ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki Türkiye bağlantılarına dair iddialar gündemdeki yerini koruyor. Uluslararası cinsel istismar ve insan kaçakçılığı ağına ilişkin yayımlanan üç milyon belgelik veri setinde, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun isminin de yer aldığı görüldü. Dosyada bulunan 2010 tarihli yazışmalarda, iş insanı Thomas Pritzker’in Epstein’e gönderdiği e-postalarda Davutoğlu’ndan bahsettiği öne sürüldü.
E-posta trafiğinde dikkat çeken ifadeler
Söz konusu belgelerde, Thomas Pritzker'ın Epstein'e "Davutoğlu'nu (Türkiye) tanıtan bir not yolladım sana" ifadesini kullandığı iddia ediliyor. Bu mesajdan bir gün sonra Pritzker’in, "Az öce Davutoğlu'ndan bir e-posta aldım. Senin temasa geçmeni istiyor. Sadece öğlene kadar kalacak." şeklinde ikinci bir mesaj ilettiği bilgisi dosyalarda yer alıyor.



Gelecek Partisi sözcüsünden sert yalanlama
Gelişmelerin ardından Gelecek Partisi Sözcüsü Ufuk Karcı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada iddiaların bir provokasyon olduğunu belirtti. Karcı, "ABD’li Tom Pritzker’in, Jeffrey Epstein’a gönderdiği iddia edilen bir e-postada, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun isminin kendisinden habersiz şekilde geçirilmesi, bugün bilinçli ve organize bir şekilde provokasyon amaçlı kullanılmaktadır." ifadelerini kullandı.
İtibar suikastı vurgusu
Parti sözcüsü, Davutoğlu’nun söz konusu kişilerle hiçbir teması olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:
"Açıkça ifade ediyoruz ki; Sayın Genel Başkanımızın bu iddialar bağlamında söz konusu kişilerle herhangi bir resmi ya da gayriresmi irtibatı bulunmadığı gibi, e-posta yoluyla en ufak bir teması da yoktur. Sadece bir yazışmada isminin geçmesi üzerinden üretilen spekülasyonlar tamamen art niyetlidir. Nitekim aynı dosya setinde yalnızca Sayın Ahmet Davutoğlu değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit dâhil olmak üzere Türkiye’nin ve dünyanın tanınmış birçok devlet insanının ismi de yer almaktadır."
Karcı, yürütülen sürecin "ahlaki, hukuki ve siyasi olarak yok hükmünde" olduğunu ve manipülasyonlara karşı hukuki zeminde karşılık verileceğini hatırlattı.