Somali ve Türkiye arasındaki stratejik iş birliği, Afrika Boynuzu'nda tüm dengeleri değiştirmeye devam ediyor. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, ülkesinin anayasal süreci, terör örgütü Eş-Şebab ile mücadele, dış ilişkiler ve hidrokarbon aramaları başta olmak üzere gündemdeki kritik başlıklara dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Mahmud, denizlerdeki zenginliklerin ekonomiye kazandırılması sürecinde Türkiye'nin en güvenilir ortak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Somali açıklarında yürütülen hidrokarbon ve petrol arama çalışmaları Somali'nin ekonomik geleceği açısından stratejik önem taşıyor."
"Yarın isterlerse daha fazlasını da verebiliriz"
Batılı şirketlerin Somali'deki taahhütlerini yerine getiremediğini, Türkiye'nin ise her alanda ülkeye sahip çıktığını vurgulayan Mahmud, petrol arama bloklarının tahsisine ilişkin yöneltilen soruya net bir dille yanıt verdi. Batı merkezli firmaların sahadan çekildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Mahmud, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'den başka kimimiz var ki, bizi başka kim istiyor, destekliyor? Bunların yalnızca 3'ünü Türkiye'ye verdik, diğer 9'unu Batılı ülkelere verdik. 7 bloku alan bir şirket, kısa süre önce geldi ve yatırım yapma gücünün olmadığını söyleyerek kuyuları geri verdi. Bizler dünyanın bize gelmesini istiyoruz. Türkiye'ye 3 blok değil, yarın isterlerse daha fazlasını da verebiliriz."
Dış politikada karşılıklı çıkar ve İsrail mesajı
Küresel güçlerle yürüttükleri ilişkilerin temel eksenine değinen Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, dış politikanın karşılıklı çıkar esasına dayandığını belirtti. Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerin iyi seviyede seyrettiğini kaydeden Mahmud, İsrail konusundaki resmi duruşlarını şu sözlerle özetledi:
"İsrail konusunda mevcut yaklaşım politik ve insani gerekçelere dayanıyor. Şu aşamada resmi diplomatik ilişki kurulması gündemde değil."
Eş-Şebab ile mücadele
Güvenlik güçlerinin yeniden yapılandırıldığını ve terörle mücadelenin tavizsiz sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Mahmud, devlet inşası, güvenlik ve ekonomik kaynakların eş zamanlı yönetildiğini söyledi. 2012 geçici anayasasına ilişkin tartışmalara da değinen Mahmud, anayasa metninin "değiştirilemez değil, ihtiyaçlara göre güncellenebilen, yaşayan bir belge" olduğunu aktardı. Cumhurbaşkanı Mahmud, anayasa sürecinde nihai sorumluluğun parlamentoya ait olduğunu, mevcut çerçevenin gerektiğinde revize edilebileceğini vurguladı.