Venezuela'da 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremlerde en fazla can ve mal kaybının yaşandığı La Guaira kentinde yaşayan Türk vatandaşı İbrahim Eser, felaket gecesi yaşadıklarını ve yürüttüğü arama kurtarma çalışmalarını anlattı.
Yaklaşık 22 yıldır Venezuela'da ikamet eden ve aynı zamanda Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Temsilcisi olan Eser, ilk sarsıntı anında ofisinde bulunduğunu, dolapların ve eşyaların üzerine devrilmesiyle büyük bir tehlike atlattığını belirtti.
“İnsanların binalardan aşağı düştüğünü gördüm”
Deprem esnasında aklına hemen evdeki eşi ve çocuklarının geldiğini dile getiren Eser, yaşadığı korku dolu anları şu sözlerle aktardı:
“Bizim ev, şu an yıkılmış olan binanın hemen arkasındaydı. Hemen dışarı fırlayıp ailemin yanına koştum. Eve doğru koşarken ana yol üzerinde; kanepelerin, televizyonların ve insanların binalardan aşağı nasıl düştüğünü gördüm. Karşılaştığım bu korkunç manzaraya rağmen bir an önce aileme ulaşmak için ilerledim. Binaya vardığımda, hemen giriş katındaki lobide eşim ve çocuğumla karşılaştım. Onlar da tam o esnada panikle aşağı inmeye çalışıyorlardı. Çocuklarımı güvenli bir şekilde ofisimin olduğu bölgeye getirip bıraktım.”
Eser, yaşanan büyük sarsıntı ve heyecan anlarında, nasıl olduğunu anlayamadan o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetmeyi de başardığını sözlerine ekledi.
"O gece 38 kişiyi göçük altından kurtardım"
Ailesini güvenli bir noktaya bıraktıktan sonra bölgeden ayrılmayarak felaketin vurduğu caddelere geri döndüğünü belirten Eser, ofisinin karşısındaki gaz dolum istasyonunun alev aldığını gördüğünü ve ortamın depremden ziyade bir "savaş alanını" andırdığını vurguladı.
Çevredeki binaların yerle bir olduğunu ifade eden Eser, kurtarma sürecine ilişkin şunları kaydetti:
“Arkamı dönüp baktığım zaman, bu binanın ve hemen yanındakinin tamamen yerle bir olduğunu gördüm. Her yerden insanların çığlıkları yükseliyordu. Sağda solda yaralılar yatıyor, kimileri ise molozların altında yaşam mücadelesi veriyordu. Hemen o insanları enkazdan çekip çıkarmaya çalıştım. O gece 38 kişiyi göçük altından kurtararak güvenli alana taşıdım.”
Gece boyunca çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Eser, enkaz altından sesini duyduğu Santiago adlı bir kişiyi kurtarmak için bir saati aşkın süre çaba harcadığını ancak beton ve kolonları kıracak yeterli ekipman bulunmadığı için başarılı olamadığını dile getirdi.
Eser ayrıca, deprem bölgesine yakın bir otelde konaklayan ve mahsur kalan Türk Hava Yolları (THY) mürettebatının da güvenli alana tahliye edilmesine yardımcı olduğunu aktardı.
Türk kurumlarına teşekkür
Depremin ardından Türkiye'nin Caracas Büyükelçisi Aydan Karamanoğlu'nun kendisini telefonla arayarak durumunu sorduğunu belirten Eser, bölgedeki internet altyapısında yaşanan sorunlar nedeniyle aramalara her zaman yanıt veremediğini ifade ederek, Türkiye'den kendisini merak eden ve destek olan herkese teşekkürlerini sundu.
Türkiye’den bölgeye hızlıca sevk edilen Türk arama kurtarma ekiplerinin ve insani yardım kuruluşlarının çalışmalarına da değinen Eser, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Özellikle AFAD'a, Türk Silahlı Kuvvetlerine, UMKE'ye ve Kızılaya burada bulunduklarından, Venezuela'ya yardım ettiklerinden dolayı kendi şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Ben de son 3 gündür kendileriyle beraberdim. Gerçekten buraların durumunu fotoğraflarda, videolarda veya televizyonlarda görmekle yerinde görmek tamamen farklı. İnsan buradaki gerçeğe tanık olunca durumun boyutunu çok daha iyi anlıyor.” Saha genelindeki yıkımın ekranlara yansıyandan çok daha büyük boyutlarda olduğunu vurgulayan İbrahim Eser, Playa Grande bölgesinde arama kurtarma faaliyetlerinin devam ettiğini; başta Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) olmak üzere çok sayıda Türk kurumunun Venezuela'ya insani yardım ulaştırarak gıda paketleri dağıttığını bildirdi.