11 Ocak 2026 Pazar
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Dünya Diplomaside "itidal" ikiyüzlülüğü: SDG vururken susanlar, Suriye ordusu müdahale edince mutabakatı hatırladı

Diplomaside "itidal" ikiyüzlülüğü: SDG vururken susanlar, Suriye ordusu müdahale edince mutabakatı hatırladı

Suriye’de salı gününden bu yana Halep merkezli tırmanan gerilim, uluslararası diplomasinin terör örgütü SDG (PKK/YPG) karşısındaki tutarsızlığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Suriye ordusunun, kentin sivil yerleşim yerlerini hedef alan terör saldırılarına karşı başlattığı meşru operasyon, daha önce örgütün ihlallerine sessiz kalan Batılı diplomatları “endişe” açıklamalarıyla harekete geçirdi.

10 Mart Mutabakatı nedir? Süreç nasıl işledi?

10 Mart Mutabakatı, 8 Aralık 2024’te Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile terör örgütü SDG elebaşı Mazlum Abdi arasında 10 Mart 2025 tarihinde imzalandı.

Mutabakatın amacı, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, SDG dahil tüm askeri yapıları merkezi Suriye ordusuna entegre etmek ve DEAŞ başta olmak üzere terörle ortak mücadele etmekti.

Mutabakat, uzun süren müzakerelerin ardından ABD ve bölgesel aktörlerin garantörlüğünde imzalandı. Anlaşma, Kürt toplumunun anayasal haklarının tanınmasını ve SDG unsurlarının kademeli olarak devlet kurumlarına bağlanmasını öngörüyordu.

Rejim sonrası kaosun önlenmesi, "Tek Devlet, Tek Ordu" prensibinin hayata geçirilmesi ve Suriye’nin bölünmesinin engellenmesi mutabakatın imzalanmasında temel motivasyon kaynağı oldu.

SDG ihlalleri

Mutabakata rağmen SDG, silahsızlanmayı ve orduya entegrasyonu reddederek işgalindeki bölgelerde özerk yapısını korumaya çalıştı. 6 Ocak 2026 gününden itibaren Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden sivil yerleşim yerlerine havan ve roketlerle saldırılar düzenledi. Bu saldırılarda çok sayıda sivil ve güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.

Bunun üzerine Suriye ordusu, mutabakatın uygulanmaması ve artan terör eylemleri nedeniyle örgüte yönelik operasyon başlattı. Ordu birlikleri kısa sürede Eşrefiye mahallesini ve Beni Zeyd’in büyük kısmını terör unsurlarından temizleyerek kontrolü sağladı.

Tom Barrack ve batının çifte standardı

SDG’nin sivil katliamlarına ve mutabakat ihlallerine karşı günlerdir sessizliğini koruyan uluslararası güç sahipleri, Suriye ordusu ilerleyişe geçince "mutabakatı" hatırlatmaya başladı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack yaptığı açıklamada, yaşanan gelişmeleri "ciddi bir endişeyle" takip ettiklerini belirtti. Barrack, tarafları "derhal gerilimi düşürmeye ve 10 Mart Mutabakatı’na sadık kalmaya" çağırdı. Barrack, açıklamasında “Suriye'nin yeni sayfası bir çatışma değil, iş birliği sayfasıdır” ifadelerini kullandı.

Benzer şekilde Birleşmiş Milletler de Genel Sekreter Sözcüsü Stéphane Dujarric aracılığıyla bir açıklama yaparak, tarafları müzakere masasına dönmeye çağırdı. Ancak ne Barrack ne de BM yetkilileri, SDG’nin geçtiğimiz günlerde Halep Havalimanı’nı ve hastaneleri hedef alan saldırılarına karşı benzer bir kınama yayımlamamıştı.

Türkiye’nin pozisyonu: Terörden arındırılmış sınır hattı

Türkiye Cumhuriyeti, sürecin başından bu yana "Tek Devlet, Tek Ordu" ilkesini savundu. Milli Savunma Bakanlığı, olaya ilişkin yaptığı açıklamada; “Ülkemiz, ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ ilkesi doğrultusunda Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde terör örgütleriyle mücadelesini desteklemektedir” ifadelerini kullandı ve bu çerçevede Suriye’nin yardım talep etmesi halinde Türkiye’nin gerekli desteği sağlayacağını açıkladı.


 


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *