24 Temmuz 2026 Cuma
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Parçalı az bulutlu
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Eha Medya Gündem Ayasofya’nın 6'ncı yılına özel koleksiyon eser: Cumhurbaşkanı Erdoğan takdim metnini yazdı

Ayasofya’nın 6'ncı yılına özel koleksiyon eser: Cumhurbaşkanı Erdoğan takdim metnini yazdı

Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi'nin yeniden ibadete açılışının 6’ncı yıl dönümünde "Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi" isimli özel bir koleksiyon eser okurlarla buluştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı takdim yazısının ön planda yer aldığı eserde, Ayasofya'nın asırlara yayılan tarihi, mimarisi ve kültürel mirası detaylarıyla ele alındı.

Ayasofya’nın 6'ncı yılına özel koleksiyon eser: Cumhurbaşkanı Erdoğan takdim metnini yazdı

Demirören Yayınları tarafından hazırlanan ve Türkçe, İngilizce ile Arapça olmak üzere üç dilde basılan prestij eser raflardaki yerini aldı. Gravürler, minyatürler ve ilk kez yayımlanan arşiv fotoğraflarıyla zenginleştirilen çalışmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaleme aldığı takdim metni tarihi sürecin manevi ve stratejik boyutunu gözler önüne serdi.

"Çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi"

İstanbul'un fethiyle birlikte mabedin kazandığı yeni kimliğe dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, takdim yazısına şu sözlerle başladı:

"İstanbul’un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş bir mabed olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. Feth-i Mübin’den önce harap ve bitap halde olan bu eser, 29 Mayıs 1453’te Fatih Sultan Mehmet Han ve muzaffer ordusunun İstanbul’u almasıyla birlikte kısa zamanda ihya edilerek, İslam’ın manevi sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı eserlerinden biri hâline gelmiştir."

"Osmanlı, Ayasofya’ya bir emanet şuuruyla yaklaştı"

Tarihsel süreçte yaşanan tahribatlara ve Osmanlı'nın koruma anlayışına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmesini şu cümlelerle sürdürdü:

"Tarihi hakikatler açıkça göstermektedir ki; 1204 yılında gerçekleşen IV. Haçlı saldırıları sırasında Ayasofya büyük bir tahribata uğramış; pek çok kıymetli eser yağmalanarak farklı coğrafyalara taşınmıştır. Buna mukabil Osmanlı medeniyeti, Ayasofya’ya bir emanet şuuru ve vakıf hassasiyetiyle yaklaşmış; bu kadim mabedi asırlar boyunca ihya etmiş, korumuş ve gelecek nesillere ulaştırmıştır. Başta Mimar Sinan olmak üzere, devrin büyük mimarları tarafından güçlendirilen yapı, depremlere karşı tahkim edilmiş; ilave edilen unsurlarla İslami kimliği daha da belirgin hâle getirilmiş, bu suretle insanlığın müşterek mirasına da hürmetle yaklaşılmıştır. Asırlar boyunca Bizans devrine ait mozaiklerin muhafaza edilmesi, Osmanlı’nın medeniyet tasavvurunu, adalet anlayışını ve kültürel emanet bilincini yansıtan müstesna bir örnek olmuştur.” 

"Ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti koruyacağız"

Mabedin milletin inanç kudretindeki yerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdad mirasını koruma sorumluluğunu şu ifadelerle aktardı:

"Ayasofya-i Kebîr Camii yalnızca bir ibadet mekanı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir. Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli işaretidir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı bilinç ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihî bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz."

"86 yıllık hicranın ardından asli hüviyetine kavuştu"

Takdim yazısının son bölümünde eserin hazırlanış amacına ve Ayasofya'nın geleceğine işaret eden Erdoğan, mesajını şu ifadelerle tamamladı:

"Kutlu fethin zafer nişanesi olan Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi, İstanbul’un siluetinde bütün ihtişamıyla yükselmeye ve dünya kültür mirası içerisindeki müstesna mevkiini muhafaza etmeye inşallah devam edecektir. Elinizdeki eser; Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlanmıştır. 24 Temmuz 2020’de, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi’nin, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süsleyeceğine; insanlığın ortak vicdanı ve kültürel hafızasına ışık tutmayı sürdüreceğine gönülden inanıyorum."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız