İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından sosyal proje kapsamında hayata geçirilen Güzeltepe Yuvamız İstanbul Çocuk Eğitim Merkezi (ÇEM), kan donduran bir cinsel istismar ve işkence iddiasıyla çalkalanıyor. 3 yaşındaki U.’nun vücudundaki morlukları fark eden ailenin başlattığı hukuk mücadelesi, kamera kayıtları ve ses analizleriyle dehşet verici bir boyuta ulaştı. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütürken, skandala ilişkin belgeler sistemli bir istismarı işaret ediyor.
Çocuğa baskı ve sahte savunma iddiaları
Olay, 1 Aralık 2025 tarihinde annenin oğlunu kreşten alırken vücudundaki tırnak izlerini ve darp belirtilerini görmesiyle patlak verdi. Okul yönetiminin, morluklar için "Silivri’de düşmüştür" savunması yapması üzerine anne, çocuğuna hamileliğinden bu yana Silivri’ye gitmediğini belirterek şikayetçi oldu. Küçük çocuğun başlangıçta "Arkadaşım itti" dediği, ancak daha sonra "Öğretmen sopayla vurdu" itirafında bulunduğu ve kurum tarafından tembihlendiği iddia edildi.
Ses analizleri dehşeti ortaya çıkardı
Ses ve görüntü teknolojileri uzmanı olan baba, İBB’nin aileye sunduğu kısa ve montajlı olduğu öne sürülen görüntüleri analiz etti. Yazılım aracılığıyla arka plan seslerini ayrıştıran baba, okulun üst katından gelen çocuk çığlıklarını ve bir erkeğin ağır küfürlerini tespit etti. Kayıtlarda, çocukların "Öğretmenim yapma, U.’ya vurma, altıma yaptım" şeklindeki yalvarışlarının, personeller tarafından açılan yüksek sesli müzik ve anonslarla gizlenmeye çalışıldığı belirlendi.
Küçük U.’nun kan donduran ifadeleri
Pedagog eşliğinde Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) ifadesi alınan 3 yaşındaki mağdur çocuk, yaşadığı kabusu şu sözlerle aktardı: “Spor öğretmeni arka bölgeme elini ve oyuncak at soktu. Cinsel organımı sıktı. E. ve E. öğretmenler de oradaydı.” Adli tıp raporunda ise çocukta regresyon, kekemelik ve ağır travma belirtileri gözlemlendiği kaydedildi.
“Burası bir kreş değil, adeta Epstein Adası"
Yaşananlara tepki gösteren anne, denetim eksikliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “İBB’ye ait bu kreşe güvenerek çocuğumuzu gönderdik. Hiçbir şey olmaz diye düşündük. Bu kreşte tüm olaylar kamera olmayan iki yerde dönüyor, biri tuvalet diğeri sınıf. Bu durum açık bir şekilde suistimal ediliyor. Bir anne olarak bu kurumların hepsinin MEB tarafından sürekli denetlemesini istiyorum. Bu kişilerin yargı önüne çıkarılmaları, en ağır cezaları almaları gerekiyor. Burası bir kreş değil, adeta Epstein Adası. Çocukları tuvalete ve üst kata zorla götürüp makyaj yapıyorlar, elbiseler giydirip istismar ediyorlar. Spor öğretmeni hayalet gibi, hiçbir kayıtta yok ama çocuklar ondan çok korkuyor.”
Aile; okul müdürü B.Z., sınıf öğretmeni E.Ö. ve kimliği henüz netleşmeyen spor öğretmeni hakkında suç duyurusunda bulunurken, şüphelilerin hala görevde olma ihtimali kamuoyunda endişe yaratıyor.
