Fitch Ratings, geçtiğimiz hafta yayımladığı değerlendirmede Türkiye'nin kredi notunu "BB-" ve not görünümünü "durağan" olarak teyit etmişti. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın küresel etkilerine değinen Morales, bu süreçte Türkiye'nin uluslararası rezervlerinde yaşanan gerilemenin ardından bir toparlanma süreci başladığını ancak rezervlerin henüz kriz öncesi seviyelere ulaşmadığını ifade etti.
"Türkiye ekonomisinin dayanıklı olduğunu düşünüyoruz"
Savaşın yarattığı jeopolitik risklere ve küresel enflasyonist baskılara rağmen Türkiye'nin ekonomi politikalarındaki kararlılığına dikkat çeken Erich Arispe Morales, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Öte yandan, artan belirsizliğe ve rezervlerdeki düşüşe rağmen, Türkiye'nin politika düzenlemeleri enflasyon beklentileriyle ilgili kazanımları korumak veya önemli bir tersine dönüşü engellemek yönünde. Ayrıca, pozitif dolarizasyonun yüzde 38 seviyesinde nispeten istikrarlı şekilde seyrettiğini gördük. Merkez Bankası yetkilileri ve ekonomi yönetiminin verdiği mesaj, enflasyonu sürdürülebilir şekilde düşürme programına yönelik taahhüdün devam ettiği yönünde. Dolayısıyla, bence önemli olan bu. Devam eden küresel belirsizlikler karşısında Türkiye ekonomisinin görece dayanıklı olduğunu düşünüyoruz. Uzun vadede bakıldığında da Türkiye ekonomisi diğer ekonomilere kıyasla makroekonomik dengesizlikler karşısında dayanıklı kaldı.”
Morales; Türkiye'de enflasyonun yavaşlama eğilimine girdiğini, güçlü bankacılık sektörü ve dış finansmana erişim kapasitesinin Türk ekonomisine dış şoklara karşı direnç kazandırdığını belirtti.
Not artışı için rezervlerde kalıcı iyileşme ve sıkı politika şartı
Türkiye'nin dış finansman ihtiyacına oranla rezervlerin seyrini yakından takip ettiklerini belirten Morales, kredi notunda muhtemel bir pozitif adım için gereken şartları şu sözlerle aktardı:
“Türkiye için nispeten yüksek olan dış finansman ihtiyaçlarıyla birleştirildiğinde rezervlerdeki iyileşmenin kalıcı olması çok önemli. Türkiye'nin rezervlerinin yıl sonu itibarıyla mevcut seviyenin biraz daha üzerinde olmasını bekliyoruz ama bu iyileşmenin kalıcılığı belirleyici. Ayrıca, olası bir not artışı için zaman içinde enflasyonda belirgin şekilde düşüşü destekleyecek ve ödeme dengesi riskini azaltacak sıkı politika ayarlarının sürdürülmesi de bir diğer kritik unsur. Dış şokların ve siyasi belirsizliklerin yaşanabileceği bir ortamda güveni sürdürmek için bunun önemli olduğunu düşünüyorum.”
"Politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e çekileceği öngörülüyor"
Merkez Bankası'nın para politikası adımlarını ve öngörülebilirlik yaklaşımını da değerlendiren Fitch Kıdemli Direktörü Morales, yılın ilerleyen dönemlerine ilişkin faiz beklentisini şu sözlerle açıkladı:
"Muhtemelen yılın ilerleyen dönemlerinde para politikasında bir miktar gevşeme bekliyoruz. Bu, jeopolitik risklerin azalacağı ve daha düşük enerji fiyatları varsayımına dayanıyor. Öngörümüz, Merkez Bankası'nın toplamda 200 baz puan indirime giderek politika faizini 2026 sonunda yüzde 35'e çekeceği yönünde."