11 Mayıs 2026 Pazartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Parçalı az bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem Bilginin prangalarını kırmak: World Decolonization Forum 2026’da metodolojiler konuşuldu

Bilginin prangalarını kırmak: World Decolonization Forum 2026’da metodolojiler konuşuldu

World Decolonization Forum 2026, akademik dünyanın en kritik meselelerinden birini gündeme taşıdı. “The Problem of Knowledge Production: Decolonizing Methodologies” (Bilgi üretimi sorunu: Metodolojileri sömürgeden arındırmak) başlıklı panelde, küresel çapta tanınmış düşünürler modernitenin karanlık yüzünü ve zihinsel özgürleşmenin yollarını tartıştı.

Adrian Harewood’un moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, kolonyalizmin sadece geçmişte kalan bir işgal biçimi değil, günümüzde bilgi üretim süreçlerini, üniversiteleri ve düşünce biçimlerini şekillendiren canlı bir yapı olduğu vurgulandı.

Kolonyalizm şekil değiştirdi: "Zihinsel bir sorgulama şart"

Kolonyalizmin tarihsel bir süreçten ziyade, günümüzün kültürel ve entelektüel dokusuna sızmış bir kontrol mekanizması olduğunu savunan Prof. Syed Farid Alatas, çözümün verili varsayımları reddetmekten geçtiğini belirtti:

“Kolonyalizm ortadan kaybolmadı. Sadece kontrol araçlarını dönüştürdü; kültürel, entelektüel, askerî ve siyasi alanlara yayıldı. Kolonyalizmin inşa ettiği bir dünyada yaşıyoruz; hem Küresel Güney’de hem de Küresel Kuzey’de birçok insanın dışarıda bırakıldığı bir dünyada. Ve başlangıç noktası oldukça basit: bize sorgulamadan kabul etmemiz öğretilen fikirleri ve varsayımları sorgulamak.”

Üniversitelerin dönüşümü: Kamusal bilgi ve epistemik çeşitlilik

Akademik kurumların dekolonyal bir vizyonla yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Salman Sayyid, üniversitelerin kapılarını farklı entelektüel geleneklere açması gerektiğinin altını çizdi:

“Sömürgesizleştirilmiş bir üniversite, bilgi üretimini kamusal bir değer olarak görebilen ve farklı entelektüel geleneklere, disiplinlere ve epistemolojilere alan açabilen bir üniversitedir. Böylesi bir dönüşüm ancak kültürde ve toplumda daha geniş bir sömürgesizleştirme süreciyle birlikte düşünülebilir.”

Entelektüel direniş mirası: Dışlanmış seslerin yükselişi

Mevcut tartışmaların tarihsel bir birikimin sonucu olduğunu hatırlatan Prof. Anne Norton, sömürgesizleştirme çabalarını uzun soluklu bir direniş mirasının parçası olarak tanımladı:

“Yıllardır, hatta on yıllardır insanlar bilgi kanonlarını genişletmek, dışlanmış sesleri görünür kılmak ve entelektüel alanı daha çoğulcu hale getirmek için mücadele ediyor. Sömürgesizleştirme tartışmaları da bu uzun entelektüel direniş mirasının bir parçası olarak büyüyor.”

Modernitenin görünmeyen yüzü: Tahakküm mantığı

Modernite kavramının sunduğu "ilerleme" vaadinin arkasındaki sömürü mekanizmalarına dikkat çeken Prof. Walter Mignolo, dillerin ve bilgi sistemlerinin değersizleştirilmesine karşı uyardı:

“Modernite çoğu zaman özgürleşme, medeniyet, ilerleme ve demokratik gelişim vaadi olarak sunulur; toplumları sürekli iyileşme ve dönüşüme inanmaya davet eder. Ancak modernitenin altında yatan şey kolonyalizmdir: sömürü, epistemik hiyerarşi ve dillerin, inançların ve bilgi sistemlerinin giderek değersizleştirilmesi yoluyla işleyen daha derin bir tahakküm mantığı.”

Forumun bu oturumu, bilginin sadece Batı merkezli bir perspektifle üretilemeyeceği ve gerçek bir entelektüel özgürlük için metodolojilerin kökten değiştirilmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *