Adalet Bakanı Akın Gürlek, sivil toplum faaliyetleri adı altında toplanan yardımların usulsüz kullanımı iddiaları üzerine başlatılan adli sürece dair net mesajlar verdi. Devletin, vatandaşların iyi niyetle yaptığı bağışları koruma kararlılığında olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, şu ifadelere yer verdi:
"Son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan ve sivil toplum faaliyetleri kapsamında toplanan bağışların kullanımına ilişkin iddialar üzerine yürütülen adli soruşturma, devletimizin, vatandaşlarımızın iyi niyetine ve emanetine kararlılıkla sahip çıktığını göstermektedir. Söz konusu soruşturma; Adalet Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığımız arasındaki güçlü koordinasyon, intikal eden şikâyet ve ihbarların İçişleri Bakanlığımıza bağlı birimlerce etkin biçimde araştırılması ve elde edilen bulguların adli makamlarla paylaşılması sayesinde ilerlemiştir."
"Sivil toplum hukuki denetimden kaçmanın kalkanı olamaz"
Dürüst, şeffaf ve hesap verebilir sivil toplum kuruluşlarının her zaman destekçisi olacaklarını kaydeden Bakan Gürlek, ancak bu alanın bir istismar kapısı olarak kullanılmasına kesinlikle müsaade edilmeyeceğinin altını çizerek açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Elbette; afetlerde, krizlerde ve toplumsal dayanışmaya ihtiyaç duyulan anlarda devletimizle omuz omuza çalışan, şeffaf ve hesap verebilir sivil toplum kuruluşlarımız en büyük zenginliklerimizdendir. İyiliği çoğaltan, milletimizin yarasına merhem olan her girişimin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz. Ancak “sivil toplum”; hukuki denetimden kaçmanın, keyfîliğin veya milletimizin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur. Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfuzu; kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir. Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir. Milletimizin güveniyle faaliyet yürüten hiçbir yapı, devletin denetiminden muaf olduğunu düşünemez."
"Yargı, sosyal medya algılarına göre değil somut delillere göre hareket eder"
Adli süreci manipüle etmeye ve mahkemeleri baskı altına almaya yönelik sosyal medya kampanyalarına tepki gösteren Gürlek, yargının yalnızca yasalara bağlı kalarak hareket edeceğini şu sözlerle ifade etti:
"Yine yargı süreçlerini ideolojik bir zemine çekerek bağımsız mahkemelerimizi baskı altına almaya çalışan her türlü girişim beyhudedir. Türk yargısı; sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere, etiket kampanyalarına veya algı operasyonlarına göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket eder. Elbette hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemeyeceği gibi hiç kimse de dokunulmaz değildir. Türk yargısı, bu süreci hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir titizlikle ve tüm yönleriyle aydınlatacaktır."
"Bağışların şahsi menfaatler için kullanılmasına göz yumulmayacak"
Bakan Gürlek, vatandaşların güvenini kötüye kullananların adalet önünde hesap vereceğini belirterek, hükümetin bu konudaki tavizsiz duruşunu vurgulayan şu ifadelerle mesajını tamamladı:
“Vatandaşlarımız müsterih olsun. İyi niyetle, dişinden tırnağından artırarak yapılan hiçbir bağışın zayi edilmesine veya şahsi menfaatler uğruna kullanılmasına göz yumulmayacaktır. Milletimizin güvenini istismar eden her türlü eylemin karşısında hukuk içinde ve kararlılıkla durulacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; İçişleri Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde, kamu düzenini koruma, sivil toplum alanında şeffaflığı ve hesap verebilirliği güçlendirme, milletimizin emanetine sahip çıkma irademizden asla taviz vermeyeceğiz.”