Doğu Akdeniz’de İsrail ile yakın temaslarını derinleştiren Rum yönetimi, bu kez kendi içinde büyüyen “arazi satışı” tartışmasıyla karşı karşıya kaldı. Limasol’a bağlı Trozena köyünün İsrailliler tarafından satın alındığı iddiası, köy kilisesine gitmek isteyen Rumların engellendiği öne sürülünce krize dönüştü.
“İsrail köyü” iddiası gündemi sarstı
Rum basınında yer alan iddialara göre, Limasol’a bağlı Trozena köyünde geniş bir arazi İsraillilerin mülkiyetine geçti. Tartışmayı büyüten asıl gelişme ise köydeki kiliseye gitmek isteyen Rumların girişlerinin engellendiği iddiası oldu.
Sosyal medyada da gündem olan olay, kısa sürede GKRY kamuoyunda “yabancı yatırımcı”, “yerel haklar” ve “kamusal erişim” tartışmasını beraberinde getirdi.
“Kamuya açık yollar kapatılamaz”
Bölgedeki mülkiyet tartışmasına ilişkin değerlendirmede bulunan bir polis yetkilisi, geniş bir arazinin İsraillilerin mülkiyetine geçtiğini doğruladı. Yetkili, kilisenin özel mülkiyet sınırları içinde kalması halinde erişim kısıtlamasının gündeme gelebileceğini belirtti.
Ancak polis yetkilisi, kamuya açık yollar konusunda net bir sınır çizdi. Kamuya açık alanların ve yolların tüm vatandaşlar tarafından kullanılabileceğini vurgulayan yetkili, “Hiç kimse kamusal alana veya bir yola girişi yasaklayamaz. Bu tür bir olay yaşanırsa vatandaşları derhal polisle irtibata geçmeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Rum kamuoyunda “pişmanlık” tepkisi
Olay, GKRY’de İsrail ile kurulan yakın ilişkilerin sahadaki yansımaları üzerinden de tartışılmaya başlandı. Rum kamuoyunda, yabancı yatırımcıların arazi alımları ve yerel yaşam alanları üzerindeki etkisi daha sert biçimde sorgulanırken, bazı çevrelerde “İsrail ile yakınlaşmanın bedeli” yorumları öne çıktı.
Eski milletvekilinden çağrı
Eski milletvekili ve Ekolojistler Birliği Başkanı George Perdikis de konuya ilişkin sosyal medya hesabından yetkililere çağrıda bulundu. Perdikis, Trozena köyüne ve köydeki Aziz Georgios Kilisesi’ne halkın erişiminin yasaklandığına dair haberler aldıklarını belirterek, kamuoyunun net bir açıklama beklediğini vurguladı. Perdikis, İsrail bağlantılı bir şirketin Trozena köyünde çok sayıda arsa ve konut satın aldığına, şirketin hem kendi mülkiyetindeki hem de diğer binaları yıktığına dair bilgi edindiklerini aktardı. Ayrıca George Perdikis, “Şirketin imar dairesi ve yerel yönetimce desteklendiğine, ayrıca eski bir patikayı açmak için iş makineleri kullandığına” dair şikayetler ve duyumlar aldıklarını kaydetti.
Trozena köyü de dahil olmak üzere bu bölgenin sit alanı içinde olduğu konusunda yetkililere bilgi verdiklerini ifade eden Perdikis, yetkilileri kamuoyuna açıklama yapmaya çağırdı. Perdikis, Baf kentinde yer alan terk edilmiş bir Türk köyüne, İsrail başta olmak üzere farklı ülkelerden iş insanlarının ilgi gösterdiğinin belirlendiğini de ifade ederek, konuyla ilgili yetkililerden açıklama beklendiğini vurguladı.
Tartışma sadece kilise meselesi değil
Trozena köyü üzerinden büyüyen kriz, yalnızca bir kiliseye giriş tartışması olarak görülmüyor. İddialar doğruysa mesele; mülkiyet sınırları, kamusal yollar, yerel halkın erişim hakkı ve GKRY’de yabancıların arazi edinimi gibi daha geniş başlıklara uzanıyor.
Doğu Akdeniz’de İsrail ile yakınlaşma adımları atan Rum yönetiminin, kendi kamuoyunda bu kez İsrailli yatırımcıların varlığı üzerinden sorgulanması dikkat çekiyor.
Gözler resmi açıklamalarda
Kiliseye girişin engellendiği iddiası büyürken, gözler GKRY makamlarının yapacağı resmi açıklamalara çevrildi. Polis yetkilisinin kamusal alan vurgusu ise tartışmanın hukuki sınırını şimdiden ortaya koydu: Kamuya açık yol ve alanlarda girişin engellenmesi halinde konu doğrudan güvenlik birimlerinin müdahale alanına giriyor.