Ankara’nın, “İstanbul İş Birliği Girişimi” kapsamında Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’i NATO zirvesi sürecine dahil etmeye yönelik girişimleri İsrail’de tedirginlik oluşturdu.
Türkiye’nin özellikle Körfez hattında artan diplomatik ve stratejik etkisi, Tel Aviv’de yakından takip ediliyor.
Körfez’de kriz büyüyor
Haberde, ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından Körfez bölgesinde enerji güvenliği ve istikrar başlıklarının ciddi şekilde sarsıldığı ifade edildi.
Maariv gazetesi, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in bölgedeki gerilimden doğrudan etkilendiğini aktarırken, küresel enerji yollarının da tehdit altında olduğunu vurguladı.
Ortadoğu’daki kriz derinleşirken Türkiye’nin NATO ile Körfez arasında kurduğu yeni diplomasi trafiğinin dikkat çektiği kaydedildi.
“Türkiye NATO’daki etkisini artırıyor”
İsrail basını, Ankara’nın mevcut krizi yalnızca bölgesel bir güvenlik sorunu olarak değil, aynı zamanda NATO içerisindeki ağırlığını artıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirdiğini öne sürdü.
Maariv gazetesi haberinde, “Ankara, kendisini NATO’nun Orta Doğu’ya yayılmasının mimarı olarak konumlandırarak, örgüt içindeki etkisini önemli ölçüde artırmaya çalışıyor. İttifaktaki en büyük ikinci orduya sahip olan Türkiye, mevcut krizi atıl bir ortaklığı proaktif bir araca dönüştürmek için kullanıyor. Gözlemciler, Türkiye’nin dar ulusal taleplerde bulunmak yerine, faaliyetlerini NATO’nun örgütsel bütünlüğünü güçlendirme stratejisi olarak sunduğuna ve bunun da siyasi etkisini tarihi bir zirveye taşıyabileceğine inanıyor.” ifadelerine yer verdi.
Türkiye’nin son dönemde savunma sanayii, diplomatik hamleleri ve bölgesel temaslarıyla NATO içerisinde daha etkin bir pozisyona yükselmesi, İsrail medyasında “denge değişimi” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Ankara’da gerçekleştirilecek 7-8 Temmuz NATO Zirvesi’nin, Körfez güvenliği ve Orta Doğu’daki yeni güç dengeleri açısından kritik başlıklara sahne olması bekleniyor.