Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıkların bir kısmı Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, diğer sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Dosyaya gelen evrakın okunmasının ardından, son sözleri alınamayan sanıklara söz verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar suçlamaları reddederek beraatlerini talep etti.
Hükümle birlikte tutuklandılar: Müebbet ve 368 yıl hapis
Beyanların tamamlanmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, bozma kararı öncesi beraat eden veya farklı cezalar alan sanıklara ağır mahkumiyetler verdi:
- Murat Pekgüler: Tutuksuz yargılanırken hükümle birlikte tutuklandı. "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "kasten öldürme" suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığa ayrıca "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 368 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
- Cengiz Aydın: Eski albay rütbesiyle kışla güvenliğinden sorumlu olan ve daha önce "yardım eden" sıfatıyla ceza alan sanık, bu kez "asli fail" olarak değerlendirildi. "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "kasten öldürme" suçlarından müebbet; "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 368 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
- Okan Kurt: "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezası alarak hükümle birlikte tutuklandı.
Hulusi Akar'ın emir subayına casusluk cezası
Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın emir subayı olan tutuklu sanık eski yarbay Levent Türkkan, daha önce beraat ettiği "siyasal ve askeri casusluk" suçundan bu kez 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Akın Öztürk ve 16 sanığa 2'şer kez daha müebbet
Mahkeme; aralarında eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyesi Orgeneral Akın Öztürk, Albay Cemil Turhan, Tuğgeneral Hakan Evrim, Tümgeneral Kubilay Selçuk, Tümgeneral Mehmet Dişli ve eski Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün de yer aldığı 17 tutuklu sanık hakkında yeni bir cezaya hükmetti. Yargıtay'ın "olası kastla öldürme" yönünden bozduğu 3 maktul hakkındaki dosya kapsamında, bu 17 sanığa "kasten öldürme" suçundan 2'şer kez müebbet ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 16'şar yıl hapis cezası verildi.
Diğer sanıklar ise farklı suçlardan 12 yıl 6 aydan başlayarak ikişer kez ağırlaştırılmış müebbete kadar uzanan çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Haklarındaki yakalama kararları infaz edilemeyen firari sanıklar Ahmet Albayrak, Cihangir Şenlik, Özcan Kurt ve Murat Mala'nın dosyaları ise ana davadan tefrik edildi.
Sürecin geçmişi: Yargıtay hangi kararları bozmuştu?
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 224 sanıklı Genelkurmay çatı davasına ilişkin temyiz incelemesini 17 Temmuz 2024'te tamamlamıştı. Yüksek mahkeme, aralarında Akın Öztürk'ün de bulunduğu sözde "yurtta sulh konseyi" üyesi 17 sanığa "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve "kasten öldürme" suçlarından verilen 138'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 416'şar yıl hapis cezalarını onamıştı. Ancak yerel mahkemenin bazı eksik incelemeleri nedeniyle şu kararlar bozulmuş ve 139 sanık yönünden yeniden yargılama yolu açılmıştı:
- Olası kast bozması: Akın Öztürk ve beraberindeki 16 konsey üyesine 3 maktul yönünden "kasten öldürme" suçundan verilen cezalar, "olası kast" yönünden yeniden değerlendirilmesi için bozulmuştu.
- Asli fail değerlendirmesi: Aralarında Cengiz Aydın, Fatih Koç ve Hasan Hüseyin Sarıtarla'nın da bulunduğu bazı sanıkların suça "yardım eden" değil, "asli müşterek fail" olarak katıldıkları gözetilmediği için eksik ceza tayininden bozulmuştu.
- Casusluk beraatlerinin bozulması: Hulusi Akar'ın yaveri Levent Türkkan, örgüt abisi Muhammet Uslu ve odalara dinleme cihazı yerleştiren sivil sanık Fatih Okutur'a "siyasal ve askeri casusluk" suçundan verilen beraat kararları, eylemlerinin bu suçu oluşturduğu gerekçesiyle iptal edilmişti.
- Eksik inceleme bozması: Aralarında eski korgeneraller Mustafa Özsoy ve Satı Bahadır Köse'nin de bulunduğu çok sayıda sanık hakkında "Anayasayı ihlal" veya "silahlı terör örgütü üyeliği" yönünden kurulan hükümler yetersiz gerekçe nedeniyle bozulmuştu.
Yerel mahkeme, Yargıtay'ın bu tespitleri doğrultusunda yeniden yaptığı yargılamayı tamamlayarak yeni cezaları hükme bağlamış oldu.