Bayraktar KIZILELMA üzerindeki ilk testinde 110 kilometre mesafeden hedef tespiti yaparak rüştünü ispatlayan bu teknoloji, Milli Muharip Uçak KAAN’ın da en kritik sensör bileşenlerinden biri olacak. Bu gelişimle birlikte Türkiye, dünyada bu seviyede elektro-optik sistemler üretebilen sayılı ülkeler arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.
Modern harp sahasında "düşük görünürlük" (stealth) teknolojileri hayati bir önem taşırken, bu gizliliği deşifre edebilecek karşı sistemlerin varlığı stratejik bir zorunluluk haline geldi. ASELSAN KARAT, düşman unsurların radara yakalanmama avantajını ortadan kaldırarak hava savunma ve taarruz doktrinlerinde yeni bir dönem başlatıyor.
"Görünmeden görmek": Karat tam olarak ne yapıyor?
Geleneksel radar sistemleri, elektromanyetik dalgalar yayarak hedeften dönen sinyalleri analiz etme prensibiyle çalışır. Ancak bu çalışma metodu, sinyal yayımı nedeniyle uçağın konumunun düşman sistemleri tarafından fark edilmesine yol açar. KARAT ise bu noktada tamamen "pasif" bir çalışma prensibi benimseyerek fark yaratmaktadır.
Herhangi bir elektromanyetik dalga yaymayan KARAT, hedefleri hava araçlarının motorlarından, aviyonik sistemlerinden ve gövdenin yüksek hızda hava ile sürtünmesinden kaynaklanan termal izleri (kızılötesi ışınım) üzerinden takip eder. Bu sayede düşman pilotu, takip edildiğine dair herhangi bir elektronik uyarı almaz; bu da kullanıcıya tam bir gizlilik ve baskın avantajı sağlar.
Sistemin en kritik avantajı, radar kesit alanı düşük olan (RF dalgalarını yansıtan/sönümleyen) 5. nesil "hayalet" uçakları dahi termal izleri üzerinden deşifre edebilmesidir. Ayrıca sinyal yayımı yapmadığı için düşman unsurların uyguladığı elektronik harp ve karıştırma (jamming) faaliyetlerinden etkilenmeden görev yapabilmektedir.

KIZILELMA'da tarihi başarı: 110 kilometreden hedefi vurdu
Teorik verilerin ötesinde saha performansıyla da öne çıkan KARAT sistemi, Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA ile gerçekleştirilen entegrasyon testlerinde kritik bir başarıya imza attı.
Gerçekleştirilen uçuş testleri sırasında KARAT, herhangi bir radar desteği almaksızın, sadece kızılötesi takip yöntemiyle bir hedef uçağı 110 kilometre mesafeden tespit etmeyi başardı. Bu sonuç, Türk insansız hava platformlarının sadece mühimmat taşıyan araçlar olmanın ötesine geçtiğini; kendi başına durumsal farkındalık oluşturabilen, otonom hedef tespiti yapabilen ve "avcı" niteliği kazanan sistemlere dönüştüğünü tescil etmektedir.

Milli muharip uçak KAAN'ın uçurucu gücü olacak
KARAT’ın insansız platformlardaki başarısı, asıl stratejik karşılığını 5. nesil savaş uçağımız KAAN’da bulacak. KAAN’ın burun kısmına entegre edilecek olan KARAT, uçağın en stratejik sensörlerinden biri olarak görev yapacak.
5. nesil uçaklarda radar sistemleri, yüksek hassasiyetli pasif termal sistemlerle desteklenmediği sürece modern hava harbinde eksik kabul edilmektedir. KARAT, KAAN’a 360 dereceye yakın bir durumsal farkındalık sağlayarak, yoğun elektronik harp ortamında dahi hedeflerin sessizce takip edilmesine ve füzelerin bu hedeflere gönderilmesine imkan tanıyacak. Bu entegrasyon, KAAN’ın gökyüzünde bir "görünmez keskin nişancı" disipliniyle hareket etmesini sağlayacak.
Avrupa'nın en büyük tesisinde seri üretime geçiliyor!
Yüksek teknoloji ürünü bu sistemlerin sürekliliğini sağlamak adına üretim altyapısında da devrim niteliğinde adımlar atıldı. ASELSAN, 40 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Elektro-Optik FLIR Üretim Tesisi ile bu alandaki üretim kapasitesini en üst seviyeye taşıdı.
Toplam 7 bin metrekarelik bir alana yayılan bu tesis, Avrupa’nın tek çatı altındaki en büyük "temiz odasına" sahip olmasıyla stratejik bir öneme sahip. KARAT ve benzeri kritik sistemlerin seri üretim bandındaki darboğazları ortadan kaldıran bu tesis için önümüzdeki 3 yıl içinde 30 milyon dolarlık ek bir yatırım yapılması da planlanıyor.
Sonuç olarak; ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol'un testler sonrası ifade ettiği, "Modern hava harbinde yeni yetenekler: Görünmeden görmek, fark edilmeden kilitlenmek" vizyonu, Türk savunma sanayiinin geldiği noktayı özetlemektedir.
Türkiye, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı sonlandırarak; sadece 5. nesil insanlı uçaklarda değil, insansız platformlarda da bu kabiliyete sahip dünyadaki ender ülkelerden biri konumuna yükselmiştir. Türk mühendisliğinin ürünü olan KARAT, savunma sanayiindeki yerlileşme hamlesinin en somut ve stratejik başarılarından biri olarak gökyüzündeki yerini almaktadır.