Paris Anlaşması’nın gelişim sürecine değinen Bakan Kurum, önümüzdeki on yılın stratejik önemini şu sözlerle ifade etti:
"Uluslararası Enerji Ajansının ev sahipliğinde, Paris'te sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Paris Anlaşması'nın ikinci on yılına adım atıyoruz. Bugün dünya tarihinin en büyük enerji kriziyle karşı karşıyayız ve bu durumu hep birlikte fırsata çevirmek zorundayız."
Küresel enerji paradigmasının değişimi
Mevcut enerji krizinin bir zorunluluk doğurduğunu belirten Kurum, bilimin rehberliğinde hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Küresel ekonomi, enerji paradigmasını dönüştürmek zorundadır. Bu bir zorunluluktur, tercih değildir. Yapılması gereken en kritik adım temiz enerjiye geçişi hızlandırmaktır. COP31 eylem gündemimizin temiz enerji geçişi başlığı altında yenilenebilir enerji, yeni elektrik sistemi mimarisi, elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, enerji verimliliği gibi alanlarda doğrudan sahada sonuç üretmeye odaklanıyoruz. Arz tarafında odak noktamız temiz enerji geçişini hızlandırmaktır."
Türkiye'nin temiz enerji başarıları
Türkiye'nin enerji verimliliği ve depolama kapasitesindeki yükselişine dikkat çeken Bakan Kurum, somut verileri şu şekilde paylaştı:
"Son on yılda yenilenebilir enerji üretimimizi 3 katına çıkardık. Enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptık ve depolama kapasitesi konusunda AB'ye (Avrupa Birliği) üye ülkelerin önüne geçtik. Fosil yakıt ithalatına olan bağlılığımızı azaltmak, vatandaşlarımızı küresel bu piyasa dalgalanmalarının yarattığı kırılganlıklardan korumak için de somut adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bugünkü krizin içinde Türkiye güvenli liman olarak yine vatandaşlarına ve bölgeye her türlü hizmeti vermeye devam etmektedir; huzurun, güveninin adresi olmaya devam etmektedir."
IEA ile stratejik ortaklık ve "Temiz Pişirme" çözümleri
Uluslararası Enerji Ajansı ile yürütülen iş birliğinin kapsamını açıklayan Kurum, insani boyutları olan projelere de değindi:
"Bu kapsamda biz de Uluslararası Enerji Ajansımızla birlikte stratejik ortaklığımızı bu toplantıda açıklamaktan memnuniyet duyuyoruz. IEA ile ortaklığımızın en önemli ayaklarından birinin temiz pişirme konusundaki çözümler olacağını kaydederek bunu küresel gündemin merkezine taşıyacağız. COP31 eylem gündeminin diğer bir başlığının sıfır atık olduğunu belirten Kurum, Saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde bir dünya markası haline gelen Sıfır Atık Hareketi bu alandaki uygulamalar için güçlü bir zemin sunmaktadır."
İklime dirençli şehirler ve deprem deneyimi
Şehirlerin enerji dönüşümündeki rolünü ve Türkiye'nin afet sonrası inşa sürecindeki hızını vurgulayan Bakan Kurum, şunları söyledi:
"Şehirlerimizi enerji dönüşümünün en görünür sonuçlarını olarak gördüğümüz alanlar olarak değerlendiriyoruz ve Türkiye açısından baktığınızda şehirler aynı zamanda güçlü bir uygulama alanıdır. Özellikle deprem deneyimiz, dirençli altyapı, güvenli yapılaşma ve yerel kapasitelerin ne kadar kritik olduğu açık biçimde ortaya koymuştur."
Finansman ve Antalya daveti
Son olarak iklim finansmanı hedeflerinin takipçisi olacaklarını belirten Bakan Kurum, uluslararası toplumu Türkiye'ye davet ederek konuşmasını tamamladı:
“Mevcut durumda sorun hedefler ile uygulama arasındaki aslında boşluk. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu boşluk desteklerin doğru projelere verilmesi ve finansman yapılarıyla desteklenmesi yoluyla kapatılmalıdır. Burada da bir uygulama mekanizması hayata geçireceğiz. Doğru projelere doğru finansmanı en hızlı şekilde ulaştırabilmek adına. Bu vesileyle tüm dünya ülkelerini, tüm liderlerimizi, tüm dostlarımızı bir kez daha Antalya'da yapılacak olan toplantıya davet ediyoruz.”