ABD ve İran arasında barış mutabakatının yankıları sürerken, İsrail kabinesinden çatlağı büyütecek radikal bir açıklama geldi. Pakistan ve İran kanadından gelen "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların durdurulduğu" yönündeki resmi beyanlara meydan okuyan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail ordusunun Lübnan'da işgal ettiği topraklardan kesinlikle çekilmemesi gerektiğini savundu.
Anlaşmanın İsrail'in kırmızı çizgilerini göz ardı ettiğini ileri süren aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir, şu ifadeleri kullandı:
"Donald Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD'nin bir sömürgesi değil. Güvenliğimizi güvence altına almayan bu anlaşmaya ortak değiliz ve bu anlaşma bizi hiçbir şekilde bağlamaz. Hizbullah'ın tamamen dağıtılmasından daha az hiçbir şeye razı olmamalıyız. Kesinlikle İsrail'e yönelen ateş karşısında bir an bile sessiz kalmamalıyız."
"Her füzeye karşı Beyrut'u vuracağız" tehdidi
Mevcut uzlaşma zeminine rağmen saldırgan üslubunu sürdüren Ben-Gvir, Lübnan sınırından İsrail topraklarına yönelecek en ufak askeri hareketlilikte ateşkese uymayacaklarını ilan etti. Ben-Gvir, Lübnan'dan fırlatılacak her bir insansız hava aracı (İHA) veya füzenin karşılığında, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesini bombalamaya devam edeceklerini öne sürdü.
Söz konusu kriz, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in arabuluculuk zaferini ilan ederek cephelerdeki savaşın bittiğini duyurması ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin tarihi mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de resmen imzalanacağını açıklamasının hemen ardından patlak verdi. İsrail hükümetinin içindeki bu çatlağın, cuma günü Cenevre'de yapılacak imza törenini ve sahadaki kalıcı ateşkesi nasıl etkileyeceği ise uluslararası kamuoyunda büyük bir merak konusu.