Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli bünyesinde gerçekleştirilen "Türkiye'nin Yabancı Dil Öğrenme Platformu (DİLİM)" tanıtım etkinliğine katıldı. Programdaki hitabında yapay zekanın sıradan bir araç olmaktan çıkıp küresel bir güce dönüştüğünü ifade eden Bakan Tekin, dijital mecraların arkasında işleyen akıllara karşı uyarılarda bulundu.
"Çocuklarımızdan toplanan o veriler hangi sınırların ötesine akmaktadır?"
Dijital ekranların ve küresel içeriklerin masum olmadığını, her yazılımın kendine has bir kültürel ve ideolojik arka planı barındırdığını söyleyen Bakan Tekin, ulusal bağımsızlığın artık dijital verileri ve içerikleri denetleyebilmekten geçtiğini belirterek şu soruları yöneltti:
"Her aklın olduğu gibi onun da bir dili, kültürü, önceliği, terbiyesi ve hepsinden önemli belki bir ideolojisi var. O aklı kim kurdu? O içeriği kimin eli üretti? Çocuklarımızdan toplanan o veriler hangi sınırların ötesine akmaktadır ve nerede saklanıp, hangi amaçlar için kullanılmaktadır? Bir milletin geleceğini düşünen herkesin üzerine eğilmesi gereken ana sorular kanaatimce bunlar."
"MEB temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı"
Son 20 yılda eğitim altyapısında, derslik inşasından dijital dönüşüme kadar çok büyük adımlar atıldığını ve FATİH projesi ile EBA sayesinde dijital tabanın sağlamlaştırıldığını hatırlatan Tekin, bakanlığın ulaştığı vizyonu şu sözlerle özetledi:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri olarak 20 yılı aşkın bir süredir bu ülkenin eğitim altyapısını adım adım, sabırla inşa etmeye çaba sarf ettik. Hamdolsun bir zamanlar derdimiz olan en temel ihtiyaçların büyük çoğunluğunu geride bıraktık. Dört bir yana modern okullar, donanımlı derslikler kazandırdık. Öğretmenlerimizin sayısını ve niteliğini artırdık. Her öğrencimizin kitabını ücretsiz eline ulaştırmaya başladık. FATİH projesinden EBA'ya uzanan dijital altyapıyı kurduk ve eğitimi ülkenin en ücra köşesine kadar taşıdık. Kimi kesimlerce yeterince anlaşılmadığını düşündüğüm için de hatırlatmaktan geri durmayacağım. Çünkü bu birikim sayesinde Milli Eğitim Bakanlığı temel eksikliklerini çoktan geride bıraktı. Çağın yeni meydan okumalarını gündemine alıp gecikmeden aksiyon üretebilen bir kapasiteye ulaştı.”

"Yapay zekayı kendi milli menfaatlerimizin süzgecinden geçirerek sunduk"
Teknolojiyi yalnızca tüketen değil, üreten ve yönlendiren bir irade ortaya koyduklarını dile getiren Bakan Tekin, "Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı" kapsamında atılan bu adımı şu şekilde detaylandırdı:
"Gelişen her yeniliği kendi değer terazimizde tartmadan, kendi pedagojimizden geçirmeden çocuğumuzun önüne koymak bu anlayışla çelişir. Önce bakarız, süzeriz, bize ait olanı alır, bizi biz yapan dokuya yabancı düşene kapılarımızı kapatırız. Yapay zekayı juga bu iradeyle karşıladık. Onu bir tehdit olarak görüp kenara itmek de bütün tehlikelerine gözümüzü kapatıp olduğu gibi kucaklamak da bir kolaycılıktı. Biz üçüncü ve zor olan bir yolu seçtik. Yapay zekayı kendi değerlerimizin, kendi pedagojimizin ve kendi milli menfaatlerimizin süzgecinden geçirerek eğitim hizmetimize sunmaya çaba sarf ettik."
"Türkçeyi okullarımızda belirleyici ana bir ders mertebesine yükselttik"
DİLİM projesinin arkasında köklü bir eğitim felsefesi olduğunu ve bu sürecin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile başladığını belirten Tekin, yabancı dil eğitiminden önce ana dil yetkinliğinin şart olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
"Bu anlayışın gereği olarak her şeyden önce ana dilimize, güzel Türkçemize hak ettiği itibarı vermemiz gerekirdi. Türkçe öğretimini ezberin ve kuralın dar kalıplarından çıkardık. Onu, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin tamamını kuşatan canlı bir bütün haline getirdik. Türkçeyi okullarımızda belirleyici ana bir ders mertebesine yükselttik ve ana dildeki yetkinliği bir evladımızın eğitim yolculuğunda göz ardı edilemeyecek ana parametre haline getirdik."
"DİLİM, bu kararlılığın, bu milli refleksin somut bir tezahürüdür"
Küresel dil öğrenme uygulamalarının Türk çocuklarının değer yargılarına ve mahremiyetine uygun filtreler barındırmadığını, klasik yöntemlerle de denetlenemediğini belirten Tekin, yerli yapay zeka hamlesinin gerekçesini şu cümlelerle açıkladı:
"Bu uygulamaların tamamını peşinen mahkum etmek tabii ki mümkün değil. Fakat hiçbirinin bizim çocuğumuz, değer dünyamız, pedagojik ilkelerimiz ve mahremiyet hassasiyetimizden, milli değerlerimizden bakmasını da bekleyemeyiz. Bir kelime öğrensin diye o ekranı açan çocuklarımızın yaşına uygun olmayan görüntülerle, bizim hayat tasavvurumuza yabancı temalarla, kendi değerlerimizle bağdaşmayan içeriklerle bir anda yüz yüze gelmesi mümkün. Bu yalnız bizim derdimiz değil. Kendi kültürünü ve evladını korumak isteyen bütün milletlerin ortak çilesi. Meselenin asıl çetin tarafı ise o küresel uygulamaların muhtevasına dışarıdan bir filtre koymak, klasik usullerle bir denetim getirmek mümkün olmuyor. Böyle bir içeriği denetleyebilmek, ayıklayabilmek ve milli değerlere uygun hale getirebilmek ancak ona denk bir teknolojiyi, kendi yapay zekanızı elinizde bulundurmakla mümkün. Biz de bu sabırlı hazırlığın ardından bu kapasiteye ulaştığımız ilk anda gereğini yapmakta bir an bile tereddüt etmedik. DİLİM, bu kararlılığın, bu milli refleksin somut bir tezahürüdür. Bu platformda evlatlarımızın karşısına çıkan her bir cümle, görsel ve diyalog Genel Müdürlüğümüzün çatısı altında görev yapan öğretmenlerimizin elinden, kendi uzmanlarımızın pedagojik ve ahlaki süzgecinden geçerek çıkmıştır."
"DİLİM, bir yazılımın çok ötesinde bir manaya sahip"
Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi (CEFR) kriterlerine tam uyumlu olarak geliştirilen platformun gelecekte yeni ufuklara kapı aralayacağını belirten Bakan Tekin, konuşmasını şu vizyoner ifadelerle noktaladı:
"DİLİM, bir yazılım, bir uygulamanın çok ötesinde bir manaya sahip. Kendi aklıyla düşünen, kendi teknolojisini üreten, çocuklarını koruyan, verisine sahip çıkan, köklerinden aldığı güçle geleceğe yürüyen bir Türkiye'nin eseridir. Biz bu eserle evlatlarımıza kendi kimliğiyle dünyaya bakmayı, kendi değerleriyle çağı kucaklamayı, hem bu toprağın çocuğu hem de bütün bir dünyanın insanı olabilmeyi öğretiyoruz. Bu yolculuk uzundur ve biz daha henüz ilk duraklardayız. Önümüzde yeni diller, yeni beceriler, yeni ufuklar var. DİLİM'i her geçen gün daha da geliştirerek milletimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz."