Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın "bittiğini" iddia etmesine rağmen, İran ile ABD arasındaki ateşkesin hala korunabileceğine inandığını söyledi. Ankara'da gerçekleştirilen NATO zirvesinin ardından gazeteci Hadley Gamble’ın "On the Record" programına özel bir röportaj veren Fidan, bölgedeki son askeri gerilimleri bir "iletişimsizlik" olarak nitelendirdi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin uygulanması konusunda taraflar arasında bir anlayış eksikliği olduğunu belirten Fidan, İranlı mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından problemin kökenini daha iyi anladığını ve çözümün gerilimi düşürmekten geçtiğini vurguladı. Fidan, "Her iki taraf da gerçekten ateşkesi korumak ve barış anlaşmasında ilerlemek istiyor. Ancak her zaman kaza, provokasyon veya yanlış anlaşılma riski vardır; bu yüzden çok dikkatli olmalıyız." ifadelerini kullandı.
"Netanyahu hükümeti uluslararası güvenliğe tehdit"
Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri İsrail’e ayrıldı. Bakan Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu ve siyasi destekçilerini, yaklaşan İsrail seçimleri öncesinde kasıtlı olarak bir "dış düşman" yaratmaya çalışmakla suçladı.
Netanyahu’nun politikalarının tüm bölge için büyük bir risk oluşturduğunu ifade eden Fidan, şu sözleri kaydetti:
"Netanyahu hükümetinin politikaları sadece bizim için bir sorun değil. Onun politikaları ve hükümeti İsrail için bir yük, bölge için bir yük ve uluslararası güvenlik için bir yük ve tehdittir."
Türkiye ile İsrail arasında açık bir çatışma yaşanıp yaşanmayacağı sorusuna ise Fidan net bir yanıt verdi: "Açık bir çatışma için hiçbir neden yok." Fidan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki "barış ve bilgelik lideri" yorumuna katılarak, Türkiye’nin hiçbir provokasyona gelmeyeceğini belirtti.
"İsrail, güçlü ve istikrarlı bir Suriye istemiyor"
Avrupa liderlerinin İsrail’in yarattığı tehlikeyi yeni yeni fark etmeye başladığını ancak henüz bu sorunla nasıl başa çıkacaklarını bilemediklerini söyleyen Fidan, Suriye’deki duruma da dikkat çekti.
İsrail’in Şam’daki yeni hükümeti istikrarsızlaştırmaya çalışıp çalışmadığı sorulan Fidan, "İsrail hükümetinin bölge ülkelerine yönelik geçmiş ve şimdiki davranış kalıplarına baktığınızda, evet, öyle görünüyor. İsrail'in istikrarlı, güçlü ve gelişen bir Suriye görmek isteyip istemediğinden emin değiliz." dedi.
Gazze'deki duruma da değinen Fidan, Trump destekli "Barış Heyeti"nin soykırımı durdurmada etkili olduğunu ancak vaat edilen insani yardımların ulaştırılması konusunda henüz tam anlamıyla başarılı olamadığını belirtti. Bölgedeki insanların yeterli barınak, ilaç ve yardım alamadığını söyleyen Fidan, Körfez’deki gelişmeler nedeniyle dikkatin başka yöne kaydığını ve Filistinlilere insani yardım ulaştırılması için uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini vurguladı.
"Herkes kendi köşesine çekilmeli"
Bakan Fidan, Türkiye’nin tarihi vizyonu gereği bölgesel çatışmaları çözmede en iyi konumdaki ülke olduğunu hatırlatarak, bölge ülkelerinin artık kendi sorunlarına sahip çıkması gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan’ın bölgede barış odaklı yeni bir düzen kurmak için bir çalışma grubu oluşturduğunu açıkladı. Fidan, bu yapının Arap Birliği veya Körfez İşbirliği Konseyi’nin yerine geçmeyi değil, bürokrasiye takılmadan daha hızlı kararlar almayı amaçladığını belirtti.
Son olarak Irak ve İran’ın bölgedeki vekil güçleri (Hizbullah ve Hamas) konusuna değinen Fidan, tüm ülkelerin egemenlik haklarına saygı duyulması gereken bir düzene geri dönülmesi gerektiğini ifade etti. Fidan, "Her bir tarafın güvenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik mutabakatı sağlayabilirsek, İran'a da 'Bakın, artık herkes kendi köşesine çekilebilir.' diyebiliriz. İran’ın bu gerçekleri anlayacak olgunlukta olduğuna inanıyorum. ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılırsa, sağlıklı tartışmalara başlayabiliriz." diyerek sözlerini tamamladı.