Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs Adasına gerçekleştirdiği ziyaretler ve yürüttüğü diplomasi trafiği hakkında yazılı açıklama yaptı. Türkiye'nin BM Genel Sekreteri'nin yapıcı tutumuna verdiği desteği yineleyen Keçeli, adadaki mevcut durum ve çözüm parametrelerine dair Ankara'nın net duruşunu ortaya koydu.
Sözcü Keçeli, açıklamasının ilk bölümünde, "BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, görevinin başından bu yana Kıbrıs meselesiyle ilgili ortaya koyduğu çabaları takdirle karşılıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Ortak zeminin bulunmadığı dönemde iş birliği alanları güven inşa eder"
Ada'da taraflar arasında henüz ortak bir zeminin oluşmadığına dikkat çeken Öncü Keçeli, yürütülen sürecin güven ortamı yaratma potansiyeline işaret ederek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Ada’daki iki taraf arasında çözüme yönelik ortak zeminin halen mevcut olmadığı bu dönemde, Genel Sekreter Guterres’in 2025 yılında başlattığı süreç kapsamında önemli iş birliği alanlarında ilerleme sağlanmasına odaklanılmasının, güvenin inşasına hizmet edeceğine inanıyoruz."
Rum tarafının uzlaşmaz tutumuna tepki
Çözümün önündeki en büyük engelin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tavrı olduğunu belirten Keçeli, bölge güvenliğini tehdit eden adımların sona ermesi gerektiğini vurguladı. Eski çözüm parametrelerinin artık geçerliliğini yitirdiğini ifade eden Keçeli, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
"Diğer taraftan, Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumu değişmedikçe ve bölge güvenliğini de olumsuz etkileyen eylemleri sona ermedikçe çözüm perspektifinin somutlaşmayacağını bir kez daha vurguluyoruz. On yıllar boyunca denenmiş ve tükenmiş çözüm modellerinin geçmişte kaldığına bu vesileyle bir kez daha dikkat çekiyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne desteğimiz tamdır."
Türkiye'nin garantörlük hakları ve adadaki tarihsel sorumlulukları doğrultusunda KKTC'nin yanında durmaya devam edeceğini altını çizerek belirten Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Anavatan ve Garantör devlet olarak, Kıbrıs meselesinin adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne Ada’daki gerçekler esas alınarak, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde varılabileceğini yineliyoruz. Her zaman olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Kıbrıs Türk halkına desteğimizin tam olduğunu teyit ediyoruz."