Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore ziyareti kapsamında JTBC TV’ye verdiği röportajda Türkiye’nin dış politika önceliklerine ve bölgesel gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye–Güney Kore ilişkileri
Türkiye ile Güney Kore’nin Kore Savaşı’ndan bu yana müttefik olduğuna dikkat çeken Fidan, ilişkilerin 2012’de stratejik ortaklık düzeyine çıkarıldığını hatırlattı.
Fidan, kurumsal iş birliğine ilişkin olarak,“Dolayısıyla kurumsal olarak stratejik bir iş birliği mekanizmamız var. Her geçen yıl, her iki tarafta başa gelen yönetimler, bence her alanda iş birliğini ilerletmek için ellerinden geleni yapıyorlar.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore ile ilişkilere verdiği öneme işaret eden Fidan, karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ilişkileri güçlendirdiğini ifade etti.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un Türkiye ziyaretine değinen Fidan, “Her iki tarafın liderleri bir araya gelerek, iş birliğinin düzeyini ve günümüz dünyasının gerekliliklerini gözden geçiriyorlar. Böylece, hangi alanlarda ve nasıl ilişkiler kurmamız gerektiği konusunda güncelleme yapıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Ticaret, savunma sanayii ve teknoloji alanlarının iş birliğinde öne çıktığını belirten Fidan, Sinop Nükleer Santrali konusunda da temasların sürdüğünü söyleyerek şöyle konuştu:
“Her iki taraf da şu anda Sinop Nükleer Santrali konusunda olası bir iş birliğini görüşmeye başladı.”
ABD–İran görüşmeleri ve Türkiye’nin ara buluculuk rolü
ABD-İran görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, sürece dair iyimser olduğunu belirtti.
Fidan, “Ben iyimserim, çünkü her iki tarafla, ara bulucu Pakistan ve bölgedeki diğer bazı ilgili taraflarla düzenli istişareler içindeyim. Onların bir mutabakata, bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte, bazı teknik ayrıntılar olduğunu da biliyorsunuz. Nihai teyit konusunda ise her iki tarafın da ilk taslağın son hali üzerinde genel bir mutabakata vardığını düşünüyorum. Umarım çok yakında iyi haberler alabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin soruyu da yanıtlayan Fidan, olası insani ve küresel etkileri hatırlattı.
Fidan, “Hürmüz Boğazı birkaç ay daha kapalı kalırsa, bazı raporlara göre Afrika’daki bazı ülkeler gerçekten gıda kıtlığıyla karşı karşıya kalacak. Sonuç olarak bu herkes için küresel bir kabustur.” dedi.
Tarafların önceliğinin boğazın açılması olduğunu belirten Fidan, ardından nükleer müzakerelere geçilebileceğini ifade etti.
Mayın temizleme sürecine destek mesajı
Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’nda olası mayın temizleme sürecine katkısına ilişkin soruya yanıt veren Fidan, Türkiye’nin hazır olduğunu vurguladı.
Fidan, “Eğer taraflar arasında bir anlaşma sağlanırsa veya bizden mayın temizleme sürecine katkıda bulunmamız istenirse, bunu memnuniyetle yaparız.” dedi.
Fidan ayrıca, Türkiye’nin ara buluculuk süreçlerinde gerektiğinde sorumluluk almaya hazır olduğunu belirtti.
“Bölgesel riskler küresel sonuç doğuruyor”
İsrail’in bölgesel politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, mevcut durumun küresel etkilerine dikkat çekti.
ABD-İran görüşmelerine yönelik değerlendirmesinde Fidan, “İsrail şu anda, ABD ve İran arasında şu anki haliyle yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail’in çıkarlarına uygun olmadığını düşünüyor. Bu yüzden müzakereleri rayından çıkarmak veya sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Fidan, İsrail’e yönelik baskının artırılması gerektiğini söyledi.
İsrail’in bölgesel etkilerine ilişkin olarak Bakan Fidan,“İsrail’in bölgedeki tutumu ve bunun sonucunda ortaya çıkan yayılmacılık ve işgal politikası ile halkları yerinden eden savaşlar yaratması, sadece bölge için değil, İran’a yönelik saldırıda da görüldüğü gibi tüm dünyayı etkileyen büyük riskler doğurmaktadır.” dedi.
Fidan ayrıca, uluslararası toplumun daha net bir tutum alması gerektiğini belirterek Filistin’e yönelik BM oylamasına dikkat çekti.
İsrail’e yönelik sert değerlendirmeler
İsrail’in uluslararası sistemdeki konumuna ilişkin değerlendirmelerinde Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“İsrail, geçmişte Holokost’a maruz kalmış olmanın bir dokunulmazlık sağladığını düşünüyor. Kendilerini istisnai bir konumda görüyorlar. Bence bu bir yanılsamadır. Kim soykırım yaparsa yapsın, onu suçlamalı, adını ortaya çıkarmalı ve utandırmalıyız. Eğer dünyanın geri kalanından izole edilirlerse, bence kendileri de şu soruyu soracaklardır. ‘Neden izole ediliyoruz?’ Ve normal davranmaya başlayacaklardır. İnsanları, masum insanları, kadınları ve çocukları öldürmeyi bırakın, Gazze halkının gıda, ilaç ve barınağa erişmesine izin verin, diğer ülkeleri işgal etmeyi bırakın ve ardından bölgesel ülkelerle güvenlik konularında bile iş birliği yapmaya başlayın. Kendi güvenlik sorunlarınız varsa, bölgenin geri kalanıyla iş birliği yapmaya başlayın. İyi niyet, iyi inanç ve bölgeyle iş birliğine dayalı kendi gerçek ilişkilerinizi kurmaya başlayın. Bu bölgemizde büyük ve acil bir sorundur.”
NATO Zirvesi ve küresel sistem tartışması
Fidan, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımına dair beklentisini dile getirdi.
Fidan, “Bildiğiniz gibi ABD başkanlarının neredeyse her seferinde NATO zirvelerine katıldığını görüyoruz. Başkan Trump da ilk döneminde tüm zirvelere katıldı, ikinci döneminde de zirvelere katıldığını gördüm. Örneğin, geçen yıl Hollanda’da da katıldı, sanırım bu yıl Ankara’daki zirveye de katılacaktır.” dedi.
Küresel güvenlik mimarisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, mevcut sistemin değişen dünya koşullarına yanıt vermekte yetersiz kaldığını ifade etti.
“Uluslararası sistemi gözden geçirmenin zamanı geldi”
Fidan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemin günümüz ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtti.
Fidan, “Dolayısıyla miras aldığımız sistem, insan olarak, ulus devletler olarak sorunlarımızı düzgün bir şekilde ele almamıza izin vermiyor. Bunu Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım sırasında gördük. Bu nedenle daha iyi işleyen bir uluslararası sistem oluşturmak için mevcut sistemi gözden geçirmenin zamanı geldiğini düşünüyorum.” dedi.
Fidan, mevcut yapının küresel sorunları çözmekte yetersiz kaldığını vurgulayarak uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.