Konuşmasının ilk bölümünde mevkidaşı Khalilur Rahman'ı Birleşmiş Milletler (BM) 81. Dönem Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden dolayı tebrik eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş'teki yeni döneme ve ikili ekonomik hedeflere değindi. Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle kardeşim Rahman'ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Dönem Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden duyduğumuz büyük memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Kendisini huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum. Ortaya çıkan sonuç, uluslararası toplumun Bangladeş'e duyduğu saygının çok önemli bir göstergesidir. Bangladeş'in BM'deki etkin rolü ve Sayın Rahman'ın sahip olduğu engin tecrübesiyle bu önemli görevi başarıyla yürüteceğinden hiç şüphe duymuyoruz. Köklü ortaklığımızı geniş bir yelpazede derinleştirme ve sağlam temeller üzerinde çok daha güçlü ve vizyoner bir boyuta taşıma hedefimize yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz."
Ziyaret kapsamında Bangladeş Kültür Bakanı Nitai Roy Chowdhury ile "Kültürel Varlıkların Korunması Alanında İş Birliği"ne ilişkin bir mutabakat zaptı imzaladıklarını belirten Fidan, metnin hayırlı olmasını dileyerek şöyle devam etti:
"İnsanlığın ortak mirasına sahip çıkma kararlılığımızın göstergesi olan bu metnin ülkelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum."
"Rohingya meselesine kalıcı ve adil bir çözüm bulunması amacıyla hareket ediyoruz"
Bangladeş'in bir milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaparak büyük bir insani sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Fidan, Türkiye'nin bölgedeki yardım faaliyetlerini ve kalıcı çözüm arayışlarını şu sözlerle aktardı:
"Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi, ne yazık ki devam etmektedir. Bir milyondan fazla Rohingyalıya yıllardır ev sahipliği yapan Bangladeş'in tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilediğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Rohingya meselesine kalıcı ve adil bir çözüm bulunması amacıyla, ilgili komşu ülkeler ve kuruluşlarla dayanışma ve eşgüdüm içinde hareket ediyoruz. Bu krizi uluslararası toplumun gündeminde tutmak için de Türkiye olarak yoğun bir çaba sarf ediyoruz. TİKA, AFAD, Kızılay ve Diyanet Vakfı gibi kurumlarımızın yürüttüğü faaliyetleri inceleme imkanımız olacak ve inşallah Sahra Hastanemizi de ziyaret edeceğiz. Rohingyaların durumunun iyileştirilmesine yönelik insani yardımlarımızı sürdürürken, güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde ülkelerine dönüşlerini desteklemeye de devam edeceğiz. Günümüzde bölgesel çatışmalar, küresel dinamikleri her zamankinden daha fazla etkiler hale gelmiştir. Mevcut çatışmaların ve istikrarsızlığın tırmanarak daha geniş coğrafyalara yayılma eğilimi göstermesi hepimiz için derin bir endişe kaynağı."
"Uluslararası toplum için öncelik İsrail'in saldırganlığının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır"
Küresel ve bölgesel gelişmelere, İran-ABD müzakerelerine ve Orta Doğu'daki istikrarsızlığa değinen Bakan Fidan, diplomatik çözüm çağrısında bulunarak açıklamalarını şu şekilde noktaladı:
"İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanmasını bu açıdan memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşmelerin somut neticelere ulaşmasını ve kalıcı bir barış ve istikrar zemini hazırlanmasını da temenni ediyoruz. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin tesis edilmesi ve savaş öncesindeki duruma dönülmesi, küresel ekonomi, enerji ve güvenliği bakımından zorunluluk teşkil etmektedir. Bu çerçevede Pakistan'ın ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik gösterdiği arabuluculuk çabalarını da ayrıca çok değerli buluyoruz ve bu çabalara etkin bir şekilde destek vermeye devam ediyoruz. Taraflar diplomatik süreci tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalıdır. Uluslararası toplum da savaşın sona erdirilmesi için ortak bir irade ortaya koymalı. Özellikle İsrail'in ateşkesi sabote etme girişimlerine engel olunması şarttır. İsrail, Gazze'de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria'da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir. Uluslararası toplum için öncelik İsrail'in saldırganlığının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır."

"Türkiye son derece önemli bir ortak"
Dışişleri Bakanı olarak ilk resmi ziyaretini daha önce Türkiye'ye gerçekleştirdiğini anımsatan Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman, Türkiye'nin ülkelerindeki parlamento seçimlerine gözlemci göndermesinden ve BM Genel Kurul Başkanlığı adaylığına verdikleri destekten ötürü teşekkürlerini sundu. Ankara'nın Rohingya krizindeki insani ve diplomatik rollerini takdir ettiğini belirten konuk Bakan Rahman, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye son derece önemli bir ortak. Bangladeş'in BM Genel Kurul başkanlığı ile ilgili olarak adaylığını destekleyen çok önemli bir ortak."