İlk belirlemelere göre, olumsuz hava şartları nedeniyle 5 Filistinli daha hayatını kaybederken, kışın başlangıcından bu yana soğuk kaynaklı can kaybı 7’ye, savaşın başından bu yana ise 24’e yükseldi.
Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsnü Mühenna, fırtınanın yarattığı yıkımı şu sözlerle aktardı: “Şiddetli rüzgarlar ve yoğun yağışlar, özellikle batı bölgeleri ve alçak kesimlerde bulunan, evlerini kaybetmiş yerinden edilmiş insanların barındığı binlerce çadırı uçurdu ve su altında bıraktı.” Mühenna, battaniye ve ısıtıcı eksikliğinin hayati risk oluşturduğunu vurgulayarak, “Altyapının, su ve kanalizasyon şebekelerinin ve yolların büyük ölçüde tahrip edilmesi, her fırtınayı çifte insani felakete dönüştürüyor. Mevcut sağlık ve çevre krizleriyle birlikte bu durum, hastalıkların ve salgınların yayılma riskini artırıyor.” dedi.

Hasarlı binalar çökme riskiyle karşı karşıya
Sivil savunma ekipleri, bombardımanlarda hasar gören binaların fırtınanın etkisiyle tamamen çöktüğünü bildiriyor. Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, müdahale kapasitelerinin kısıtlı olduğunu belirterek, “Sivil savunma ekipleri hasarlı binaların yeniden çöktüğünü gözlemliyor. Devam eden hava koşulları daha fazla can kaybına yol açabilir. Özellikle yakıt kıtlığı ve ağır ekipman eksikliği, müdahale kapasitemizi ciddi biçimde sınırlıyor.” açıklamasında bulundu.
Abluka yeniden inşayı engelliyor
Ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in barınma malzemeleri ve inşaat materyallerinin girişini kısıtlamaya devam etmesi, bölgedeki krizi kronik hale getiriyor. Gazze'deki sivil altyapının yüzde 90'ı tahrip edilmiş durumdayken, Birleşmiş Milletler yeniden inşa maliyetinin 70 milyar doları bulacağını öngörüyor. Mühenna, uluslararası topluma seslenerek bu durumun “yalnızca sert hava koşulları değil, aynı zamanda küresel vicdan için bir sınav olduğunu” ifade etti.