Çekya'daki Masaryk Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmada, laboratuvar ortamında özel olarak yetiştirilen 100 adet Ixodes ricinus türü kene kullanıldı. Bu keneler; A, B, AB ve 0 kan gruplarından alınan örneklerin yer aldığı kontrollü bir test alanına bırakıldı. İstatistiksel yöntemlerle yapılan detaylı analizler, kenelerin hedef seçerken rastgele hareket etmediğini ve bazı kan gruplarını çok daha cazip bulduğunu net bir şekilde gösterdi.
En yüksek risk grubu hangisi?
Araştırmanın en çok ses getiren bulgusu, kenelerin açık ara en fazla A kan grubuna yönelmesi oldu. Testlerde A grubuna ait örneklerle temas kuran kenelerin hareketliliğinin tepe noktaya ulaştığı gözlemlendi. Uzmanlar bu durumu; bireylerin vücut kokusu, ter bileşenleri ve salgıladıkları kimyasal sinyaller gibi kişiye özel biyolojik faktörlerle açıklıyor. Risk tablosunda A grubunun hemen ardından ikinci sırada ise 0 kan grubu yer alıyor. Kenelerin ciddi bir yönelim sergilediği 0 grubuna sahip kişilerin de en az A grubu kadar yüksek bir dikkat seviyesine sahip olması gerekiyor.

Düşük risk grupları güvende olduğu anlamına gelmiyor
Yapılan analizlerde kenelerin en az ilgi gösterdiği kan grubu B olurken, AB grubu ise nötr bir etki oluşturarak orta seviyede riskli grupta yer aldı. B ve AB kan grubuna sahip bireylerde temas oranının istatistiksel olarak düşük çıkması olumlu bir veri olarak değerlendirilse de tıp dünyası bu konuda tavizsiz bir duruş sergiliyor. Uzmanlar, bu verilerin kesinlikle bir rehavete yol açmaması gerektiğinin, hiçbir kan grubunun kenelere karşı mutlak bir bağışıklığa veya koruyucu kalkana sahip olmadığının altını çiziyor.
KKKA tehlikesine karşı alınması gereken tedbirler
Özellikle nisan ve temmuz ayları arasında zirve noktaya ulaşan keneler, ağustos ayı itibarıyla azalsa da yaz sonuna kadar risk oluşturmaya devam ediyor. Türkiye'yi sarsan ölüm haberlerinin ardından uzmanlar, açık alanlarda uzun kollu ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini, pantolon paçalarının mutlaka çorap içine sokulmasını ve onaylı kene kovucu spreylerin kullanılmasını öneriyor.
Doğadan dönüşte ise kulak arkası, diz arkası, koltuk altı ve kasık gibi vücut kıvrımlarının titizlikle kontrol edilmesi hayati önem taşıyor. Vücutta kene tespit edilmesi halinde kesinlikle çıplak elle müdahale edilmemeli; vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.