Açıklanan finansal verilere göre Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk 6 ayında net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artışla 13 milyar 450 milyon TL’ye, Türkiye Hayat Emeklilik ise yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye yükseltti. Türkiye Sigorta prim üretimini yüzde 30 artırarak 94 milyar 213 milyon TL’ye çıkarıp pazar payını yüzde 15 seviyesine taşırken; Türkiye Hayat Emeklilik Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) fon büyüklüğünü yüzde 49 artışla 525 milyar TL'ye, katılımcı sayısını ise yaklaşık 5 milyona ulaştırdı.
Öte yandan haziran sonu itibarıyla Türkiye Sigorta’nın aktif büyüklüğü 193,3 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü 61 milyar TL’ye; Türkiye Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 598,4 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü ise 39,4 milyar TL’ye ulaştı. Sermaye artırımı ve temettü adımları kapsamında her iki şirket de ortaklarına 3'er milyar TL nakit temettü dağıtımı kararı alırken sermayelerini yüzde 100 oranında bedelsiz artırdı.
"Dengeli fiyatlama ile sigorta erişilebilirliğine katkı sağlıyoruz"
Elde edilen finansal sonuçların güçlü bilanço yapısı, etkin gider yönetimi ve mali disiplinin bir sonucu olduğunu vurgulayan Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, birinci yarıyıl performansına dair şu değerlendirmede bulundu:
"Şirketlerimiz, bu yılın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın karlılıkta 1. sırada, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise 2. sırada yer alması, Şirketlerimizin güçlü finansal performansının en önemli göstergesidir. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde karlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürmüştür. Başarımızın temelinde; yılın ilk 6 ayında enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliğini artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikamız, operasyonel verimliliğimiz ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlarımız, hem finansal başarımızı daha da güçlendirdi hem de uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026 yarıyılında rekoru yatırım gelirlerimiz değil, sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları %110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste onuncu çeyrekte %100'ün altında kaldı ve %88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi."
Genel Müdür Taha Çakmak'tan enflasyonla mücadele vurgusu
Piyasa belirleyici şirket olarak enflasyonla mücadeleye sundukları katkıya dikkat çeken Taha Çakmak, bireysel ürün gruplarında dengeli fiyatlandırma politikası izlediklerini belirterek şunları kaydetti:
"2026 yılı Haziran ayı sonunda TÜFE, yıllık bazda %32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu aynı dönem için yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün gruplarında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızın da etkisiyle katkı sunduk. Yılın ilk 6 ayında sağlık sigortalarında 10,6 milyar TL, kasko branşında da yüzde 30 artışla ile 9,9 milyar TL prim üretimine ulaşarak rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüyerek, bu büyümeyi teknik kara dönüştürerek, yatırım portföyümüzü çeşitlendirerek ve sigorta erişilebilirliğini artırarak 2026’nın ilk yarısında hedeflerimizi her alanda gerçekleştirdik. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, bazı bireysel ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. Etkin fiyatlama yönetimimiz sayesinde yalnızca üretimimizi büyütmekle kalmadık, sektör liderliğimizi daha da pekiştirdik. Bu yaklaşımımızla daha fazla vatandaşımızı sigorta güvencesiyle buluştururken, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda önemli bir mesafe katettik. Sektörün geneliyle karşılaştırdığımızda Türkiye Sigorta olarak ilk 6 aydaki 94 milyar TL’lik prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda 18 milyar TL’lik, sektörün 3. ve 4. şirketleriyle 40 milyar TL’lik fark oluşması bizleri oldukça gururlandırıyor."
"Hedefimiz, sigortayı herkes için erişilebilir kılmak"
Müşteri ihtiyaçlarına yönelik dijitalleşme ve hizmet süreçlerini geliştirdiklerini ifade eden Çakmak, tarım ile yangın/doğal afetler branşlarındaki liderliklerini koruduklarını söyledi. Gençlere ve bireysel kullanıcılara özel kampanyalar sunduklarını hatırlatan Genel Müdür Çakmak, yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:
"Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarımızı hayata geçirdik. Kasko ve trafikte peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arası gençlere özel TSS kampanyası, hayat sigortalarında farkındalığı ve penetrasyonu arttırmak için bir ay bizden prim iadeli hayat sigortası kampanyası ve bireysel ürünlere yönelik ödeme kolaylığı ve ek katkı sağladığımız özel kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanallarımız ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz."
"Karlılık ve prim üretiminde rekorlarımıza bir yenisini daha ekledik"
Uluslararası kurumsal yatırımcıların Türkiye Sigorta paylarına yoğun ilgi gösterdiğini ve BIST 50 Endeksi'ndeki tek sigorta şirketi olarak öne çıktıklarını vurgulayan Taha Çakmak, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"2026 yılı ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. İlk yarıda iki şirketimiz yüzde 48 artışla toplamda 24,5 milyar TL rekor net karlılığa ulaştık. Prim üretim rakamlarımız ise kurumsal performansımızın en somut göstergesi oldu. Payların hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle uluslararası kurumsal yatırımcılara satışında arz edilen tutarın 4 katından fazla talep toplandı. Böylece TVF’nin Türkiye Sigorta’daki %5’lik payı yaklaşık 150 milyon USD (6,75 milyar TL) karşılığında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü taleple tamamlandı. Halka açıklık oranımız %23,9’a çıkarak likidite ve yabancı yatırımcı erişimimiz arttı."