Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009 yılında hayatını kaybettiği şüpheli helikopter kazasına ilişkin dosyanın 17 yıl sonra yeniden açılması, olayın üzerindeki sis perdesini aralayacak yeni gelişmeleri beraberinde getirdi.
Yürütülen son operasyonlarda 27 şüphelinin gözaltına alınması ve bunlardan 19’unun tutuklanmasıyla derinleşen soruşturma dosyasına, CIA ile bağlantılarıyla bilinen FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı’nın adı da dahil edildi.
Savcılıktan kritik soru: "Enver Altaylı’yı tanıyor musunuz?"
Soruşturmayı koordine eden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olay günü helikopterin düştüğü saatlerde bölgede F-4 savaş uçağıyla yakın uçuş yaparak kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen dönemin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Ali Armağan’a çapraz sorguda dikkat çeken sorular yöneltti.
Savcılığın, "Mustafa Özcan, Osman Hilmi Özdil (Kozanlı Ömer), Adil Öksüz, Harun Biniş, Kemal Batmaz ve Enver Altaylı isimli şahısları tanıyor musunuz? Bunlar ile o tarihte toplantı yaptınız mı? Herhangi bir telefon irtibatınız oldu mu?" şeklindeki sorusuna Armağan, "Ben bu sormuş olduğunuz şahıslarla mart ayı başında herhangi bir toplantı yapmadım. Bu şahısları da kesinlikle tanımıyorum.” yanıtını verdi. Bu sorguyla birlikte Enver Altaylı ismi resmi olarak ilk kez soruşturma dosyasına girdi.

Avukat Ekici: “Altaylı kazayı 112'den önce biliyordu”
2012 yılında dosyada FETÖ izi bulunduğunu dile getiren Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Enver Altaylı’nın suikastın planlama ve bilgi akışı aşamasında yer alabileceğini öne sürdü. Altaylı’nın, olayı 112 Acil Servis'e bildirilmeden önce BBP’li yöneticilere haber verdiğini aktaran Ekici, şu ifadeleri kullandı:
"Muhsin Yazıcıoğlu’nun da dostu olan camiadan bir yakınımız, kazadan uzun zaman sonra bana Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğünü daha haberlere çıkmadan saat 15.15’te BBP’li yöneticilere söylediği bilgisini verdi. Ben de bilgiyi nereden aldığını sordum. ‘Enver Altaylı’dan’ yanıtını verdi. Helikopterdeki gazeteci İsmail Güneş saat 15.26’da 112'yi arayıp helikopterin düştüğünü bildirmişti. Enver Altaylı ise 15.15’te kazanın yaşandığını biliyormuş."
"Arama-kurtarmayı yanlış yönlendiren isim araştırılmalı"
Kaza sonrasında yürütülen arama-kurtarma çalışmalarını sevk ve idare eden emekli Yarbay Ercüment Güler ile Enver Altaylı arasındaki bağın titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Ekici, Güler'in ekipleri enkazın 50 kilometre uzağına yönlendirdiğine dair iddialara dikkat çekerek şunları söyledi:
"Benim çözemediğim, ‘Ercüment Güler’ diye biri var. Arama-kurtarmada en aktif kişi. Tüm sivil ve askeri personel emrinde. Bu adam sorgulanmadı. Saat 18.00 itibarıyla kaza yeri 1 km'ye 1 km tespit ediliyor. Ama enkaz 50 km tam tersi istikamette aranıyor. Enver Altaylı’nın adamı olduğu yönünde bilgiler var.”

"Görüntüyü izleyenler şüpheli şekilde öldü"
Avukat Ekici, enkaz alanında çekildiği iddia edilen ve Yazıcıoğlu'nun son anlarını içeren gizemli bir kasetin varlığına da değindi. Siyah giyimli kişilerin yaka kamerasından çekildiği öne sürülen görüntüyle temas kuran kişilerin sırayla hayatını kaybettiğini belirten Ekici, süreci şu sözlerle özetledi:
"Kazadan sonra enkazın başında siyah giyimli kişilerin yaka kamerasından çekildiği düşünülen bir görüntü olduğu iddiası geldi. Görüntülerde Yazıcıoğlu’nun oturur pozisyonda olduğu, bu kişilerin ona yaklaştığı belirtiliyor. BBP'nin kurucularından eski MKYK üyesi Emrullah Önalan bu görüntüyü izlediğini söyledi. Önalan’a görüntüyü polis muhabirliği yapan kıdemli gazeteci Ahmet Akpak izletmiş. Görüntü Akpak’a da bir Özel Kuvvetler mensubundan gelmiş. Akpak’ın şeker komasına girip öldüğünü öğrendik. Bu kez Akpak’ın oğluyla temasa geçtik. Ancak o da 1 ay sonra bir taraftar kavgasında öldürüldü.”

Şüpheli pilotun Adil Öksüz ile 152 kez görüşmesi tespit edildi
Soruşturma dosyasında yer alan diğer kritik tespitler ise eski Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Ali Armağan’ın örgüt içi bağlarını gözler önüne serdi. Olaydan 5 gün önce, 20 Mart 2009'da Malatya'ya gittiği belirlenen Armağan’ın, FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem imamı Adil Öksüz ile operasyonel hatlar üzerinden tam 152 kez iletişim kurduğu saptandı. Ayrıca Öksüz’ün ikametinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir örgütsel kitabın üzerinde Armağan’ın eşi Şerife Armağan’a ait parmak izlerinin bulunduğu bilgisi de dosyaya girdi.