Dünya genelinde hızla artan nüfus, güvenilir ve besleyici gıdaya olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırıyor. Bu yıl düzenlediği zirve için "Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gezegen, Sağlıklı Ekonomiler" temasını seçen Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF), sütün beslenmedeki yerini ve sürdürülebilir gelecek üzerindeki sosyo-ekonomik etkilerini vurguluyor. IDF verilerine göre, devasa bir ekosistemi temsil eden dünya süt üretimi 2025 yılı itibarıyla 1 milyar ton barajını aşmış durumda olup, 6 milyardan fazla insan düzenli olarak süt ve süt ürünleri tüketiyor.
Muharrem Yılmaz: "Süt; iyiliğin ve bereketin en saf hali"
Dünya Süt Günü’nün sütçülük sektörü için bir bayram niteliği taşıdığını ifade eden Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:
"Süt; iyiliğin ve bereketin en saf hali. Toplumun her kesimine dokunan, her bireye ulaşan büyük bir değer zinciri. Milyonlarca kişiye istihdam sağlıyor, kalkınmanın ve refahın toplumun geneline yayılmasına katkıda bulunuyor. Biz Sütaşlılar, bu değerli gıdanın öneminin bilincinde, toplumun sağlıklı ve dengeli beslenmesindeki sorumluluğumuzun farkındayız. 50 yılı aşan ustalık ve uzmanlığımızla, sütün iyiliğini ve bereketini yaymak için tutkuyla çalışıyor, sütün doğasındaki değerleri tüketicilerimize ulaştırmaya, onların sağlıklarına, yaşam kalitelerine ve mutluluklarına katkıda bulunmaya gayret ediyoruz".
"Çiftlikten Sofralara iş modeli döngüsel ekonominin en güzel örneği"
Sütaş'ın ineklerin beslendiği yemden başlayıp tüketicinin masasına kadar ulaşan tüm aşamaları entegre eden "Çiftlikten Sofralara" üretim modeline değinen Yılmaz, uygulamanın çevreye ve ekonomiye katkılarını şu sözlerle aktardı:
"Bu model ile gıda güvenilirliği beklentilerini karşılayıp tedarik güvencesi sağlamakla kalmıyor sürdürülebilir gıda sistemlerinin de en güzel örneklerinden birini oluşturuyoruz. Tesislerimizin ihtiyacı olan elektrik enerjisinin tamamını çiftliklerimizin gübrelerinden üretiyor, biyogaz tesislerimizin çıktısı olan organik gübrelerle de yem bitkileri yetiştirdiğimiz toprakları zenginleştiriyor, kullandığımız kaynakları geri kazanıyoruz. Tesislerimizin her biri, kendi bölgelerinde birer kalkınma projesi niteliğinde. Yörelerinde yarattıkları çok güçlü ekonomik etkilerin yanı sıra, sosyal ve toplumsal alanda da değerli katkılar sağlıyorlar".
"Sütçülüğün bayramını, 'Sütaşkıyla' kutluyoruz"
Şirketin 51 yıllık köklü geçmişine ve toplumsal misyonuna dikkat çeken Muharrem Yılmaz, açıklamalarını şu cümlelerle tamamladı:
"Bizler için sütçülük; bir meslek olmaktan öte, hayatımıza anlam katan bir misyon, yolumuzu aydınlatan bir ideal. Ne mutlu bize ki, emeklerimizin karşılığını alıyor, sektörün lider markası olma gururunu yaşıyoruz. Sütün iyiliği ve bereketi Sütaş'la yayılıyor. En beğenilen lezzetlerimizle tüketicilerimizin sofralarında yer alırken, en sevilen marka olarak da kalplerinde yer buluyoruz. İşte bu yüzden bugün, Türkiye'nin dört bir yanında yer alan entegre tesislerimizde coşkulu bir bayram havası var. 8 bin kişiye ulaşan ekibimizle, üreticilerimizle, iş ortaklarımızla ve tüm paydaşlarımızla Dünya Süt Günü'nü, sütçülüğün bayramını, "Sütaşkıyla" kutluyoruz. 51 yıldır olduğu gibi bundan sonra da sütün iyiliğini ve bereketini yaymaya, tüketicilerimizin sağlık ve mutluluğuna, ülkemizin kalkınma ve refahına katkıda bulunmaya devam edeceğiz".
Rakamlarla Sütaş ekosistemi ve üretim gücü
Sütaş; Karacabey (Marmara), Aksaray (Orta Anadolu), Tire (Ege - Akdeniz) ve Bingöl'de (Doğu - Güneydoğu Anadolu) bulunan 4 büyük entegre tesisiyle Türkiye genelinde faaliyet gösteriyor. Markanın operasyonel ve finansal yapısına dair öne çıkan veriler şu şekilde:
- İstihdam ve erişim: Doğrudan 8.000 kişiye iş imkanı sunan şirket, 20.000 üretici aileden düzenli süt alımı gerçekleştiriyor. Ürünlerini 171.000 farklı satış noktasında tüketicilere ulaştıran Sütaş, Türkiye'deki her 10 sofranın 9'unda kendine yer buluyor.
- Finansal performans: Şirketin 2025 yılı konsolide net cirosu 56,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
- Günlük üretim ve yem faaliyetleri: Entegre tesislerde her gün 7 milyon paket süt ürünü üretilerek dağıtıma çıkarılıyor. Sözleşmeli model kapsamında 517 çiftçiyle 84 bin dekar arazide 184 bin ton kaba yem yetiştirilirken, yem fabrikalarında yıllık 617.000 ton karma yem üretimi yapılıyor.
- Yenilenebilir enerji ve geri kazanım: Endüstriyel tesislerin elektrik ihtiyacının %100'ü, ısı ihtiyacının ise %35'i hayvansal gübreler ve organik atıklardan elde edilen biyogaz enerjisiyle karşılanıyor. Çiftlik çatılarına kurulan güneş enerjisi santralleri (GES) yatırımlarıyla da yıllık 25.000 MWh elektrik üretimi sağlanıyor.
- Sürdürülebilir tarım: Yılda üretilen 755 bin ton organik gübre, yem bitkisi tarımı yapılan 123 bin dekar arazide toprağın organik yapısını güçlendirmek ve onarıcı tarım faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılıyor.