İnsansız hava araçları alanında yakalanan ivmeyi deniz platformlarına da aktaran Türkiye, insansız deniz araçları (İDA) üretiminde ve ihracatında dünyanın en önemli oyuncularından biri haline geldi. Yerli imkanlarla geliştirilen platformların güvenlik güçlerinin envanterine girmesinin ardından, ileri seviye otonomi yazılımları ve yüksek faydalı yük kapasitesine sahip bu araçlar uluslararası pazarda talep görmeye başladı.

Katar’dan Uzak Doğu’ya uzanan stratejik iş birlikleri
Ares Tersanesi ve ULAQ Global tarafından gerçekleştirilen Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı (SİDA) ihracatı, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde operasyonel aşamaya geçti. Sahadan alınan başarılı geri bildirimler, ULAQ SİDA’nın teknoloji olgunluk seviyesini kanıtlarken, yeni pazarların da kapısını araladı. Milli Savunma Bakanlığı koordinesinde yürütülen faaliyetler kapsamında, başta Körfez bölgesi ve Uzak Doğu ülkeleri olmak üzere çok sayıda müttefik ülke ile farklı iş modelleri üzerinde müzakereler sürdürülüyor. Sektör temsilcileri, 2026 yılı içerisinde yeni ihracat sözleşmelerinin imzalanacağını öngörüyor.
Platform ihracatını teknolojik alt sistemler destekliyor
İDA ihracatı sadece platform bazında değil, araçların komuta kontrolünü sağlayan "beyin" sistemleri üzerinden de büyüme gösteriyor. ASELSAN, Asya-Pasifik bölgesindeki müşterileriyle haberleşme sistemleri ve İDA faydalı yüklerini kapsayan 171 milyon dolarlık dev bir sözleşmeye imza attı. Benzer şekilde Onur Yüksek Teknoloji, İDA’lar için kritik öneme sahip Entegre Ses ve Veri Haberleşme Sistemi için 1,4 milyon dolarlık yeni bir sipariş aldı. Bu gelişmeler, Türkiye’nin MARLIN, SANCAR ve ULAQ gibi projelerle elde ettiği birikimin, küresel standartlarda rekabet edebilir bir ekosisteme dönüştüğünü gösteriyor.
