29 Haziran 2026 Pazartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem Türk hekimlerden tıp tarihinde devrim: Burun deliğinden girerek beyin tümörünü temizlediler

Türk hekimlerden tıp tarihinde devrim: Burun deliğinden girerek beyin tümörünü temizlediler

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde görev yapan Türk bilim insanları, dünya tıp literatürüne geçmeye aday, çığır açıcı bir beyin cerrahisi yöntemine imza attı. Doç. Dr. Emrah Çeltikçi ve Doç. Dr. Melih Şahin'in ortaklaşa geliştirdiği teknik sayesinde, kulak arkasından hiçbir kesi yapılmadan, sadece burun deliğinden girilerek devasa bir beyin tümörü başarıyla temizlendi.

Azerbaycan'dan gelen bir hastaya uygulanan ve dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu operasyon, ABD merkezli prestijli tıp dergisi JNS Case Lessons tarafından dünya literatürüne dahil edilmek üzere resmi incelemeye alındı.

Klasik yöntem tarihe karışıyor: Kesi yok, dikiş yok, iz yok

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Çeltikçi ve Kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Melih Şahin, "köşe beyin tümörleri" olarak adlandırılan zorlu vakaların tedavisi için uzun süredir üzerinde çalıştıkları endoskopik yöntemi hayata geçirdi. Geliştirilen bu yöntemin klasik ameliyatlardan en büyük farkı, hastanın kafasında veya kulak arkasında hiçbir cerrahi kesi yapılmaması oldu.

Uyguladıkları cerrahi aşamayı dünyada daha ileri bir noktaya taşıdıklarını belirten Doç. Dr. Emrah Çeltikçi, geliştirdikleri yeni yöntemin benzersizliğini şu sözlerle ifade etti:

"Biz de bu aşamayı bir tık daha ileriye taşıdık. Daha önce literatürde rapor edilmiş herhangi bir vaka yok. Yayınımız, çok yakında çıkmak üzere. Çalışmalarımızı tamamladık"

Yüz felci ve işitme kaybı riski minimuma indirildi

Klasik beyin tümörü ameliyatlarında hastaların en büyük korkularından biri olan yüz felci ve kalıcı işitme kaybı riskleri, Türk hekimlerin geliştirdiği bu teknikle ortadan kaldırılıyor. Geliştirilen teknik, cerrahlara tümöre tam önden ulaşma imkanı tanırken, hayati önem taşıyan yüz sinirleriyle doğrudan temas kurulmasını engelliyor.

Beyin tümörü ameliyatlarındaki temel amaç olan beyin sapı üzerindeki ölümcül baskı, bu yöntemle operasyonun daha ilk aşamasında güvenle ortadan kaldırılıyor. Kritik bölgedeki baskı giderildikten sonra tümörün güvenli kısmı çıkarılıyor, kalan küçük dokuların ise radyocerrahi ve ışın tedavisiyle kontrol altına alınması hedefleniyor.

"Hastanın işitme ve yüz sinirlerini koruyabiliyoruz"

Yöntemin tesadüfen bulunmadığı, hekimlerin yıllar süren anatomik deneyimlerinin ve bilimsel çalışmalarının bir meyvesi olduğu belirtildi. Klasik kulak arkası ameliyatlarında çok sık yaşanan işitme kayıplarının önüne geçildiğini vurgulayan Doç. Dr. Melih Şahin, hastanın yaşam standartlarını korumanın önceliği olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Hastanın görerek geldiyse görerek gidebilmesi, yürüyerek geldiyse yürüyerek gidebilmesi. Hayatta kalabilmesi ama hayatta kalırken de yaşam standartlarının olabilecek en üst düzeyde kalabilmesi çok önemli."

Ameliyatın tamamen doğal kanallardan yapıldığını ve hastanın sosyal hayatına hızla dönebildiğini ekleyen Şahin, şu ifadeleri kullandı:

"Hastanın beyin sapındaki baskıyı kaldırırken işitme ve yüz sinirlerini koruyabiliyoruz. Aynı zamanda herhangi bir kesi, dikiş ya da görünür yara izi oluşmuyor."

Burun fonksiyonları ve solunum tamamen korunuyor

Cerrahi açıdan oldukça zor olan bu operasyonda, hastanın burun içi anatomisi ve fonksiyonları en üst düzeyde muhafaza ediliyor. Operasyon sonrasında hastanın nefes almasında veya koku almasında hiçbir bozulma ya da dikiş kaynaklı fonksiyon kaybı yaşanmıyor. Kafatası açılmadığı için hastaların yoğun bakımda kalma ve hastanede yatış süreleri de normal beyin ameliyatlarına kıyasla önemli ölçüde kısalıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *