Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 414 sanıklı İBB davasının 64. celsesinde gerginlik yaşandı. Sanık kürsüsüne çıktığında mahkeme kurallarını hiçe sayarak yargıyı hedef alan ifadeler kullanan İmamoğlu, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle mahkeme başkanı tarafından salondan dışarı çıkarıldı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, aralarında CHP'li belediye başkanları ve danışmanların da bulunduğu çok sayıda sanık, avukat ve izleyici katıldı. Savunmasını yapması için sanık kürsüsüne çağrılan Ekrem İmamoğlu, hukuki usullere uymayacağını belirterek mahkeme heyetine meydan okudu.
Kürsüye gelen İmamoğlu, "Ben sorgu vermeye gelmedim, taleplerimi dile getirmek için çıktım.” diyerek yasal savunma sınırlarının dışına çıkmaya çalıştı.
Mahkeme başkanından net duruş: "Burası senin yargılayacağın mekan değil"
Mahkeme başkanı, duruşma salonunun bir siyasi arena olmadığını hatırlatarak İmamoğlu'na yasal çerçeveyi hatırlattı ve "Kuralda değişiklik yapmayacağız. Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız.” uyarısında bulundu.
Buna rağmen tavrını sürdüren ve yargı mensuplarına yönelik ithamlarda bulunan İmamoğlu, "Burada kararınızı hem kendinizi hem Türk yargısını düşünerek vermeniz gerekir.” ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun mahkemeyi yönlendirmeye ve tehditkar bir üslup takınmaya çalışması üzerine mahkeme başkanı sert bir duruş sergileyerek, "Burası senin yargılayacağın mekan değil.” dedi ve duruşma düzenini bozan İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.
Salondan çıkarılırken Adalet Bakanlığını hedef aldı
İmamoğlu'nun salondan çıkarılması kararı üzerine duruşma salonunda gerginlik tırmandı. Mahkeme başkanı, güvenliğin tesisi için SEGBİS kaydını kapattırarak, "Jandarma arkadaşlar salonu komple boşaltın.” talimatını verdi.
Karara tahammül edemeyen İmamoğlu, mahkeme başkanına dönerek "Yazık sana" şeklinde tepki gösterdi. Salondan çıkarıldığı esnada da agresif tavırlarını ve kurumlara yönelik ithamlarını sürdüren İmamoğlu, "Benim Ankara'da yargılayacaklarım burada yargılayanlara müdahale etmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığıdır.” diyerek devleti ve yargı mekanizmasını açıkça hedef aldı.