Ahbap Derneği’ne yönelik bağışların suistimal edildiği iddialarıyla başlatılan yargı süreci, şeffaflık ve kurumsallık tartışmalarını yeniden gündeme getirirken; devletin ilk saatlerden itibaren AFAD, TOKİ ve Emlak Konut eliyle yürüttüğü devasa seferberlik rakamlarla gözler önüne serildi. İşte depremin ilk anından bugüne devletin 11 ilde kurduğu insani köprü, yükselen 455 bin konut ve sahadaki vatandaşın tanıklığı…

6 Şubat 2023'te Türkiye tarihinin en yıkıcı afetlerinden biriyle sarsılan 11 ilde, felaketin ilk anlarından itibaren devletin tüm organları teyakkuza geçirildi. Ancak depremin ilk günlerinde özellikle sosyal medyada yürütülen sistemli algı operasyonlarıyla "Devlet bölgede yok", "AFAD yetersiz kaldı" gibi söylemler dolaşıma sokuldu; bağışlar sivil yapılara yönlendirilmeye çalışıldı.
Gelinen noktada, yargıya taşınan Ahbap Derneği soruşturması ve MASAK raporları, denetimsiz yapılar üzerinden yürütülmek istenen algı faaliyetlerinin arka planını ortaya koyarken; sahadaki gerçek mücadelenin ve kurumsal gücün adresi yine devlet kurumları oldu.
İlk anlardan bugüne: Devlet 11 ilde ne yaptı?
Devletin ilk günden bu yana yürüttüğü çalışmalar, aşama aşama şu şekilde sahaya yansıdı:
1. İlk anlar ve arama-kurtarma (Acil müdahale):
- Depremin ilk saatlerinde devletin tüm bakanları bölgelere koordinatör olarak atandı.
- AFAD, TSK, Emniyet, Jandarma, UMKE ve madencilerden oluşan yüz binlerce kişilik ordu sahada arama-kurtarma faaliyetlerini sevk ve idare etti.
- Dünyanın en büyük havadan ve karadan tahliye operasyonu gerçekleştirildi; binlerce yaralı ve depremzede güvenli illere taşındı.
2. Geçici barınma hamlesi (Çadır ve konteyner kentler):
- Bölgeye ilk etapta yüz binlerce çadır sevk edildi.
- Kısa süre içerisinde alt altyapısı, çocuk oyun parkları, sağlık merkezleri ve derslikleriyle 215 binin üzerinde konteynerden oluşan geçici yaşam alanları inşa edildi.
- Yaklaşık 3 milyon depremzedenin beslenme, barınma, nakdi yardım ve psikososyal destek ihtiyaçları doğrudan devlet eliyle karşılandı.
3. Kalıcı imar ve ihya (Dünyanın en hızlı şehirleşme hamlesi):
- Arama-kurtarma ve enkaz kaldırma süreçleri devam ederken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı alan taramalarına başlayarak zemin etütlerini tamamladı.
- Afetin üzerinden henüz haftalar geçmişken TOKİ ve Emlak Konut eliyle ilk kalıcı konutların temelleri atıldı. Hatay Antakya 500 Evler bölgesinde 576 konut, her blokta 18 metre derinliğinde ve 80 cm çapında 78 adet fore kazık sistemi kullanılarak ve tünel kalıp teknolojisiyle rekor sürede inşa edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yalan siyasetine eserlerimizle cevap veriyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk günden bu yana devletin sahadaki varlığını ve hedeflerini şu sözlerle vurguluyor:
"Depremin ilk anından itibaren devletimiz tüm imkanlarıyla, personeliyle, iş makinesiyle sahada olmuştur. O günlerde 'Devlet yok' diyerek milletimizin acısı üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışanlar, bugün Hatay'da, Kahramanmaraş'ta, Adıyaman'da yükselen yeni şehirlerimizi görünce başlarını öne eğmektedir. Biz yalan والgı siyasetine değil, milletimize verdiğimiz söze baktık. TOKİ'mizle, AFAD'ımızla, bakanlıklarımızla dünyada eşi benzeri görülmemiş bir inşa başarısına imza attık.”

Murat Kurum: "6 Şubat'ta devlet ile milletin arasına girmek istediler"
Deprem bölgesini adeta ikinci adresi haline getiren, Malatya'dan Hatay'a kadar çalışmaları bizzat şantiyelerden sevk eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ahbap üzerinden yürütülen algı operasyonlarına sert tepki gösterdi:
"Milletin devlete olan güvenini sarsmak istediler. Kendi kampanyalarını devlete rakip kıldılar. Algıyla, yalanla devletimizi yıpratmaya çalıştılar. Devlet ile bu aziz milletin arasına girmek istediler. O gün de söyledik, bugün de söylüyoruz: Afet günü, algı günü değildir; afet günü dayanışma günüdür. Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık. Devlet, ekranlardan atılan boş bir slogan, sosyal medyada estirilen geçici bir rüzgar asla değildir. Devlet, zor gününde milletini sarıp sarmalayan asırlık çınardır; yıkılanı yapan, şehri ayağa kaldıran, millete yuva olan çelikten iradedir. İlk günün heyecanıyla atılan o sloganlar uçtu gitti ama devletimizin inşa ettiği yuvalar, okullar, hastaneler dimdik ayakta.”

Sahadaki vatandaş anlatıyor: "Kesinlikle yapamaz diyenler şu an tam tersini düşünüyor"
Sosyal medyadaki dezenformasyonun aksine, deprem sahasındaki devasa şantiyelere ve teslim edilen konutlara şahitlik eden hak sahibi vatandaşlar ise memnuniyetlerini dile getiriyor. Hatay 500 Evler projesinde evine kavuşan Hüsne Fakı, "Ben bu evlerde gönül rahatlığıyla otururum. Temelinde kaç tane fore kazık olduğunu biliyorum. Çocuklarım konteynerden kurtulmak için gün sayıyordu, kuraları izlerken sevinçten ağladım" ifadelerini kullandı.
Bir diğer hak sahibi Buket Yener ise çalışmalardaki hıza dikkat çekerek kriz anındaki algıları şu sözlerle özetledi: "2,5 yıl içinde Hatay bayağı gelişti. Devletimizin eli ayağı hep buradaydı. Gece ayrı, gündüz ayrı vardiyayla arı gibi çalıştılar. 'Kesinlikle yapamaz' diyenler bence şu an tam tersini düşünüyor. Yapılmaz diye bir şey yokmuş, bunu gördük. Güçlü devlet, güçlü milletin arkasında durduğu müddetçe hep ayaktayız." Umut Aytaş ise Hatay'ın koca bir şantiyeye dönüştüğünü belirterek "Projenin başında inanmayanlar, karşı çıkanlar şimdi durumu görünce 'İyi ki yerinde yapılmış' diyorlar" şeklinde konuştu.

Rakamlarla devletin ihya bilançosu ve sosyal konut hamlesi
Deprem bölgesinde tamamlanan konut, köy evi ve iş yerinden oluşan bağımsız bölüm sayısı 455 bin 357'ye ulaşırken, bölgedeki günlük konut üretim hızı ise ortalama 550 konut olarak gerçekleşti. Sadece Hatay'da 153 bin 248 bağımsız bölüm hak sahiplerine teslim edilirken; Malatya'da da 8 bin 448 hak sahibi için kura çekimleri tamamlanarak 35 bin vatandaş daha güvenli yuvalarına kavuşturuldu. Üretilen bu yapılar sadece konuttan ibaret kalmayıp Bakırcılar Çarşısı gibi tarihi merkezler, arıtma tesisleri, okul, cami ve hastanelerle tam donanımlı yeni şehirler olarak yükseldi. Eş zamanlı olarak yürütülen 81 ildeki 500 bin sosyal konut projesinde etap etap teslimatlar başlatıldı ve dev sosyal konut projesinde kapsayıcılığı sağlamak adına emeklilere %20, gençlere %20, şehit yakını ile engellilere %10 ve 3 veya daha fazla çocuklu ailelere %10 oranında özel kontenjan ayrıldı.
Algı çöktü, kurumsal güç kazandı
Son olarak Ahbap Derneği özelinde başlatılan soruşturma dosyasındaki MASAK tespitleri; kriz anlarında kamu otoritesi, şeffaflık ve denetimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Geçici kampanyaların birer rüzgar gibi geçip gittiğini belirten süreç; afetin ilk dakikasındaki arama-kurtarma çalışmasından, bugün teslim edilen yüz binlerce kalıcı konut ve 81 ili kapsayan 500 bin sosyal konut hamlesine kadar devletin sürecin tek ve yegane güvencesi olduğunu sahada kanıtlamış oldu.