08 Nisan 2026 Çarşamba
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Az bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan diplomasi trafiği: 28 liderle görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan diplomasi trafiği: 28 liderle görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın ardından, çatışmaların bölgesel bir yıkıma dönüşmesini engellemek adına dünya liderleriyle eşine az rastlanır bir diplomasi trafiği yürüttü. Hem saldırı öncesinde gerginliği düşürmeye çalışan hem de krizin tırmandığı süreçte temaslarını sıklaştıran Erdoğan, Türkiye'nin diyalog ve itidal temelindeki barış tezlerini tüm dünyaya ilan etti.

kaynak:
AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürüteceği barış diplomasisinin merkezine İsrail’in saldırgan tutumunun küresel bir tehdit oluşturduğu gerçeğini koyarken, aynı zamanda İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemelerinin de yanlış olduğunu ve sürecin bir an önce durdurulması gerektiğini savundu. Bu kapsamda özellikle krizin ana tarafları olan ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile doğrudan temas kuran Erdoğan, Trump ile İran ve Körfez’deki son durumu, Pezeşkiyan ile ise İran’a yönelik hukuksuz müdahaleler ile Tahran’ın komşu ülkeleri hedef almasının doğurduğu sakıncaları değerlendirdi.

Savaşın coğrafi olarak yayılmasını önlemek amacıyla Körfez hattında da yoğun bir telefon trafiği gerçekleştiren Erdoğan; Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Kuveyt Emiri Şeyh Mişal El Ahmed El Cabir El Sabah ile ayrı ayrı görüştü. 

Bu görüşmelerde çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacağı endişesini paylaşan Erdoğan, sorunların çözümü için en akılcı seçeneğin diplomasi olduğunu vurguladı.

Batı dünyası ve uluslararası kuruluşlarla da koordinasyonu koparmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e Türkiye’nin barışa her türlü desteği vermeye hazır olduğunu iletirken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile sürdürülebilir barış için diplomasiye fırsat verilmesinin önemini konuştu. 

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ile yaptığı görüşmelerde müdahalelerin uzamasının küresel istikrara büyük zarar vereceğini belirten Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesinde ise çatışmaların uzun zamana yayılmasının bir istikrarsızlık kaynağı olacağını ve bu durumun NATO müttefikleri arasındaki savunma iş birliklerini artırmayı zorunlu kıldığını ifade etti.

Diplomasi ağını Rusya’dan İspanya’ya, Pakistan’dan Endonezya’ya kadar geniş bir yelpazede tutan Erdoğan; Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile savaşın kontrolden çıkmaması için atılacak adımları, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile ise İran’ın topyekün yıkımını hedefleyen yaklaşımların kabul edilemezliğini görüştü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ve Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ile İslam dünyasının bu kriz karşısındaki duruşunu ve barış adımlarını değerlendirdi.

Ayrıca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve Umman Sultanı Heysem Bin Tarık ile de görüşen Erdoğan, bölgenin daha önce benzeri görülmemiş bir güvenlik buhranıyla karşı karşıya kaldığını kaydetti. 

Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve MİT başta olmak üzere tüm devlet kurumları, krizin Türkiye üzerindeki etkilerini asgariye indirmek ve bölgede suhuleti sağlamak için teyakkuza geçerek çalışmalarını bu doğrultuda yoğunlaştırdı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *