Küresel iklim diplomasisinin merkez üssü olan Berlin'de dünya temsilcilerine hitap eden Bakan Murat Kurum, enerji güvenliğinden finansal taahhütlere kadar kritik bir yol haritası çizdi.
"Fosil yakıtlar enerji güvenliğini garanti etmiyor"
Dünyanın son yıllarda yaşadığı enerji arzı krizlerine dikkat çeken Bakan Kurum, fosil yakıtlara olan bağımlılığın risklerini şu sözlerle ifade etti:
"Bu süreç bize fosil yakıtların enerji arzı güvenliğini garanti etmediğini göstermiştir. Dubai’de mutabık kaldığımız üzere, ülkelerin enerji çeşitliliğini artırması hayati önemdedir. Alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapmak, istikrar, direnç ve temiz kalkınma demektir."
"Türkiye yenilenebilir enerji üretimini üç katına çıkardı"
Türkiye'nin yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji alanındaki devasa yatırımlarını rakamlarla paylaşan Bakan Kurum, ülkemizin bu alandaki kararlılığını şöyle anlattı:
"Türkiye yenilenebilir enerji üretimini üç katına çıkardı. COP31'in sonuç almaya odaklanan 'geleceğin COP'u' olması gerektiğine inanıyoruz. Yaklaşımımız; diyalog, uzlaşı ve aksiyon ilkelerine dayanmaktadır."
Kurum, ayrıca sıfır atık, döngüsel ekonomi, endüstriyel dekarbonizasyon ve iklime dirençli şehirler gibi başlıkların Türkiye'nin COP31 sürecindeki 9 tematik önceliği arasında yer aldığını belirtti.
Bakü-Belem yol haritası ve finansal taahhütler
Gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini hatırlatan Kurum, finansal çerçeveye dair şu beklentiyi dile getirdi:
"Türkiye ile Avustralya arasında başarı için ortak bir vizyon var. COP31'in hizmetine sunmak üzere farklı bakış açılarımızı, yeteneklerimizi ve ilişkilerimizi birleştiriyoruz. İnanıyoruz ki aramızda değiştiremeyeceğimiz tek şey zaman farkı. Antalya'da gerçekleştireceğimiz COP31 yeni bir dönemin iş birliği ve ortaklığın başlangıcı olacak. COP31'de hepinizle birlikte çalışacağız. Herkesin içinde olduğu kimsenin geride bırakılmadığı bir bakışı yansıtacağız."
Ayrıca Bakü ve Belem zirvelerinin sonuçlarını daha ileriye taşıyacaklarını kaydeden Bakan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"COP'tan COP'a süreklilik ve Afrika öncelikleri konusunda Etiyopyalı haleflerimizle birlikte çalışacağız. Karşılaştıkları gerçek sorunlara gerçek çözümler sunmak için tüm gruplarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışacağız."
Türkiye'nin krizlerdeki yapıcı rolünün Antalya'daki zirveye de ışık tutacağını ifade eden Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Emine Erdoğan'a desteklerinden dolayı teşekkür ederek şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye nasıl ki en karmaşık jeopolitik krizlerde ortak çözüm bulmak amacıyla diyaloğu yapıcı bir şekilde kolaylaştırıyorsa, COP31'de de bu yapıcı rolü her aşamada hayata geçirecektir. Başarılı bir COP31 süreci için verdikleri tam destekten dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı ifade ediyorum. Ayrıca sıfır atık projesi başta olmak üzere doğa ve iklim dostu birçok projeyi himaye eden saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'ye de teşekkürlerimi buradan ifade etmek istiyorum."
COP31 için küresel davet
Bakan Kurum, daha adil ve işlevsel bir küresel düzen için birleşme çağrısında bulunarak konuşmasını şu davetle sonlandırdı:
"Eğer bunu birlikte başarabilirsek COP31'i yalnızca bir zirve olmaktan çıkarıp hep birlikte gerçek anlamda bir dönüm noktası yapabiliriz."
Yaklaşık 197 ülkenin katılımıyla 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek olan COP31, küresel ısınmayı sınırlandırma ve Paris Anlaşması hedeflerini hayata geçirme noktasında tarihi bir sınav verecek.