Ankara, daha önce “Asrın Projesi” ile Anadolu’dan Ada’ya taşıdığı can suyundan sonra bu kez Doğu Akdeniz’deki enerji denklemini doğrudan şekillendirecek kritik bir adımı hayata geçiriyor. Türkiye ile KKTC arasında imzalanan "KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı" ile temelleri atılan proje, KKTC’nin enerji krizini kökten çözmenin yanı sıra Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya taşınmasında da kilit bir rol üstlenecek.
Saha çalışmaları başladı: Akdeniz’de yeni Navtex
İmzaların atılmasının ardından projenin teknik ve sahaya yönelik adımları gecikmeden atıldı. Türkiye, Kıbrıs doğal gaz boru hattı güzergahındaki sismik araştırmalar için Akdeniz’de ağustos ayı sonuna kadar geçerli olacak yeni bir Navtex (Denizcilere Duyuru) ilan etti.
Bu kapsamda Türkiye’nin milli sismik araştırma gemisi Oruç Reis, 30 Ağustos’a kadar hattın geçeceği rotada detaylı sismik çalışmalar gerçekleştirecek. Deniz tabanının haritalandırılması ve jeolojik yapısının incelenmesiyle birlikte projenin deniz altı inşaat fazına giden süreç hız kazanmış olacak.

Bakan Bayraktar: “Kuzey Kıbrıs için asrın projesi olacak”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, imza töreninde yaptığı açıklamada projenin teknik detaylarını ve stratejik hedeflerini paylaşırken, hattın sadece bir tedarik yolu değil, çift yönlü bir enerji koridoru olacağının altını çizmişti.
İki ülke arasındaki ortak tarih ve stratejik işbirliğine vurgu yapan Bakan Bayraktar, projenin ayrıntılarını şu sözlerle aktarmıştı:
"Bu proje kapsamında yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda, 97 kilometresi denizde, 4 kilometresi karada olmak üzere bir doğal gaz iletim hattı inşa edeceğiz. Anamur'dan başlayıp Teknecik'e gelecek bu hatta 2 adet 22 inçlik boru hattı inşası planlanmaktadır. Bu hattı biz aynı zamanda çift yönlü yani kuzeyden güneye ve güneyden kuzeye gazı geçirecek şekilde yani Türkiye'den adaya, adadan da ileride belki olabilecek bir gaz kaynağını ülkemize ve oradan Avrupa'ya ulaştırmak üzere bu şekilde dizayn edeceğiz."
KKTC’nin enerji arz güvenliği için bugüne kadar mobil santraller ve akaryakıt desteği sağlandığını hatırlatan Bayraktar, doğal gaz hamlesinin adadaki elektrik üretimi ve ekonomik kalkınma açısından yeni bir dönemi başlatacağını belirterek şunları kaydetmişti:
"Adaya ulaştırılacak doğal gazı başta elektrik üretiminde kullanmak üzere çalışmalarımıza hız vermiş olacağız. Kuzey Kıbrıs'ın enerji dönüşümünün ve enerji arz güvenliğinin önemli bir parçası olacak bu proje kesintisiz elektrik arzını tesis edecek ve ülkelerimiz arasındaki stratejik işbirliğini daha da güçlendirecektir."
Bakan Bayraktar, projenin vizyoner boyutunu ve hedeflenen "elektrikleşme" hamlesini ise şu alıntıyla özetlemişti:
"Getireceğimiz doğal gazla artık inşallah inanıyoruz ki KKTC bir elektrik bolluğuna kavuşacak. Dolayısıyla bu projenin tarihi bir proje olma özelliğini biraz da bu yönüyle sizlere takdim etmek istedim. Kuzey Kıbrıs'ımız için hakikaten asrın projesi olabilecek doğal gaz boru hattının şimdiden hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum."

Bürokratik engeller aşılıyor, elektrik üretim maliyetleri düşüyor
Türkiye’nin bu stratejik hamlesi, Ada’daki kronikleşmiş altyapı ve elektrik sorunlarına da bağımsız bir çözüm sunuyor. Doğrudan elektrik kablosu çekilmesi projelerinin uluslararası ve diplomatik bürokrasilere takıldığı bir ortamda Ankara; elektriğin kendisini doğrudan taşımak yerine, elektriği üretecek temiz kaynağı Ada’ya ulaştırarak bu engelleri bypass eden pratik bir model ortaya koyuyor.
Söz konusu hat sayesinde KKTC’de yüksek maliyetli ve çevreye zararlı eski yakıt sistemleriyle çalışan santrallerin yerini doğal gaz alacak. Bu durum bir yandan elektrik üretim maliyetlerini düşürerek ada halkına ve ekonomisine doğrudan katkı sağlarken, diğer yandan KKTC'nin uluslararası çevre ve emisyon standartlarına Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden çok daha hızlı uyum sağlamasına imkan tanıyacak.
Doğu Akdeniz gazı için Avrupa kapısı açılıyor
Ankara’nın bu hamlesi, kısa vadede KKTC’nin arz güvenliğini ve karbonsuz ekonomiye geçişini güvenceye alırken, uzun vadede Doğu Akdeniz’deki tüm jeopolitik denklemi değiştirebilecek güçte.
İki adet 22 inçlik borudan oluşacak ve çift yönlü akış kapasitesine sahip bulunacak hat, ilerleyen yıllarda Doğu Akdeniz’deki muhtemel hidrokarbon kaynaklarının önce KKTC’de toplanmasını, ardından Türkiye’nin gelişmiş doğal gaz şebekesi üzerinden Doğu ve Orta Avrupa pazarlarına aktarılmasını mümkün kılacak. Böylece Türkiye, hem KKTC ile olan yasal ve ekonomik bağlarını pekiştirecek hem de bölgesel bir enerji merkezi (hub) olma konumunu pekiştirecek.