Bakanlıktan yapılan açıklamada, raporun belirli AP üyelerinin ideolojik saplantılarını yansıtacak şekilde taraflı bir siyasi ajandayla kaleme alındığı vurgulandı. Çalışmanın, Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik ortaklığın önem kazandığı bir süreçte yakalanan olumlu ivmeyi baltalamayı hedeflediği kaydedildi. Ayrıca raporda, terör örgütleri ve Türkiye karşıtı odaklara alan açan bu tutumun, AP'nin geleceğe dair stratejik bir vizyondan yoksun olduğunu yeniden gözler önüne serdiği ifade edildi.
Türk yargısının hedef alınması kesin bir dille reddedildi
Bağımsız Türk mahkemelerince yürütülen yasal süreçlerin raporda çarpıtıldığına dikkat çekilen açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik temelsiz suçlamalar kesinlikle reddedildi. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Ülkemiz karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayanan, gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmeler içermektedir. Devletimizin egemenliğinin temel sacayaklarından biri olan Türk yargısı, hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir. Yargı süreçlerini siyasi saiklerle hedef alan ve yargı bağımsızlığı ilkesiyle de çelişen girişimlerin kabul edilmesi mümkün değildir. AP'den beklentimiz, küresel sınamaların arttığı mevcut ortamda, aday ülke Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde, yapıcı bir zeminde ilerletilmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım benimsemesidir.”