Vakıf tarafından yapılan açıklamada, Ben-Gvir’in İsrail polisi, İsrail Cezaevi Servisi (IPS) ve Ulusal Güvenlik Bakanlığına bağlı İsrail Ateşli Silah Ruhsatlandırma Dairesinin politikalarını bizzat belirlediği vurgulandı. Aşırı sağcı bakanın göreve geldiği 2022 yılından bu yana yetkilerini kullanarak işgal altındaki Filistin topraklarında genel bir politika yürüttüğü belirtilen şikayette, şu iddialar yer aldı:
"Sistematik işkence, cinayet, istismar ve zorla yerinden edilme"
Ben-Gvir’in göreve başladığı andan itibaren cezaevlerindeki Filistinlilerin koşullarını kötüleştirmeyi kendisine "amaç" edindiği, bu niyetin somut politikalara dönüştüğü ve İsrail kamuoyundan da övgüler aldığı hatırlatıldı.
Cezaevleri "işkence kampları ağına" dönüştü
Çok sayıda Filistinli ve uluslararası sivil toplum kuruluşunun raporlarına dayandırılan şikayette, IPS’nin Ben-Gvir döneminde bir "işkence kampları ağına" dönüştüğü aktarıldı. Cezaevlerindeki Filistinlilerin aç bırakılma, uyku yoksunluğu, tıbbi bakımdan mahrum bırakılma, cinsel şiddet ve elektrik şoku gibi ağır işkencelere maruz kaldığı belirtildi.
Cezaevlerindeki bu kötü muameleler nedeniyle Ekim 2023 ile Ağustos 2025 tarihleri arasında en az 46 Filistinlinin hayatını kaybettiği anımsatılan dilekçede, cinsel şiddet olaylarının rutin hale geldiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Sorgulamalar sırasında da dahil zorla çıplak bırakma, tekrarlanan çıplak aramalar, mahkumların çıplak halde filme alınması, cinsel organlara vurma, çekme, tekmeleme veya sıkma, tecavüz tehdidi, aile üyelerine yönelik tecavüz tehdidi ve bazen diğer tutukluların önünde gerçekleşen tecavüz gibi cinsel şiddet eylemleri rutin hale gelmiştir."
Açıklamada ayrıca, Ben-Gvir’in bazı işkence anlarında şahsen bulunduğu ve Filistinlilere kötü muamele ederken sık sık kendini videoya çektiği ileri sürüldü.
"ABD Soykırım Yasası'ndaki eylemleri yerine getiriyor"
İsrailli bakanın işlediği iddia edilen suçların aynı zamanda soykırım suçunu teşkil ettiği savunulan açıklamada, Ben-Gvir’in hedefi şu sözlerle tanımlandı:
"Ben Gvir'in amacı, hapishanelerde işkence, kötü muamele ve cinayet yoluyla Filistin halkını kırmaya çalışmak, onları bir halk olarak tamamen ya da kısmen yok etmek ve ABD Soykırım Yasası'nda sayılan altı soykırım eyleminin dördünü yerine getirmektir."
Aşırı sağcı bakanın sadece Filistin halkını değil, Lübnan'ı da hedef aldığı hatırlatılarak, geçmişte sarf ettiği "Lübnan'ın yanması" ve "İsrailli bir annenin döktüğü her gözyaşı için 1000 Lübnanlı annenin ağlaması" gerektiği yönündeki ifadeleriyle "soykırımcı açıklamalarda" bulunduğu kaydedildi.
"Soruşturma bitene kadar ABD'den ayrılması engellensin"
Hind Rajab Vakfı; ABD Adalet Bakanlığına soruşturma başlatılması, soruşturma tamamlanana kadar Ben-Gvir’in ABD’den ayrılmamasının sağlanması ve Washington yönetiminin Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısında bulundu.
Ben-Gvir'in, 7-8 Temmuz'da New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenmesi planlanan "Polis Şefleri Zirvesi"ne resmi heyet başkanı olarak katılması bekleniyor.