İletişim Başkanlığı tarafından Brüksel'de düzenlenen "Değişimi kucaklamak, yarını güvence altına almak: Değişen bir güvenlik ortamında Türkiye ve NATO" başlıklı panelde konuşan Radmila Shekerinska, Türkiye'nin askeri gücüne ve ittifak içerisindeki kritik rolüne vurgu yaptı. Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğunu hatırlatan Genel Sekreter Yardımcısı, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin yaklaşık 75 yıldır paha biçilemez bir müttefik olduğunu ve ortak güvenliğimize birçok yönden katkıda bulunduğunu her zaman vurguluyoruz."
"Çok az ülke bunu yaparken bile, Türkiye, gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 2'sinden fazlasını savunmaya yatırdı ve geçen yıl Lahey'de tüm NATO müttefiklerinin verdiği yüzde 5'lik taahhüdü karşılamak için bu miktarı daha fazla artırmaya kararlı."
"Türkiye olağanüstü bir iş çıkarıyor"
Ankara Zirvesi'ne yönelik hazırlıkların ve Türkiye'nin yerli savunma sanayisinin NATO liderliği tarafından yakından takip edildiğini belirten Shekerinska, Genel Sekreter Mark Rutte'nin Türkiye temaslarındaki izlenimlerini şu sözlerle aktardı:
"Türkiye olağanüstü bir iş çıkarıyor ve herkesi orada (Ankara Zirvesi'nde) görmeyi dört gözle bekliyorum.”
Avrupa-Atlantik coğrafyasının karşı karşıya kaldığı çok boyutlu güvenlik tehditlerine değinen Genel Sekreter Yardımcısı, savunma harcamalarının artırılması ve konvensiyonel sorumluluk alınması hususunda müttefiklerin mevcut durumunu şöyle özetledi:
"Müttefikler, en büyük müttefikimiz olan ABD ile savunma harcamalarını eşitleme ve kendi konvansiyonel savunmaları için daha fazla sorumluluk alma yolunda net bir şekilde ilerliyorlar. Bu iyi bir şey. Bu aynı zamanda adil. Ancak şunu söylemeliyim ki; daha fazlası gerekli. Kuzey Kutbu'ndan Akdeniz ve Karadeniz'e, uzaydan deniz yataklarına kadar gerçek ve kalıcı tehlikelerle karşı karşıya olduğumuz için, Amerikan gücünün de desteklediği daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa'ya ihtiyacımız var."
"Güçlü askeri caydırıcılığa, güçlü savunma gücüne ihtiyacımız var"
Rusya'nın Ukrayna'daki saldırganlığı, Çin'in nükleer ve askeri modernizasyonu ile İran'ın balistik füze tehditlerine karşı topyekun bir yatırım seferberliği yapılması gerektiğini savunan Shekerinska, konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:
"İttifakımızı korumaya devam etmek için güçlü askeri caydırıcılığa, güçlü savunma gücüne ihtiyacımız var. Bu nedenle, sadece şimdi için değil, gelecek yıllar için, sadece bazı müttefikler için değil, hepimiz için savunmaya daha fazla yatırım yapmalıyız."

"Ordularımızın güçlü kalması için, en son teknolojileri içeren güçlü yeteneklere ihtiyacımız var."
Ukrayna'nın hava savunma, zırhlı sistemler ve insansız hava araçları gibi acil ihtiyaçlarının karşılanması noktasında müttefik ülkelerdeki üretim hatlarının hareketlendiğini kaydeden Genel Sekreter Yardımcısı, küresel savunma sanayisindeki son duruma ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Atlantik'in her iki yakasında da ilerleme görüyoruz. Yeni fabrikalar açılıyor, daha fazla üretim hattı çalışıyor, çok daha fazla ortak üretim gerçekleşiyor ve inovasyon hızlanıyor. Her zaman olduğu gibi, bunun bile yeterli olmadığını söylemeye devam edeceğiz. Çıtayı daha da yükseltmeye devam etmeliyiz."
Ankara Zirvesi'nden somut anlaşmalar bekleniyor
Ankara'da bir araya gelecek olan liderlerin yuvarlak masa toplantılarında genel niyet beyanlarının ötesine geçmesi gerektiğini aktaran Shekerinska, zirveden çıkacak sonuçların dünyaya güçlü bir mesaj vereceğini belirterek açıklamalarını şu sözlerle noktaladı:
"(Ankara Zirvesi'nde) Orada müttefiklerimizin bu zorluğu kabul ettiklerini ve bu zorluğun üstesinden gelmek için adımlar attığımızı göstermelerini bekliyoruz. Genel niyetler değil, gerçekten sözleşmeler, net taahhütler, hem zirve öncesinde hem de sırasında imzalanan anlaşmalar. Bu, halkımıza göndereceğimiz bir mesaj olacak; NATO onları korumaya hazır ve muktedirdir."
“Ukrayna'nın güvenliği aslında bizim güvenliğimizdir ve Ankara'da vereceğimiz mesaj da bu olacak. Karşı karşıya olduğumuz birçok güvenlik sorununa rağmen, odağımızı asla kaybetmemeliyiz.”