Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Parti kadrolarının her geçen gün daha da güçlendiğini ifade eden Erdoğan, muhalefetin yürüttüğü politikalara rağmen Cumhur İttifakı'nın bir cazibe merkezi olma özelliğini koruduğunu dile getirdi.
“Siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partinin kurumsal yapısına ve Türkiye'nin geleceğindeki rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"AK Parti olarak kadromuzu güçlendirmeye devam ediyoruz. Muhalefetin şiddet hakaret dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz Cumhur İttifakımız çekim merkezi olmayı sürdürüyor. AK Parti bugün Türkiye'nin hem en büyük siyasi partisi ve en kurumsal siyasi hareketidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı'dır. AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa Türkiye'nin aydınlık yarınları teminat altındadır. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri takip ediyoruz. Mevcut düzen yerinden sarsılıyor. Türkiye'nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır. Son 10 yıldaki hadiseleri şöyle bir gözden geçirin. Nelerle mücadele ettiğimizi şöyle bir hatırlayın. Nice krizi bizi başarıyla yönettik."
“Uluslararası siyasette Türkiye rüzgarı esiyor”
Küresel ölçekte Türkiye'nin artan etkisinden bahseden Erdoğan, ülkenin çözümün adresi haline geldiğini belirterek konuşmasına şöyle devam etti:
"Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda çok açık söylüyorum; bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye gündem belirleyen ülke olarak adından söz ettiriyor. Şanlı tarihimize yakışır şekilde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösteriyoruz. Henüz yeni başladık, gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız. AK Parti olarak biz kadro hareketiyiz, dava hareketiyiz. Kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele milletin bize emaneti olan makamların hakkını verebilmektir. Mesele tevazuyu elden bırakmadan niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz."
“Yardımlaşmanın ayı olan Ramazan'ı dolu dolu geçireceğiz”
Yaklaşan Ramazan ayı hazırlıklarına değinen ve deprem bölgesindeki çalışmaları hatırlatan Erdoğan, planlanan faaliyetleri şu sözlerle aktardı:
"Gelecek hafta bugün Ramazan-ı Şerifle müşerref olacağız, hazır mısınız? Tüm vatandaşlarımızın Ramazanı Şerifini tebrik ediyorum. Yardımlaşmanın, paylaşmanın ayı olan mübarek Ramazanı bu sene de dolu dolu geçirmek niyetindeyiz. Oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. İftira 5 kala ve sahura 5 kala çalışmalarımızı bu yıl da devam ettiriyoruz. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. 6 Şubat depremlerinin izlerini 3 yıl gibi kısa sürede büyük ölçüde silmeyi başardık. 455. afet konutunun anahtarlarını gönül huzuruyla teslim ettik. Dün ödeme planıyla ilgili müjdeleri vatandaşlarımızla paylaştık. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet, bugün çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Deprem bölgesine bir çivi çakmadılar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim hizmet etmemizi istiyorlar."
"Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez Özgür”
Meclis'teki gerginliklere ve ana muhalefetin tutumuna sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu çarpıcı cümlelerle tamamladı:
"CHP'nin faşizan ve kibirli siyasetine bir kez daha tanık olduk. Bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı milletin kürsüsünü işgal dahil sergilediler. Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez Özgür. Engelleyemezsiniz. Ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Anayasal bir hak, yeminler yapıldı mı, yapıldı, iş bitti mi, bitti. Ne oldu? Rahat dursaydınız da bu yeminler yapılsaydı olmaz mıydı? Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler, bunların iliklerine kadar sinmiş. Siz Gazi Meclis'e milletin hakkını mı savunmaya geldiniz yoksa terör estirmeye mi? Çirkin ve çirkef siyasetlerini Genel Kurul'a taşıyarak nasıl bir zihne sahip olduklarını gösterdiler. TBMM sizin keyfinize göre sizin kavga çıkaracağınız yer midir? Kavgayı yüce Meclis'e taşımaktan hiç mi utanmıyorsunuz. Daha ne kadar küçük düşeceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna güveni dinamitleyen, Meclis'in vakarına zarar veren, milletimizi rencide eden saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum."