Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve AB Komisyonu Üyesi Marta Kos’un Ankara'daki görüşmesi, Türkiye-AB ilişkilerinin sadece bir üyelik süreci değil, kıtanın bekası için stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koydu. Ortak açıklamada, hızla değişen jeopolitik atmosferde bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın korunması için Türkiye'nin "merkezi bir aktör" olduğu vurgulandı. Bu durum, Avrupa'nın güvenlik ve enerji arzı konularında Türkiye'yi bir seçenekten ziyade bir çözüm ortağı olarak gördüğünü kanıtlar nitelikte.
Enerji ve ticaret yollarının anahtarı Ankara
Görüşmede özellikle Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya hattındaki bağlantısallık gündemi öne çıktı. Enerjiden dijitalleşmeye, ulaştırmadan ticarete kadar geniş bir sahada Türkiye'nin kilit rolü şu ifadelerle kayda geçti:
"Taraflar, Türkiye'nin bölgede merkezi jeopolitik bir aktör olarak üstlendiği rolün öneminin altını çizdi. Karadeniz ve Orta Asya'da sürdürülebilir büyüme için daha yakın eşgüdüm vurgulandı."
Vize ve ekonomik engeller aşılmalı
Bakan Fidan, bu stratejik "mecburiyet" ortamında ikili ilişkilerin önündeki engellerin artık ivedilikle aşılması gerektiğini net bir şekilde dile getirdi. Şengen vizelerinde kolaylık sağlayan kararın memnuniyetle karşılanması, bu yeni dönemin ilk somut adımı olarak görülüyor. AB tarafı ise 1 milyar avroluk deprem desteği ve güvenlik iş birliği mesajlarıyla, Türkiye ile dayanışmanın Avrupa'nın kendi refahı için de kritik olduğunu kabul etmiş oldu.