G7 zirvesi marjında Katar Emiri Al Sani ile yaptığı görüşme sonrasında kameraların karşısına geçen ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimiyle varılan mutabakatın adil ve iyi bir anlaşma olduğunu vurguladı. Trump, bu süreçte İran'a herhangi bir finansal kaynak aktarmadıklarını ya da mali destek sağlama yükümlülüklerinin bulunmadığını belirtti.
Kendisinin en çok önem verdiği konunun Tahran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek olduğunu söyleyen Trump, ilk metinlerdeki maddeleri yeterli bulmadığı için tüm ihtimalleri ortadan kaldıracak düzenlemeler istediğini ifade ederek şu sert uyarıyı yaptı:
"(İran'ın nükleer programı) Bunu geliştirmeyecekler, satın almayacaklar ve onunla hiçbir şey yapmayacaklar. Yaparlarsa da akıl almaz sonuçlara katlanmak zorunda kalırlar."
İran'ın nükleer güce ulaşmasının bölgeyi felakete sürükleyeceğini savunan Trump, şöyle devam etti:
"Eğer nükleer silaha sahip olsalardı, İsrail'i yok ederlerdi. Orta Doğu'yu da yok ederlerdi ve muhtemelen bize de saldırırlardı."
Hedeflerinin hiçbir zaman İran'da bir rejim değişikliği olmadığını, geçmişteki bu tarz hamlelerin çoğunun başarısızlıkla sonuçlandığını dile getiren ABD Başkanı, Tahran'daki yönetim kadrolarında ciddi kayıplar olduğunu öne sürerek şu anda son derece rasyonel insanlarla muhatap olduklarını iddia etti.
"İsrail'e, Hizbullah meselesini Suriye'nin halletmesine izin vermesini önerdim"
Bölgede Hizbullah ile yaşanan gerilime ve Suriye'deki duruma da değinen Trump, Şam yönetimiyle ilgili dikkat çekici bir kulis bilgisini paylaşarak şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda Suriye'yi yöneten kişi, benim Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ve diğer bazı isimlerle birlikte oraya koyduğum bir kişi. Ülkeyi toparlama konusunda olağanüstü bir iş çıkardı. Birini aradığınız her defasında bir apartmanı yerle bir etmenize gerek yok çünkü o apartmanlarda pek çok insan yaşıyor ve hepsi Hizbullah mensubu değil, bunu size söyleyebilirim. İsrail'e, Hizbullah meselesini Suriye'nin halletmesine izin vermesini önerdim. Dürüst olmak gerekirse, onların daha iyi iş çıkardığını düşünüyorum."
"Bu durum hiç hoşuma gitmedi"
İsrail ordusunun 14 Haziran tarihinde Lübnan'ın başkenti Beyrut'a gerçekleştirdiği askeri bombardımana da sert tepki gösteren Trump, bu operasyonun İran ile varılan mutabakat zaptına gölge düşürdüğünü belirterek hoşnutsuzluğunu şu sözlerle aktardı:
"Anlaşmayı imzalamamızdan iki saat önce Lübnan'ın Beyrut kentinde bir saldırı düzenlenmiş olması hoşuma gitmedi; bu saldırı ülkenin güneyinde değil, Beyrut'ta gerçekleşti. Bu durum hiç hoşuma gitmedi. Bu durumdan hiç hoşlanmadığımı ona bildirdim. Çok yetenekli ve bana karşı çok iyi davrandı. İstediğim her şeyi korudu ve eğer İsrail herkesi öldürmeden bu işi yapamazsa, bu işi o halledecektir. Suriye, bu işi halledecektir."
Lübnan'ın dünyada en kötü muameleyi gören ülke konumuna düştüğünü ve Hizbullah nedeniyle kendisini savunamadığını söyleyen Trump, İsrail'in Lübnan ve Hizbullah'a karşı sergilediği tutumdan memnun olmadığını ve bu işi daha çabuk bitirmeleri gerektiğini savundu.
"Bibi, Lübnan konusunda daha sorumlu davranmak zorunda"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerinin "inanılmaz" ve harika düzeyde olduğunu, kendisi olmasaydı İsrail'in çoktan yok olacağını belirten Trump, ancak Lübnan konusunda uyarılarda bulunduğunu şu sözlerle açıkladı:
"Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı. Ben olmasam İsrail olmazdı çünkü hiçbir başkan benim yaptıklarımı yapmaya istekli değildi. Bibi (Binyamin Netanyahu) ile harika ilişkim var ama artık Bibi, Lübnan konusunda daha sorumlu davranmak zorunda."
Geçmişte Netanyahu'nun Washington'a gelerek eski ABD Başkanı Barack Obama'ya yalvardığını iddia eden Trump, Obama'nın İsrail'in değil, İran'ın tarafını tuttuğunu ileri sürdü.
"Sekiz savaşı sonlandırdım; bu, en kolayı olacağını düşündüğüm savaştı"
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ilerleyen saatlerde yeniden bir araya geleceğini açıklayan Trump, Rusya ile Ukrayna'nın geçtiğimiz ay toplamda 35 bin asker kaybettiğini ve Moskova'nın bir anlaşma yapması gerektiğini ifade etti. Pazar günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de benzer bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Trump, iki lider arasındaki husumete değinerek küresel barış misyonu hakkında şu cümleyi kurdu:
"Sekiz savaşı sonlandırdım. Bu, en kolayı olacağını düşündüğüm savaştı."
ABD-Katar ekonomik ortaklığı 1,2 trilyon dolara ulaşacak
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ise Trump'ın sergilediği liderliğe teşekkür ederek, Orta Doğu'nun geçtiği kritik eşikte İran ile sağlanan mutabakatın hayati önemde olduğunu belirtti. Sürecin devam ettirilmesiyle bölgede büyük ilerlemeler yaşanabileceğini kaydeden Al Sani, Trump'ın geçtiğimiz yıl Katar'a yaptığı ziyaretin ardından iki ülke arasındaki ticari ortaklık hacminin 1,2 trilyon dolarlık dev bir seviyeye ulaşacağını vurguladı.