Amerika Birleşik Devletleri'nde pedofili ve çocuk istismarı suçlamalarıyla tutukluyken hücresinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’a ait milyonlarca sayfalık yeni arşiv paylaşıldı. Dosyalarda yer alan yazışmalar, Türkiye’nin İsrail merkezli casusluk faaliyetlerini nasıl çökerttiğini ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisindeki İsrail yanlısı yapılanmaları nasıl tasfiye ettiğini gün yüzüne çıkardı.
İsrail yanlısı unsurların TSK'dan tasfiyesi
Belgelerde yer alan analizlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk ordusu içerisindeki milli yapılanma süreci ve İsrail ile iş birliği yapan kesimlere karşı tavrı net bir şekilde ifade ediliyor. Özellikle "İsrail ile uyumlu çalışan" isimlerin ordudan uzaklaştırılmasından duyulan rahatsızlık şu sözlerle kayda geçiriliyor:
“Erdoğan, Türk ordusunda tarihsel olarak İsrail ile iyi çalışanları temizliyor. Çöken Suriye durumu ve İran'ın bu NATO ülkesine karşı çok saldırgan tutumu ona güçlü müttefiklerin neden faydalı olduğunu hatırlatıyor olabileceği için şu an bazı pişmanlıkları olduğundan şüpheleniyorum. Yine de, Türkiye'nin İsrail ve Kıbrıs'ın petrol ve gaz sahalarını taciz etmek için yaptığı çok saldırgan deniz manevraları da sinir bozucu. (Dolayısıyla, sadece bir 'size de kapak olsun' jesti olarak, İsrailli ajanların Türklere ve İranlılara endişelenecek daha fazla şey vermek için muhtemelen Kürtleri desteklemek üzere çalıştıkları söylenebilir.)”
İstihbarat ajanlarının deşifre edilmesi
Paylaşılan dosyalarda, Türkiye’nin bölgesel bir güç projeksiyonu çizerek İsrail’i yalnız bıraktığı ve siyonist lobilerin faaliyetlerini imkansız hale getirdiği vurgulanıyor. Yazışmalarda Türkiye’nin, uzun yıllardır bölgede faaliyet gösteren İsrail istihbarat ajanlarını ifşa ettiği belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor:
“Türkiye: Erdoğan, neo-Osmanlı kaslarını sergiliyor ve diplomatik olarak anlayışsız Netanyahu yönetiminden (Bibi'den ziyade koalisyonundan) gerçekten tiksiniyor... Köktendinci Müslüman sokağına oynamayı seçiyor ve Türkiye'de ve Orta Doğu'nun geri kalanında oldukça iyi bir iş çıkardı. Dökme Kurşun Operasyonu’ndaki (İsrail’in 27 Aralık 2008-18 Ocak 2009 tarihleri arasında Gazze Şeridi’ne düzenlediği terör saldırılarına verilen isim) şiddetli İsrail Gazze bombardımanından sonraki öfkeyi kullandı. Diğer kötü niyetli eylemlerin yanı sıra, İsrail istihbarat ajanlarını 'bildirildiğine göre' ele verdiler.”
