İddianamede yer alan sistematik rüşvet ve fahiş fiyatlı ürün alımı suçlamalarına yanıt veren Sukas, bin 200 dosyanın incelendiğini ancak açık bulunmadığını iddia etti. Sukas savunmasında, "Ben gözaltına alınmadan, tutuklanmadan önce, savcılığın bizden istediği bütün evrakları, dosyaları kendilerine gönderdik. İncelendi, bakıldı, herhangi bir tespit olduğuna dair şirkete herhangi bir yazı geldiği bana bildirilmedi. Herhalde bu kadar uzun süre çalışan, bu kadar yolsuzluk yapan birisi mutlaka bir dosyada bir açık vermiş olması gerekirdi. Yani bin 200 dosyanın içerisinde mutlaka rüşvet, yolsuzluk bir şey çıkardı." diyerek kendini aklamaya çalıştı.
Tedarikçi seçimi ve gizli tanık itirafları
İmamoğlu döneminde işe başlayan 165 yeni tedarikçi firmanın rüşvet çarkı için mi seçildiği sorusu gündemdeki yerini korurken, Sukas bu durumun mantıksal olarak mümkün olmadığını savundu. Eski çalışanı Ümit Polat ve gizli tanık Gürgen’in itiraflarını hedef alan sanık, "Gizli tanık Gürgen'in ifadelerine baktığımda, Ağaç AŞ'deki herhangi bir yöneticinin tek başına bu kadar bilgiye sahip olması mümkün değil. Çünkü bilgilerin bir kısmı doğru, yani firma isimleri, kişi isimleri doğru, içerikler yanlış." dedi.
Siyasi destek talebi iddiaları
İş yapılan firmalardan sanığın eşinin milletvekilliği adaylığı için maddi destek istendiği, destek vermeyenlerin ise sistem dışına itildiği iddiaları davanın en çarpıcı noktalarından birini oluşturuyor. Bu iddiaları kabul etmeyen Sukas, ihalelerin yasal çerçevede yapıldığını ileri sürdü.
Mahkeme, savunmanın devamı için duruşmayı 23 Mart tarihine erteledi.