Tunceli'de üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolması soruşturmasıyla başlayan adli süreç, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve beraberindeki isimlerin karıştığı iddia edilen yasa dışı faaliyetleri gün yüzüne çıkardı. Soruşturma dosyasına giren MASAK raporları, siber şube analizleri ve fiziki/teknik dinleme kayıtları, kamu yetkilerinin kişisel husumetler ve menfaatler doğrultusunda nasıl usulsüz kullanıldığını belgeledi. Elde edilen bulgular, eski Vali Sonel'in kendisine paralel bir yapı kurarak; eleştiride bulunan kişilere yönelik darp, gasp, usulsüz dinleme ve casus yazılım kullanma gibi suçlara karıştığını gösterdi.
Şüpheli ödemelere "harçlık gönderdim" savunması
Dosyadaki finansal hareketler incelediğinde, para trafiğinin yakın koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun hesabı üzerinden ihraç polis Gökhan Ertok'a aktarıldığı tespit edildi. Yaklaşık 15 asgari ücrete denk gelen para transferlerine ilişkin ifadesi alınan eski Vali Tuncay Sonel, finansal trafiği şu sözlerle savundu:
"Anne ve babadan varlıklı bir aileyiz. Zaman zaman ihtiyaç olunca harçlık gönderdiğim oldu."
Ertok'u resmi görevde bulunan bir komiser olarak bildiğini öne süren Sonel, bir mizansenle kandırıldığını iddia ederek tahliyesini talep etti.
SIM kartın verilmesine "iyi niyet" kılıfı ve silinen veriler
Gülistan Doku'ya ait SIM kart bilgilerinin usulsüz bir şekilde ihraç polis Gökhan Ertok'a teslim edilmesine ilişkin yapılan savunmada, işlemin gizli değil aleni yapıldığı iddia edildi. Sonel'in avukatı, müvekkilinin SIM kartı "uzman bir şahıs" olarak tanıtılan Ertok'a kızın bir an önce bulunmasını sağlamak amacıyla verdiğini savundu. Ancak soruşturma dosyasındaki teknik incelemeler, söz konusu SIM kart üzerinden Gülistan Doku'nun telefonundaki bazı verilerin silindiğini ve içeriklerin değiştirildiğini kanıtladı.
Diğer yandan, Sonel'in Ertok hakkında yaptığı "Yalnızca kendisine bana hakaret eden iki sosyal medya hesabının yalnızca aidiyetinin tespitini istedim bunun dışında herhangi bir talebim olmadı" şeklindeki beyanı, koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun ifadeleriyle çürütüldü. Eroğlu, Vali Sonel'in talimatıyla Ertok'a paralar yatırdığını kabul ederken, Ertok'un Valiliğin resmi sosyal medya hesaplarını yönettiğini ve paylaşımların etkileşimini yükseltmeye yönelik faaliyetlerde bulunduğunu belirtti.
Şüphelilerin suçlamaları reddeden ve tahliye talep eden beyanları Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inandırıcı bulunmadı. Şüphelilerin yasal mevzuatın ve kamu görevinin sınırlarını tamamen aşarak müstakil bir suç ağı gibi hareket ettiklerini vurgulayan savcılık, hazırladığı sevk yazısında mevcut yapıyı "Hukuka ve kanuna mutlak aykırılık teşkil eden, kamu gücünü araç kılan karanlık bir ilişki ağı" olarak nitelendirdi.
Tüm dijital materyaller liste halinde adli kayda geçirilecek
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın derinleştirilmesi amacıyla şüpheli Tuncay Sonel'in Ankara ve Elazığ'daki adreslerinde el konulan cep telefonu, dizüstü bilgisayar, hard disk ve harici depolama aygıtlarının adli bilişim incelemesine alınması talimatını verdi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, cihazlardaki tüm emir-talimat trafiğini, usulsüz veri aktarımlarını ve hukuka aykırı eylemleri tek tek çözümleyerek resmi kayıt altına alacak.
AİHM emsalleriyle tutuklama: "Toplumsal huzursuzluk yaratabilecek ağır suçlar"
Dosyayı inceleyen Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliği, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin mevcudiyeti, delilleri karartma ve adaletin işleyişine zarar verme tehlikesini göz önünde bulundurarak Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok'un ayrı ayrı tutuklanmasına karar verdi.
Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Letellier/Fransa, Matznetter/Avusturya ve Ringeisen/Avusturya kararlarına atıfta bulunularak, kamu düzenini bozan ve toplumsal huzursuzluk yaratabilecek nitelikteki ağır suçlarda tutuklama tedbirinin haklı ve ölçülü olduğu kayda geçirildi.