Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler, jeopolitik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde yeniden tartışma konusu olurken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Avusturya ziyareti kapsamında düzenlenen, Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile ortak basın toplantısında konuşan Fidan, hem küresel krizlere hem de Türkiye-AB hattındaki yapısal sorunlara ilişkin net mesajlar verdi.

ABD-İran hattı: “Bu birkaç gün çok önemli”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında yürütülen temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin kritik bir aşamada olduğunu vurgulayan Fidan, tarafların kalıcı bir ateşkes hedefiyle hareket etmesinin önemine işaret etti.
“Belli pozisyonları netleştirmesi itibariyle bu birkaç gün çok önemli. İki tarafın da özellikle bir ateşkese ve barışa daimi olarak ulaşma niyetiyle ve Hürmüz Boğazı’nı açma niyetiyle hareket etmeleri fevkalade önemli. Burada halledilmesi gereken bazı detaylı konular var. Burada da ben açıkçası Pakistanlı kardeşlerimizin maharetine güveniyorum. Bizim de desteğimiz devam edecek.”
AB’ye açık mesaj: “Daha neyi bekliyorsunuz?”
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerindeki tıkanıklığa sert sözlerle değinen Fidan, üyelik sürecinde siyasi irade eksikliğinin altını şu sözlerle çizdi:
“(Gümrük Birliği Anlaşması) Rusya-Ukrayna savaşına baktığımız zaman, burada Türkiye’nin oynadığı rolden de hareketle aslında Avrupa Birliği daha neyi bekliyor? Türkiye’nin aslında sunabileceği jeostratejik, jeopolitik, jeoekonomik çok fazla fayda varken bu üyelik işi neden gerçekleşmiyor?.”
Bakan Fidan, Türkiye’nin hiçbir zaman şartlar oluşmadan üyelik talep etmediğini vurguladı ve sürecin önündeki temel sorunun Avrupa’daki siyasi irade eksikliği olduğunu, “Biz hiçbir zaman için üyelik koşullarının gerçekleşmemesi ve gerçekleşmeden girilmesi gibi bir talep içerisinde olmadık. Tabii ki bir yere girecekseniz bunun şartları vardır; bu şartlar önünüze konur ve siz bu şartlara uyduğunuz zaman buraya girersiniz.” diyerek belirtti.
“Siyasi irade yok”
Avrupa Birliği içinde Türkiye’nin üyeliğine yönelik net bir siyasi irade bulunmadığını dile getiren Fidan, bu durumun geçmişte alınan kararlarla şekillendiğini, “Sorun şurada, Avrupa Birliği'nde ‘Türkiye’nin şartlar sağlandığı zaman biz Avrupa Birliği üyesi olmasını kabul ediyoruz’ diye bir siyasi irade yok. Dolayısıyla bu siyasi irade maalesef 2007 yılında Sayın Sarkozy tarafından öldürüldü. Sayın Schröder ve Sayın Chirac tarafından daha önce ortaya konan Avrupa siyasi iradesi, Sayın Sarkozy ile beraber ortadan kaldırıldı.” sözleriyle ifade etti.
"Jeostratejik gerçekler bizi birlikte çalışmaya zorluyor”
Küresel krizlerin Türkiye ile Avrupa’yı kaçınılmaz olarak aynı zemine getirdiğini belirten Fidan, iş birliğinin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi:
“Jeostratejik olaylar öylesine gelişiyor ki bizim Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin doğasının ne olduğuna bakmaksızın bizi beraber çalışmaya mecbur ediyor.”
Bakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler, Hürmüz Boğazı, Balkanlar’daki istikrar ve NATO’nun geleceği gibi birçok başlığın Türkiye ile Avrupa’yı aynı denklemde buluşturduğunu ifade etti.
“AB’nin içinde açmazlar var”
Avrupa Birliği'nin karar alma mekanizmasındaki sorunlara dikkat çeken Fidan, sistemin küçük ülkelerin vetosuna açık olduğunu, “AB’nin içerisinde bazı açmazlar var. Yani 27 ülkenin 26’sı, diyelim 400 milyon insan bir şey isteyebilir ama bir milyondan az insanın tercihi onu yetersiz hale getirebilir.” sözleriyle vurguladı.
Fidan, bu durumun yalnızca üyelik sürecini değil, pragmatik iş birliği adımlarını da engellediğinin altını çizdi.
Gümrük Birliği vurgusu: “500 milyar dolar mümkün”
Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin büyüme potansiyeline dikkat çeken Fidan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi halinde ticaret hacminin iki katına çıkabileceğini söyledi:
“Gerçekten 250 milyar dolara yaklaşan bir ticaret hacmi var ve bu altın oranda neredeyse %50-%50, ticaret açığı iki tarafa da yok. Ve Gümrük Birliği Anlaşması güncellense, bu 250 milyar doların hemen 500 milyar dolara çıkma ihtimali de var bütün yapılan hesaplamalara göre.”
“Bir türlü adım atamıyorlar”
Avrupa Birliği tarafında irade eksikliğinin sürdüğünü ifade eden Fidan, mevcut anlaşmaların dahi güncellenemediğine, “Her iki taraf da bunu yapmak istiyor ama bir türlü adım atamıyorlar. Yani burada Avrupa Birliği tarafında birtakım irade ortaya koyma konusunda sıkıntılar var.” sözleriyle dikkat çekti.
“İlişkileri ileri taşımak istiyoruz”
Bakan Fidan, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkileri geliştirme konusunda kararlı olduğunu “Cumhurbaşkanımızın bu konuda Türk milleti adına aldığı irade, kullandığı irade belli. Bizim bu konuda bir sıkıntımız yok. Umarım var olan ilişkilerimizi daha iyi, ileri seviyeye taşırız." sözleriyle vurgulayarak konuşmasını tamamladı.