Bulgar mevkidaşı ile lojistik, sınır güvenliği ve ulaştırma altyapılarını güçlendirme noktasında vardıkları ortak mutabakatı açıklayan Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa'nın en yoğun sınır kapısı olan (Bulgaristan ile) Kapıkule'nin kuzeyinde yeni bir sınır kapısı inşa etme yönündeki ortak irademizi teyit ettik. Sınır kapılarımızdaki kapasitenin artırılması ve bölgesel bağlantısallığı güçlendirecek kara yolu ve demir yolu projeleri üzerinde de görüş alışverişinde bulunduk."
Bulgaristan'daki Türk varlığının müttefiklik ilişkilerindeki rolü
Sofya idaresiyle karşılıklı ziyaret trafiğini artırma kararı aldıklarını ve ülkedeki soydaşların iki devlet arasında çok güçlü bir beşeri köprü oluşturduğunu vurgulayan Fidan, şöyle konuştu:
"Bulgaristan'la ortak bir tarihimiz, güçlü ve beşeri bağlarımız mevcut. Bulgaristan Türkleri ve Müslümanları bu bağların pekiştirilmesinde müstesna bir rol oynamaktadır. Soydaşlarımızın Bulgaristan'ın siyasi, iktisadi, beşeri, kültürel, ilmi ve sanatsal hayatına yaptıkları katkılar bizleri gururlandırmaktadır."
Sınır güvenliği ve düzensiz göçle ortak mücadele
Bağlantısallık ve ulaştırma alanındaki adımların tüm bölgenin tedarik zinciri güvenliği için kritik olduğunu belirten ve sınır hatlarındaki koruma kararlılığına değinen Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti:
"Düzensiz göç başta olmak üzere sınır güvenliğimizi ilgilendiren ortak tehditlerle mücadeleye önümüzdeki dönemde de taviz vermeden devam edeceğiz."
İki ülke arasındaki ticaret hacminin 8,4 milyar avroyu aştığını müjdeleyen ve Türkiye Petrolleri'nin Karadeniz havzasında başlayacağı yeni sondaj faaliyetlerine dikkat çeken Fidan, şu bilgileri paylaştı:
"Türkiye Petrolleri, bu yıl Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde yer alan Han Tervel sahasında petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına başlıyor."
Azerbaycan ve Gürcistan'ın da dahil olduğu bölgesel enerji projelerinin önemine parmak basan ve ikili ekonomik kazanımların bu yatırımlarla büyüdüğünü belirten Bakan Fidan, şöyle devam etti:
"Enerji ve ulaştırma alanlarında güçlenen iş birliğimiz ikili ticaretimize de doğrudan yansımakta. 2025 yılında ticaret hacmimiz 8,4 milyar avroyu aşmış durumda."
Bölgesel refahın ancak güvenlik zemininde yükselebileceğini, bu doğrultuda Romanya ile ortak kurulan görev gücünün kritik bir rol oynadığını ifade eden Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"Bulgaristan ve Romanya ile tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, seyrüsefer emniyetinin tesisinde Karadeniz'de önemli bir misyon üstlenmektedir. Halihazırda komutasını üstlendiğimiz görev grubunun faaliyetlerini daha da ileri taşımakta kararlıyız."
Rusya-Ukrayna Savaşı'nda kalıcı ve adil barış beklentisi
Karadeniz havzasında uzun vadeli istikrarın ancak diplomatik bir çözümle tesis edilebileceğini ve Ankara'nın bu süreçteki aktif rolünü anımsatan Dışişleri Bakanı, şunları söyledi:
"Rusya ile Ukrayna arasında barışın tesis edilmesini bölgemizin huzuru için elzem görüyoruz. Türkiye olarak taraflara bu yönde etkin desteğimizi sunmaya devam edeceğiz. Beklentimiz en kısa sürede uluslararası hukuka dayanan kalıcı ve adil bir barışa ulaşılmasıdır."
"Türkiye'nin yer almadığı bir Avrupa mimarisi eksik kalacaktır"
Avrupa Birliği ile yürütülen ilişkilerin ve ekonomik entegrasyonun Brüksel idaresi için de stratejik bir zorunluluk haline geldiğini açık bir dille ifade eden Bakan Hakan Fidan, mülakatını şu tarihi sözlerle mühürledi:
"Türkiye'nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı ve krizlerle başa çıkma kapasitesinin zayıflayacağı açıktır. AB'nin ekonomik geleceği, rekabet gücünü artırmasına, dayanıklılığını pekiştirmesine ve yakın coğrafyasında tedarik zincirlerini yeniden kurabilmesine bağlıdır. Bu çerçevede Türkiye ile ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi, AB için stratejik bir gerekliliktir."