27 Haziran 2026 Cumartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstişare kültürüyle yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstişare kültürüyle yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca’da düzenlenen AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, partinin temel yönetim anlayışının istişare ve ortak akıl olduğunu vurguladı.

Sapanca’da gerçekleştirilen AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının başında teşkilat mensuplarına ve parti kurullarına hitap etti.

Türkiye’nin dört bir yanındaki yol arkadaşlarına selamlarını ileten Erdoğan, gönül coğrafyasındaki dostlara da mesaj göndererek şu ifadeleri kullandı:

“Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.”

“İstişare bizim siyasetimizin temelidir”

Partinin kuruluşundan bu yana istişare kültürüne büyük önem verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karar alma süreçlerinde ortak aklın belirleyici olduğunu ifade etti.

Erdoğan, partinin çalışma anlayışına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Partimizin kuruluşundan itibaren yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya, danışma ve istişare kültürünü işletmeye özel önem verdik.”

“Ortak akılla yol alıyoruz”

Eleştiri ve değerlendirmelerin parti içinde serbestçe yapıldığını belirten Erdoğan, AK Parti’nin siyasal başarısının temelinde özgür tartışma ortamının bulunduğunu söyledi.

Ortak hedeflere birlikte yüründüğünü ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. Kendi muhasebemizi hem de çok cesur biçimde, çok öz güvenli bir şekilde yaptık.”

 “İki gün boyunca istişare yapacağız”

Toplantının sadece bir değerlendirme süreci değil aynı zamanda gelecek yol haritasının belirleneceği bir zemin olduğunu belirten Erdoğan, istişarelerin önemine dikkat çekti.

Toplantının işleyişine ilişkin bilgi veren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız. Cenab-ı Allah toplantımızı ve istişarelerimizi bereketli kılsın diyorum.”

“25 yıllık hizmet yolculuğu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında partinin kuruluş sürecine ve 25 yıllık siyasi mücadelesine dikkat çekerek, AK Parti’nin Türkiye’ye hizmet yolculuğunu kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi.

AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de başlayan siyasi serüveninin çeyrek asra yaklaştığını hatırlatan Erdoğan, bu sürecin millet desteğiyle bugünlere geldiğini ifade etti.

Erdoğan, bu yolculuğa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“14 Ağustos 2001’de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdır, önce Cenab-ı Allah’ın yardımı, sonra kaderimizi kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye’ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz.”

“86 milyonun ortak vatanı”

Türkiye’nin toplumsal yapısına ve ortak kader bilincine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bir arada tutan temel değerlerin tarih, inanç ve ortak vatan olduğunu belirtti.

Toplumu ayrıştıran değil birleştiren bir anlayışla hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber’in ümmeti olarak aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz.”

"Bu vatanın sahibi 86 milyondur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının eşit haklara sahip olduğunu vurgulayarak hiçbir vatandaşın ötekileştirilemeyeceğini ifade etti.

Devletin tüm vatandaşlara ait olduğunun altını çizen Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim: Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Kiracı değildir. Sığıntı değildir. Öteki değildir. Üvey evlat değildir. Bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır.”

 AK Parti’nin siyaset anlayışı

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren temel siyaset anlayışını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, partinin kutuplaşma değil uzlaşma ve birleştirme ekseninde hareket ettiğini söyledi.

Eşitlik ve adalet mücadelesi verdiklerini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biz, hangi alanda olursak olsun, bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Bizim AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. İmtiyazlarını kaybedenler bizi toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik.”

Başörtüsü meselesinde normalleşme vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de başörtüsü üzerinden yaşanan tartışmalara değinerek, geçmişte uygulanan yasakların toplumda derin ayrışmalara neden olduğunu söyledi.

Kadınların eğitim ve çalışma hayatında inançları gereği tercih ettikleri kıyafetler nedeniyle dışlanmasının kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Bakınız, kendi evlatlarım dahil bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmeleri, başörtüsüyle çalışmaları on yıllar boyunca engellendi. Oysa bu çocuklar, bu kadınlar başlarını inançlarının bir gereği olarak örtüyorlar.”

Başörtüsünün toplumun kültürel bir gerçeği olduğunu vurgulayan Erdoğan, yasakçı anlayışın toplumsal huzuru bozduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın, böylece kucaklaşmanın peşindeydik.”

“Başörtüsü bu toprakların gerçeğidir”

Toplumun değerleriyle çatışan yaklaşımlara karşı eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başörtüsünün herhangi bir ideolojik sembol olmadığını ifade etti.

Erdoğan, bu konuda yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“Herkes şunu anlamalıdır: Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir. Bu, tüm zamanların normalidir. Bin yıllık normalimizdir.”

“Ayrımcılığa asla izin vermeyiz”

Türkiye’de hiçbir vatandaşın ötekileştirilemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumun birliğini hedef alan yaklaşımlara karşı olduklarını söyledi.

Erdoğan, devlet ve millet ilişkisine dair değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Biz, bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez.”

“Siyaset uzlaşma ve ortak akıldır”

Siyasetin çatışma değil uzlaşma zemini olduğunu vurgulayan Erdoğan, farklılıkların doğal olduğunu ancak ortak paydada buluşmanın zorunluluk olduğunu ifade etti.

Erdoğan, siyasi anlayışa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Siyaset uzlaşmaktır, konuşmaktır, müzakeredir, farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabasıdır.”

“Cumhur İttifakı birlik ve istikrarın adresidir”

Cumhur İttifakı’nın siyasi iş birliğine değinen Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yürütülen sürecin devlet ve millet menfaatleri doğrultusunda şekillendiğini söyledi.

Erdoğan, ittifaka ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve değerli lideri Sayın Devlet Bahçeli’yle biz işte bunun en güzel örneğini sergiliyoruz.”

“Siyasi rekabet düşmanlık değildir”

Toplumsal birlik mesajı veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi farklılıkların düşmanlığa dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı.”

“CHP iç tartışmalarına ilişkin değerlendirme”

CHP içindeki tartışmalara da değinen Erdoğan, bu sürecin AK Parti’nin gündemi olmadığını ifade etti:

“Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, biliyorsunuz şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Biz CHP içindeki bu kavganın tarafı değiliz.”

“AK Parti 25 yıldır normalleşmenin mücadelesini veriyor”

AK Parti’nin siyasal geçmişine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partinin temel misyonunun yasakları kaldırmak ve toplumsal normalleşmeyi sağlamak olduğunu söyledi:

“AK Parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduk. 25 yıl boyunca normalleşmenin mücadelesini verdik.”

“Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Türkiye siyasetinin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için tüm aktörlerin milli değerler etrafında buluşması gerektiğini söyledi.

Muhalefetin geleceğine dair kesin yargılarda bulunmanın mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye’nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır.”

“Muhalefet milli iradeden beslenmelidir”

Muhalefetin toplumsal taban yerine farklı odaklara yaslanmasının siyasal istikrarı zedelediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet Türkiye’ye fayda getirmez, zarar getirir.”

“İç bütünlüğü olmayan yapı katkı sunamaz”

Siyasi partilerin kendi iç tutarlılığına sahip olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, iç çekişmelerin ülke siyasetine katkı sunamayacağını ifade etti.

Erdoğan, değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:

“Kendisiyle barışık olmayan, kendi evinde huzur bulunmayan, kendi içinde birlik olmayan bir yapının Türkiye’ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur.”

“Türkiye’nin ihtiyacı normalleşmedir”

Türkiye siyasetinde temel hedefin kutuplaşma değil normalleşme olması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar ve muhalefetin ortak bir zeminde buluşmasının önemine dikkat çekti.

Erdoğan, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Bizim bütün arzumuz, Türkiye’nin normalleşmesidir. Bu elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir.”

“15 Temmuz saldırısı milleteydi”

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırının yalnızca devlete veya bireylere değil doğrudan millete yönelik olduğunu vurguladı.

Erdoğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Şunu unutmayalım değerli arkadaşlar; FETÖ 15 Temmuz’da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye’ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar.”

“Temizliği millet için yaptık”

FETÖ ile mücadele sürecine de değinen Erdoğan, yürütülen operasyonların bireysel değil milli bir zorunluluk olduğunu ifade etti:

“FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil; devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik.”

“Türkiye’nin bekası için mücadele”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditler ve yürütülen politikalar hakkında değerlendirmelerde bulunarak, yürütülen mücadelenin bireysel veya siyasi çıkarlar için değil, milletin tamamının geleceği için sürdürüldüğünü ifade etti.

Erdoğan, Siyonizm’e karşı yürütülen mücadeleye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Siyonizm adı verilen soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kast ediyor. Biz de Siyonizm’e karşı mücadele verirken kendimiz için şahsi mücadele vermiyoruz. Bunu kendimizin, milletimizin topyekun bekası için yapıyoruz.”

 “Terörle mücadele milletin tamamı içindir”

Terörle mücadelenin etnik ya da bölgesel bir ayrım üzerinden değil, 86 milyon vatandaşın tamamını kapsayan bir anlayışla yürütüldüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin yıllar boyunca tüm toplumu hedef aldığını söyledi.

Erdoğan, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken senden benden diye ayırmıyordu. Kürt’üyle Türk’üyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirirken belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil; ülkemiz, vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz.”

“Hizmetin adresi tüm Türkiye’dir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapıdan savunma sanayine kadar tüm yatırımların ortak hedefinin Türkiye’nin geleceğini güçlendirmek olduğunu belirterek, devletin tüm hizmetlerinin kapsayıcı bir anlayışla yürütüldüğünü ifade etti.

Erdoğan, bu çerçevede şu sözleri kullandı:

“Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye’nin savunma sanayiini güçlendirirken; eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken belli bir kesimi mutlu etmeyi değil, Türkiye’mizi düşünüyor, Türkiye’mizi dert ediniyoruz.”

“Geçmişin acıları tekrar yaşanmamalı”

Türkiye’nin geçmişte yaşadığı toplumsal gerilimlere dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrışmaların ülkeye büyük bedeller ödettiğini vurguladı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri dile getirdi:

“Sağ dediler, sol dediler; Alevi, Sünni; Kürt, Türk dediler. Yıllarca bu millete çok ağır bedeller ödettiler, çok büyük acılar çektirdiler. Biz artık milletimizin yeni bedeller ödemesini istemiyoruz.”

“Ortak paydalar büyütülmeli”

Siyasi farklılıkların doğal olduğunu ancak ortak zeminin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle milli meselelerde iş birliğine açık olduklarını ifade etti.

Erdoğan şu değerlendirmede bulundu:

“Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır. Bunlar bizim zenginliğimizdir. Ancak müştereklerimizi daha da çoğaltmak mümkündür ve bunu başarabiliriz.”

"Kucaklayıcı siyaset anlayışı”

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren kapsayıcı bir siyaset anlayışı benimsediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, partinin temel felsefesini birlik ve kardeşlik üzerine inşa ettiklerini söyledi.

Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Biz, Mevlana gibi ‘her ne olursan ol yine gel’ dedik. Yunus gibi ‘gelin tanış olalım’ dedik. Hacı Bektaş gibi ‘hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda’ dedik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Çatımızın altında herkese yer vardır. Soframız Halil İbrahim sofrasıdır. Gönlümüz okyanus misali geniştir.”

"AK Parti, Türkiye’nin hikayesidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Türkiye ile kurduğu tarihsel ve siyasal bağı vurgulayarak, AK Parti’nin ülkenin sosyolojik ve siyasal bütünlüğünü temsil eden bir yapı olduğunu ifade etti.

Erdoğan, bu ilişkiyi edebi bir metafor üzerinden anlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye neyse AK Parti tam olarak işte odur. Bunu kimse yanlış anlamasın. Bunu kimse yanlış yorumlamasın. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir. Bir kitabın her bir sayfası farklı renkte olabilir. Bir kitabın her sayfasında farklı bir hikaye olabilir. O hikayeler farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabilir. Belki her sayfanın ayrı bir tezyibi, hattı, minyatürü, ebrusu vardır.”

"Bir bütünün adı: AK Parti”

Partisinin yapısını bir bütünlük metaforuyla açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklılıkların bir ayrışma değil, zenginlik unsuru olduğunu belirtti.

Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Ama her kitabın bir kapağı vardır. Kitabı bir arada tutan şirazesi vardır. Kitabı bütünleştiren bir cildi vardır. Her kitabın bir dibacesi, mukaddimesi, önsözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır.”

Şiraze vurgusu ve birlik mesajı

Parti içi bütünlüğün korunmasının önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrışmaya ve dağılmaya karşı net bir duruş sergiledi.

Erdoğan, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Burada herkese bir sayfa var, herkesin hikayesine yer var. Kitabın cildi birdir. AK Parti’nin kitabının şirazesinin dağılmasına müsaade etmeyiz.”

İlkesel siyaset ve istikrar vurgusu

Siyasi mücadelede ilkesizliğe yer olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarı anlayışlarının ahlaki ve manevi temeller üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Erdoğan, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Zafere ulaşmak için her yolu mübah gören anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket eder, zaferi de Allah’ın takdirinden umarız.”

25 yıllık siyasi yürüyüş

AK Parti’nin 25 yıllık sürecine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partinin kuruluş ruhunu ve dinamizmini koruduğunu belirtti.

Erdoğan şöyle devam etti:

“Partimiz 25 yıl önce nasıl duygu ve heyecanla kurulduysa bugün de yoluna devam ediyor. İstikametimiz nettir. Makamlarda eriyip gitmedik. İstikametimizi şaşırmadık, menzilimizden sapmadık.”

Devamlılık ve dava vurgusu

Siyasi hareketin bireylerden bağımsız bir dava bilinci taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin geleceğe taşınan bir misyon olduğunu söyledi.

Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Bu dava kadim bir davadır. Bu dava bizden önce vardı, bizden sonra da var olacak. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Bu mücadele memleket, ümmet, insanlık mücadelesidir.”

Toplantıya katkı sunan tüm yol arkadaşlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını birlik ve beraberlik mesajıyla tamamladı.

Erdoğan, son olarak şu ifadeleri kullandı:

“Tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ahde vefanız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yarın tekrar görüşmek üzere sizleri Allah’a emanet ediyorum.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *