28 Mart 2026 Cumartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Hafif yağmur
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem İsrail'in 'Gazze Doktrini' Lübnan'da: Hedef sadece örgüt değil, bir toplumu yok etmek

İsrail'in 'Gazze Doktrini' Lübnan'da: Hedef sadece örgüt değil, bir toplumu yok etmek

Sadece birkaç hafta içinde yüz binlerce insan evsiz kaldı, yüzlerce sivil hayata veda etti. Mart 2026 itibarıyla Lübnan, İsrail'in "yok et, yerinden et, parçala" stratejisinin yeni kurbanı konumunda. Rakamlar, tablonun ne kadar ağır olduğunu yüzümüze çarpıyor: Kısa sürede 770'ten fazla can kaybı ve bir haftada yerinden edilen 800 bine yakın insan.

İsrail, Gazze'de denediği ve dünyanın seyirci kaldığı o korkunç senaryoyu, şimdi Lübnan topraklarında sahneye koyuyor.

Tahliye emirleri: Ölümle tehdit edilen yüz binler

İsrail ordusu, Güney Lübnan'ın tamamı ve başkent Beyrut'un güney banliyöleri için toplu tahliye emirleri yayınlayarak devasa bir insani krizi tetikledi. Sadece birkaç gün içinde evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı 830 bini aştı. 

Ülke çapında kurulan 600'den fazla barınma merkezine 130 bin kişi sığınabilirken, geri kalan yüz binlerce insan geceyi sokaklarda, araçlarında ve sahil kenarlarında geçiriyor. Tahliye emirleri sivilleri korumak için değil, tüm şehirleri ve mahalleleri haritadan silmek için bir kılıf olarak kullanılıyor.

Sağlık sistemi namlunun ucunda

Bir savaşın en karanlık yüzü, hastanelerin ve hayat kurtaranların vurulduğu anlarda ortaya çıkar. İsrail saldırıları, Lübnan'da doğrudan sağlık altyapısını felç etmeyi amaçlıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, sağlık merkezlerine yönelik 26 ayrı saldırı düzenlendi; 18 sağlık çalışanı öldürüldü ve 48'i yaralandı. 

Hedef alınan sadece silahlı unsurlar değil; ülkenin can damarları olan hastaneler, köprüler ve sivil ulaşım hatları kasıtlı olarak yok ediliyor. 

Uluslararası güçler hedefte: UNIFIL'e saldırılar

İsrail, sınır tanımayan şiddetini Birleşmiş Milletler güçlerine de yöneltmiş durumda. Sadece 9 Mart gününde Lübnan hava sahası tam 159 kez ihlal edilerek çatışmaların başından beri en yüksek seviyeye ulaşıldı. İsrail ordusu bununla da kalmadı; Meiss el Jebel'deki UNIFIL mevzisi yakınlarında patlamalar yaşandı ve Naqoura'daki Birleşmiş Milletler Karargahı'nın hemen yakını hava saldırısıyla vuruldu. Barış güçleri sığınaklara hapsolurken, İsrail BM kararlarını açıkça çiğnemeye devam ediyor.

Bütün bu vahim tablo bize tek bir gerçeği haykırıyor: İsrail’in Lübnan’daki eylemleri, sadece bir örgüte yönelik askeri bir operasyon değil; uluslararası hukukun ayaklar altına alındığı, tüm dünyanın gözü önünde işlenen sistematik bir yıkım projesidir. 

Hastanelerin bombalanması, köprülerin havaya uçurulması ve bir milyona yakın insanın yurtsuz bırakılması bir güvenlik hamlesi olamaz. Bu strateji, İsrail'in karşısındaki gücü besleyen sivil toplumu "kurutulması gereken bir deniz" olarak gören işgalci bir zihniyetin ürünüdür. 

Bir halkı demografik olarak parçalamak, yönetilemez hale getirmek ve toplumsal bağlarını koparmak için sivil altyapı bilerek ve isteyerek hedef alınıyor. 

Dünyanın gözü önünde yaşanan bu kıyım, küresel adaletin ne kadar felç olduğunu da kanıtlıyor. Uluslararası Adalet Divanı kararlarının hiçe sayıldığı, BM Güvenlik Konseyi'nin sessizliğe gömüldüğü bu mutlak "cezasızlık" ortamı, insanlığın ortak vicdanını enkaz altında bırakmaktadır. 

Burada amaçlanan şey barış veya güvenlik değil; koca bir halkı yersiz yurtsuz bırakarak bölgenin haritasını ve geleceğini kanla yeniden çizmektir.


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *