Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Moskova'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından kameraların karşısına geçerek gündemi değerlendirdi. Washington ile Tahran arasında sağlanan yeni mutabakata değinen Fidan, bu gelişmeyi bölgedeki gerilimi azaltacak çok önemli bir diplomatik adım olarak gördüklerini ve memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
"En büyük temennimiz kalıcı bir güvenlik mimarisine dönüşmesidir"
Söz konusu mutabakatın geçici bir durum olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki yaklaşımına atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) da vurguladıkları üzere, bölgemize ve tüm dünyaya nefes aldıran bu adımın geçici bir sükunetten ziyade yapısal ve kalıcı bir güvenlik mimarisine dönüşmesi en büyük temennimizdir."
"İsrail'in olası sabotaj girişimlerinden mutlak surette kaçınılması elzemdir"
Anlaşmanın resmiyet kazanması ve sorunsuz şekilde hayata geçirilmesi adına tarafların hassas davranması gerektiğini belirten Fidan, süreci baltalamaya yönelik risklere karşı uyarılarda bulunarak şöyle konuştu:
"Nihai imzalar atılana dek geçecek hassas süreçte barış iklimini zehirleyebilecek söylemlerden ve İsrail'in süreci rayından çıkarmayı hedefleyecek olası sabotaj girişimlerinden mutlak surette kaçınılması elzemdir."
Bölgesel ara buluculuk çabalarına takdir
Bu diplomatik başarının yakalanmasında ABD ve İran yönetimlerinin ortaya koyduğu kararlılığın altını çizen Dışişleri Bakanı Fidan, sürece katkı sunan diğer aktörlerin rollerine de değindi:
"Pakistan'ın ara buluculuk çabalarını takdirle karşılıyor, Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik girişimlere verdikleri desteği de memnuniyetle not ediyoruz."
"Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması uluslararası ticaret bakımından hayati önemdedir"
Enerji arz güvenliği ve küresel piyasaların istikrarı için Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini kaydeden Bakan Fidan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesinde olduğu gibi, tüm gemilerin güvenli, serbest ve kesintisiz geçişine açık tutulması, bölgesel istikrarın yanı sıra küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret bakımından da hayati önemde bulunmaktadır."
İlerleyen süreçte Türkiye'nin temel hedefinin bu mutabakat zeminini daha geniş kapsamlı bir bölgesel barış vizyonuna dönüştürmek olduğunu belirten Fidan, Ankara'nın bu doğrultudaki diplomatik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini sözlerine ekledi.