiye'den çıktığını bütün dünyaya göstermek." sözleriyle ifade etti.
“Araç adeta ilgi patlaması yaşadı”
Projenin diğer ortağı Ertan Koşar da aracın gördüğü ilgiyi şu sözlerle anlattı:
"Muadillerini Rusya'da gördüğümüz gün o araca aşık olduk. 'Niye biz yapmayalım' diyerek yola çıktık. Hobi olarak başladık ve 2 yılın sonunda araç ortaya çıktı. İsteyince her şeyin yapılabildiğini gördük. Biz finansal bir amaç gütmedik, tamamen mühendislik kafasıyla başladık ve bugün bu aracı Türk endüstrisine kazandırdık. Fuar alanında hiç beklemediğimiz kadar aşırı bir ilgi oldu. Biz aşık olduk ama dışarıdan ne kadar ilgi çeker diye düşünüyorduk; sahaya çıktığımızda araç adeta ilgi patlaması yaşadı."


