Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, mart ayındaki yoğun yağışlar enerji üretim dengesini tamamen değiştirdi. Geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 182 artış gösteren yağışlar, hidroelektrik santrallerinin üretimdeki payını iki katına çıkararak sistemi domine etmesini sağladı.
Hidroelektrikte üretim iki katına çıktı
Yağışların etkisiyle barajlı santrallerde kapasite faktörü yüzde 45 ile mart ayı rekorunu kırdı. Toplam üretim içerisindeki payı geçen yıl yüzde 19 olan hidroelektrik kaynaklar, bu yıl yüzde 36 seviyesine ulaştı. Hidroelektrikteki bu güçlü yükseliş, özellikle doğal gaz gibi ithal kaynakların sistemdeki ağırlığını önemli ölçüde azalttı.
Doğal gazın payı son 9 yılın en düşüğünde
Yenilenebilir kaynakların devreye girmesiyle birlikte doğal gazın elektrik üretimindeki payı yüzde 7’ye geriledi. Son 9 yılın en düşük seviyesi olarak kaydedilen bu düşüş, sadece bir ayda yaklaşık 185 milyon dolarlık enerji ithalatının önüne geçilmesini sağladı. Benzer şekilde ithal kömürün payı da yüzde 15 seviyelerine gerilerken, yerli kömür yüzde 12,3 ile yatay seyrini korudu.
Rüzgar ve güneşten güçlü destek
Sistemdeki yenilenebilir dönüşüm sadece yağışlarla sınırlı kalmadı. Güneş enerjisinin üretimdeki payı yüzde 11'e çıkarken, rüzgar santrallerinin payı kapasite artışının da etkisiyle yüzde 12,5 ile mart ayı rekorunu tazeledi. Yılın ilk üç ayında olduğu gibi martta da üretilen elektriğin beşte birinden fazlası rüzgar ve güneşten elde edildi.
Enerji faturaları ve fiyatlar düşüşe geçti
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'de Enerji Analisti olarak görev yapan Çağlar Çeliköz, yenilenebilir enerjinin ekonomik etkilerine dair şu değerlendirmeyi paylaştı:
"Bu sayede Mart 2026’da geçen yılın aynı dönemine göre toptan elektrik fiyatları yüzde 24, elektrik faturaları ise yüzde 10 düştü."
Çeliköz, yenilenebilir kaynakların kritik önemine değinirken kuraklık riskine karşı da şu uyarıda bulundu:
"Son 30 yılda yaşanan kuraklıkların Türkiye'ye maliyeti yıllık ortalama 1,8 milyar dolarlık ek enerji ithalatı oldu. Dolayısıyla enerji planlamamızı kuraklık riskini merkeze alarak yapmalıyız. Başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerjiyi merkeze alan politikalar sayesinde enerji ithalatı ve elektrik faturaları daha da düşürülebilir."