Türkiye ve Yunanistan arasındaki diplomatik ilişkilerde kritik bir viraja girildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İş birliği Konseyi toplantısı kapsamında bugün Ankara’da bir araya geliyor. İki liderin temel hedefi, son dönemde Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki yetki alanları tartışmaları nedeniyle artan tansiyonu düşürerek Atina Deklarasyonu ile temelleri atılan iş birliği zeminini sağlamlaştırmak. Zirvede ekonomi, ticaret, turizm ve ulaştırma gibi "pozitif gündem" alanlarında somut adımlar atılması beklenirken; kıta sahanlığı, karasuları ve adaların silahlandırılması gibi kronik sorunlarda mevcut pozisyonların korunacağı öngörülüyor.

Bölgesel istikrar ve NATO zirvesi stratejik önem taşıyor
Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi öncesinde, her iki ülkenin de yeni bir krizden kaçınma eğiliminde olduğu dikkat çekiyor. Bölgedeki mevcut çatışma ortamı, iki komşuyu daha temkinli bir diplomasi yürütmeye sevk ediyor. Yunanistan Başbakanı Miçotakis, görüşme öncesi yaptığı değerlendirmede, "(Türkiye ile) ciddi bir gerilim riski görmüyorum. Aramızda açık iletişim hatları var. Bir kriz olduğunda gerilimi düşürmek için yollarımız var." ifadelerini kullanarak diyalog kanallarının açık kalmasının önemine vurgu yaptı. Ankara cephesinden ise AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bizim her zaman söylediğimiz; bir, gerginlikten kaçınılsın. İki, Ege bir çatışma alanı değil bir barış gölü olsun" diyerek Türkiye’nin barışçıl yaklaşımını yineledi.
Ticaret ve turizmde hedef 10 milyar dolar
Zirvenin en somut başlıklarından birini ekonomik ilişkiler oluşturuyor. Mevcut durumda yaklaşık 7 milyar dolar seviyesinde seyreden ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca, Türk vatandaşlarına yönelik 10 Ege adasındaki vize kolaylığı uygulamasının yarattığı olumlu hava ve düzensiz göçle mücadelede iş birliği konuları da detaylandırılacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçtiğimiz günlerde belirttiği gibi, Yunanistan ile sorunların aşılması noktasında ümitli bir hava hakim olsa da; savunma harcamaları ve tek taraflı NAVTEX ilanları gibi hassas konuların görüşmelerin seyrini belirleyeceği ifade ediliyor.
